2006 Yılı Kazı Raporu

Yrd.Doç.Dr. Nurettin KOÇHAN[1]
Dr. Korkmaz MERAL
Hacer MOTOR
Arş.Gör. Fevziye GÜNEŞ

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri ve maddi desteklerinin yanı sıra, Erdek Belediyesi, Balıkesir İl Genel Sekreterliği (Özel İdare) ve Atatürk Üniversitesi’nin maddi katkılarıyla Kyzikos antik kentinde arkeolojik kazılar 18 Temmuz – 30 Ağustos 2006 tarihleri arasında 4 kişilik kazı ekibi ve 19 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir[2]. Bakanlık Temsilcisi olarak Muğla Arkeoloji Müzesi’nden H. Dinç görev almıştır. 

2006 yılı etkinliklerimiz iki farklı alanda yoğunlaştırıldı 

-Hadrian Tapınağı kazıları
-Thrakikos Limanı çalışmaları

 Hadrian Tapınağı Kazıları 

 Kyzikos’da, 2006 yılı çalışmalarımızın odak noktasını Hadrian Tapınağı’ndaki kazılar oluşturdu. 1989-1997 yılları arasında  A. Yaylalı tarafından kazılmaya en uygun yer olan Hadrian Tapınağı’nın güneydoğu köşesinin kazılmış olması nedeniyle, bu kazı döneminde de benzer nedenlerle aynı kısımda kazılara başlanmıştır. Ancak geçmiş dönemlerden farklı olarak bu yıl hem tapınağın doğu ön yüzünde kuzeye, hem de güney uzun yüzde batıya doğru çalışmalar devam ettirilmiştir. Kazıya başlanmadan önce tapınağın doğu ön tarafın güney köşesine 1997-2006 yılları arasında köy halkı tarafından atılan ve toplam 6 kamyonu bulan çöp yığını kaldırıldı ve keneye karşı da alan ilaçlatıldı. Daha önceki yıllarda kazılan, ancak otlarla kaplanan alan temizlendi ve kareleme çalışmaları yapıldı.

 Tapınağın doğu ön kısmında 4-6 H açmalarında çalışmalara başlanmış ve kuzeye doğru 4-6 H, I açmaları, güney uzun yönünde ise kazıya 16 B-D açmalarından başlanmış ve batıya doğru 16-18 B-D açmaları kazılmıştır

. Basamakları kapatan dolgu 2.50-3.00 m ye ulaşmasına karşın, Ortaçağ mezarları ve pithoslar dışında dönem belirleyici bir katmanlaşma gözlemlenememiştir. 

 Güney yönde tapınağın üzerini örten dolgu toprak içinde Orta Çağ’a ait bazı kalıntılar ele geçmiş, bunlar 17 C açmasında bulunan dört adet depolama küpü (pithos) ile 16 B, D, 17 B, C de bulunan beş adet mezardır. Daha önceki kazı dönemlerinde olduğu gibi bu kazı döneminde de benzerleri bulunan[3] 1.00 m derinliğe, 1.50 m karın genişliğine sahip olan pithosların cidar kalınlığı 4 cm dir. İçleri tamamen toprak ve taş parçalarıyla dolu olup, üstteki dolgunun baskısı ve depremler sonucu kırılmışlardır (Resim1)

. Bu pithoslardan birinin kurşun kenetle onarılıp kullanıldığı tespit edilmiştir. Yine önceki kazı dönemlerinde de örnekleri çıkarılmış olan, Orta Çağ’a tarihlenen kiremit mezarlardan, biri çocuğa ait olmak üzere dört tane daha tespit edildi. Dönemin buluntularından yoksun olan mezarlar büyük oranda zarar görmüş ve kiremit örtüleri çökmüştür. Doğu batı yönünde ve başları batıya yönelik mezarlardan ikisi olasılıkla anne ve çocuğuna ait olmalıdır. Çünkü çocuk mezarı, büyük mezarın güney ayakucunda yer almaktadır. Beşincisi ise 16 B açmasında yer alan 55 cm uzunluğunda, ağzı bir taşla kapatılan küp mezardır(Resim 2) .

 Yukarıda anılan pithoslar, olasılıkla Orta Çağ yerleşiminin bu alanda devam ettiğini göstermektedir. Bu daha önceki kazı dönemlerinde ortaya çıkarılan buluntuların yanı sıra[4], doğu ön tarafta üzerinde latin haçı kabartmalı mermer parçayla da desteklenmektedir[5]. Bu kalıntılardan hareketle tapınak çevresinin bu dönemde de yerleşime açık olduğu anlaşılmıştır. Mezarlar ile pithoslar arasındaki seviye farkları göz önüne alındığında, artık bu alanın yerleşim yeri olarak kullanılmadığı dönemde, ölen kişilerin güney yöne gömüldükleri ve buranın nekropol olarak kullanılmış olduğu söylenebilir.

 Güneydeki çalışmalar sırasında önceki kazı dönemlerinde bir kısmı ortaya çıkarılmış olan, stylobat basamaklarının devam ettiği anlaşıldı. Doğu tarafa göre daha sağlam ve izlenebilir yapıya sahip olan, ancak mermer kaplamalarından herhangi bir iz kalmayan basamaklar, sayı ve boyut açısından bazı farklılık göstermektedir. Bugüne kadar tapınağın güneyinde yapılan çalışmalar sonucunda basamakların tabanda geniş olup, yukarı çıkıldıkça daraldığı görülmektedir. 1989-1997 yılları arasındaki kazı döneminde yedi tanesi çıkarılan ve basamakları dik kesen, aralarında 6.30-6.60 m mesafenin olduğu, ana galeriye eğik açıyla inen havalandırma dehlizlerinden biri daha açığa çıkarılmış olup, toplam sayı sekize ulaşmıştır.

 Tapınağın doğu yönündeki çalışmalar 4-6 H, I açmalarında devam edildi ve 3.00-3.50 m yüksekliğindeki dolgu temizlendikten sonra daha önceki kazı dönemlerinde bir kısmı ortaya çıkarılmış olan, giriş basamakları ve ön tarafta yer alan mermer zemin bloklarına ulaşıldı. Buradaki basamak dokusu da güney yönde olduğu gibi, harçla kaynaştırılmış moloz taşlardan oluşmaktadır. Derinlik ve yükseklikleri farklı olan basamakların mermer kaplamalarından hiç iz kalmamıştır. Belirlenen ölçüleri ile güney uzun yöndeki basamaklara göre daha küçük ebatlı oldukları anlaşılmaktadır. Tapınak yıkıntılarının arasında tabandaki mermer bloklardan 1.70 m yukarıda, aşırı derece de parçalanmış mermer parçalarının bulunduğu 4 I açmasında, kireç ocaklarının varlığını kesin bir şekilde gösteren 5-6 cm kalınlığında bir tabaka tespit edildi. Kireç ocağı tahribatının korkunç boyutlarda olduğunu, bu alanda ele geçen birbirine yapışık yanık mermer atıkları da kanıtlamaktadır. 

 Tapınakta, aşınmış ve çok küçük parçalara bölünmüş olmaları nedeniyle işlevleri hakkında kesin bir yargıya varamadığımız üst yapıya ait mimari bezemelerin yanı sıra, frize ait insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait çok sayıda parça ele geçmiştir.

 Yukarıda belirtilenlerin dışında 2006 kazı döneminin önemli buluntuları arasında, daha önceki kazı dönemlerinde parçalar halin de bulunan[6], 18 D açmasındaki tonozlara açılan havalandırma dehlizindeki (Resim 3)

dolgu toprak içinden üç parçaya bölünmüş halde çıkarılan mermer çatı kiremididir (Resim 4). Bulunan çatı kiremidinin tam ölçülerinin belirlenebilmiş olması (85×104 cm) üst örtü hakkında bilgi edinmemiz açısından büyük önem taşımaktadır.

Kazı çalışmaların da tapınağın üst yapısına ait çok sayıda mimari parça ortaya çıkarıldı. Bunlar arasındaki önemli buluntulardan biri, tam kapalı palmetin işlendiği sima parçasıdır (Resim 5).

71 cm korunan yüksekliğe ve 115 cm genişliğe sahip olan sima parçası, özenli işlenişi ve boyutlarıyla tapınağın üst yapısı ve bezemeleri konusunda bilgi vermesi açısından önemlidir. Diğeri yaprak(?) ya da tüy motiflerinin işlendiği parçadır. Çevresi kırık olduğu için yeri konusunda yorum yapamadığımız eserde örgenin ortasındaki kanal belirgin olup, damarlar oldukça geniş verilmiştir. Tapınakta ilk kez böyle bir parçanın çıkması ilginçtir. Ayrıca tavan kasetlerine ait parçalar da çıkarılmıştır. Tapınağın buluntuları arasında altın yaldızlı, mavi ve kırmızı boyalı üst yapıya ait kabartma ve mimari bezeme parçaları da önemli bir yere sahiptir (Resim 6).  Çünkü antik yazarlar tarafından çok görkemli olduğu söylenen tapınağın görsel açıdan da göz alıcı bir yapıya sahip olduğunu göstermesi açısından bu boyalı parçalar önemlidir.

Mimari bezeme parçalarının yanı sıra, frize işlenmiş çok sayıda insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalar da ele geçmiştir (Resim 7,Resim 8).

Frize ait bu parçalardan yola çıkarak frizde savaş sahnesinin işlendiği söylenebilir. Çünkü insan figürlerinin başlarında miğfer, vücutlarında zırh ve ele geçen bir parçada görülen kılıç kabzası bu görüşümüzü desteklemektedir.

Kazı döneminde çıkarılan kabartma eserler arasındaki önemli buluntulardan biri de aslan başıdır. Daha önceki yıllarda aslan başlı çörtenler bulunmuştu. İlk defa çörtene ait olmayan bir aslan başı parçası tespit edilmiştir (Resim 9).

Doğu ön tarafta bulunan aslan başı, frize veya alınlığa ait olmalıdır. Sol gözü ve alnının bir bölümü korunan aslan başı, göz bebeğinin işlenişi ve dikine derin alın çizgilerinin verilişiyle M.S. 2. yüzyıla tarihlenen İzmir[7] ve İstanbul[8] Arkeoloji Müzelerindeki konsol başlarında yer alan aslan başlarıyla benzerlik göstermektedir. Üst yapıya ait buluntularından biri de tek ispiti korunmuş araba tekerleğidir (Resim 10). Bu frizde işlenen konunun içinde arabaların da yer aldığını göstermesi yönünden önemlidir.

 Ayrıca kazı çalışmaları sırasında yığma toprak içinde geç döneme ait bazı ok uçları da bulunmuştur (Resim 11).

Thrakikos Limanı Çalışmaları

Bazı yayınlarda bu limanın tersane olarak kullanıldığı belirtildiği için, gerçekten bu amaçla kullanılıp kullanılmadığını belirlemek amacıyla 07-10 Ağustos 2006 tarihleri arasında Limanının batı tarafında, günümüzde Demirkapı olarak adlandırılan yerde, 3×3 m ölçülerinde açmalar açılmıştır. Ancak tersane ile ilgili herhangi bir buluntu belirlenememiştir. Bu açmalardan birinde, 1.00 m derinlikte bir pithosun alt kısmı ele geçmiş, Hadrian Tapınağı’ndaki örnekte olduğu gibi, kurşun kenetlerle onarılarak kullanılan bu pithosun (Resim 12)

çevresinde mimari kalıntı tespit edilememiştir. Hemen altında da ham toprağa ulaşılmıştır. Açmalarda her hangi bir tabakalaşma tespit edilememiş, ancak ele geçen bazı seramik parçalarında fırınlama hatalarının olduğu görülmüştür. 

Açmalarda, 1.00 m lik seviyede büyük çoğunluğu kırık ve dağınık halde olmak üzere, Helenistik Çağ’dan Doğu Roma Dönemi sonuna kadar farklı tarihlere ait seramikler (Resim 13)

ile terrakotta eserler (Resim 14) ele geçmiştir. Buluntuların çeşitliliği ve bazı eserlerde fırınlama hatalarının olması buranın kullanılmayan bu tür eserlerin atıldığı bir yer olduğu izlenimi uyandırıyor.

 Belirlenen alanlarda çalışmalar devam ederken daha önceki yıllarda etütlük mimari eserlerin konulduğu kısım, elden geçirilerek tekrar düzenlendi. Ayrıca tapınağın tonozlarının üzerini kapatan çalı ve ağaçların bir bölümü temizlendi.

 Arazide yapılan yüzey araştırmaları sırasında Bouleterion’un güneyindeki çalılık alanın köylüler tarafından kesilmesi sonucu ortaya çıkan sur duvarının içinde, üçgen şeklinde ve genişleyen kısımdan kırılmış olan ve iki tarafında yazıtın yer aldığı mermer parça bulundu. Ancak bir yüzü aşırı tahrip olmuş, diğer yüzündeki yazıttan da tam olarak hangi amaçla yazıldığı veya neye ait olduğu anlaşılamamıştır. Ancak harf karakterine göre Erken Roma Dönemine tarihlenen yazıtta boulle ve yöneticiden bahsedildiği için hemen yakınında yer alan Bouleterion ile ilgili olabilir.

 


[1] Yrd.Doç.Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM

Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM

Hacer Motor, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Öğrencisi 25240- ERZURUM

Arş.Gör. Fevziye GÜNEŞ, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM

[2] Başkanlığımdaki kazıya Dr. Korkmaz MERAL, Doktora öğrencisi Hacer MOTOR, Yüksek Lisans öğrencisi Fevziye Güneş, arkeolog M. Kemal ŞAHİN, Mehmet COŞKUN, A. Rıza GÖKÇE, Zehra YAĞCI ve Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden S. Yanık, Ö. Çil, S. Havuz, Y. Yücel, T. Demirel, H. Arkun, M. A. Özdemir, E. Caner, C. Akgümüş, M. S. Genç, Z. Bilen ve M. Demirkol katılmıştır. Katkılarından dolayı hepsine teşekkür ederim. Ayrıca Erdek Hakim Halil Kalyoncu Erkek Öğrenci Yurdunun Kazı Evi olarak tahsis edilmesini sağlayan ve her konuda desteklerini esirgemeyen Erdek Belediye Başkanı Sayın Hüseyin SARI ve Erdek Kaymakamı Sayın Cemil AKSAK’a, yardımlarını gördüğümüz Erdek Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Hulusi AY’a, Tekgıda-İş İşletmesi’ne, alanı ilaçlamamıza yardımcı olan Erdek Tarım İlçe Müdürü Sayın Kenan UYAR’a ve Bandırma Arkeoloji Müzesinden Sayın Elmas KAYA ile Sayın Tülin TAN’a desteklerinden dolayı teşekkür ederim.

[3] A. Yaylalı-V. Özkaya, “1994 Kyzikos Arkeolojik Kazısı”, XVII. Kazı Sonuçları Toplantısı II (1995) 313.

[4] A. Yaylalı-V. Özkaya, “Kyzikos 1995: Arkeolojik Kazı Etkinlikleri”, XVIII. Kazı Sonuçları Toplantısı II (1996) 412.

[5] Bu haç kabartmalı parça Orta Çağ’da (M.Ö.13-14. yüzyıl) Hadrian Tapınağı’nın ayakta kalan kısımlarının kilise olarak kullanıldığına işaret edebilir. Ancak bunu doğrulamak şimdilik oldukça zor ve tamamen ileride ele geçecek  buluntulara bağlı.

 [6] A. Yaylalı-V. Özkaya, “Kyzikos Arkeolojik Kazı Çalışmaları: 1991”, XIV. Kazı Sonuçları Toplantısı II (1992) 225, Res. 6.

 [7]K. Meral, İonia Bölgesi Aslanları, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Yayınlanmamış Doktora Tezi (Erzurum-2003) 127, Lev. 92. 

[8] G. Mendel, Catalogue des Sculptures Greeques, Romainet et Byzantines I-III (1966) 189, Nr. Stroje reprodukce . 496.

 


 


Leave a Reply

Kyzikos Harita

N. KOÇHAN, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, Bursa 2011, Çiz. 2

N. KOÇHAN, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları,Bursa 2011, Çiz. 2