2007 Yılı Kazı Raporu

2007 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN
Korkmaz MERAL
Fevziye Güneş

 

Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde, Kapıdağı Yarımadası’nın anakara ile birleştiği kıstağın güney ucuna yakın kısımda, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde yer alan ve Marmara denizinde üç doğal limana sahip olan, ayrıca stratejik açıdan hem anakara, hem de Kapıdağı’nı kontrol edebilecek bir konuma sahip Kyzikos antik kentindeki 2007 yılı kazı çalışmaları, başkanlığımdaki bir ekip[1] tarafından, 06 Temmuz-06 Ağustos 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir[2].  2007 yılı kazı çalışmaları esas olarak Hadrian Tapınağı’nda yoğunlaştırılmasına karşın, iki tane Kuzey Nekropol de, bir tanede tiyatronun güneyindeki Aydın Ekici’ye ait Bandırma H19-b-13-b-B paftadaki 992 nolu parselde sondaj çalışması yapılmıştır.   

Hadrian Tapınağı  

2006 yılı çalışmalarında olduğu gibi bu yılda, tapınağın doğu ön yüzünde ve güney uzun yüzde çalışmalar devam ettirilmiştir. Çalışmaların bu kısımda devam ettirilmesinde hafriyatın taşınmasının daha kolay olması da etkili olmuştur.  Tapınağın doğu ön kısmında D 1-3 açmalarından çalışmalara başlanmış ve kuzeye doğru H 1-3 açmalarının bir bölümüne kadar, güney uzun yönünde ise kazıya 18 A-D açmalarından başlanmış ve batıya doğru 20 A-D açmalarının bir kısmına kadar kazılmıştır (Çizim 1).

Tapınak alanındaki çalışmalar sırasında geçen yıl olduğu gibi, Doğu Roma Dönemine ait kiremit (Resim 2) ve küp mezarlar (Resim 1) ile büyük boyutlu pithos tabanı bulunmuştur. Doğudaki F1 açmasından çıkarılan kiremit mezardaki iskeletin tam kalbinin üzerinde şekilsiz bir kurşun kitlesinin olması ve güneydeki 19 B açmasında ortaya çıkarılan iki kiremit mezardan altta olanının başının kuzeye yönelik olması ilginçtir. Çünkü bugüne kadar bulunan örnekler de başın devamlı batıda olduğu saptanmıştır. Ayrıca çıkarılan bu mezarların tapınağın yıkılan büyük boyutlu üstyapı elemanlarının altında olması, tapınağın tamamen yıkılmadan önce doğu ve güney bölümünün mezarlık olarak kullanıldığını göstermektedir.  Bu sezonki çalışma alanında geçen yıl olduğu gibi, tapınağın stylobatı ile üst yapısına ait sade ve bezemeli mimari parçaların ( Resim 3 – Resim 4 – Resim 5 – Resim 6 )  yanı sıra frize işlenmiş olan insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalarda ele geçmiştir. İnsan figürlerinin başlarında miğfer, vücutlarında zırh ve ele geçen bir parçada yine kılıç kabzasının olması geçen yıl söylediğimiz gibi frizde savaşla ilgili bir konunun işlendiğini destekler niteliktedir.  Tapınağın güney tarafında 18 D açmasında yer alan ve bu sezon çalışmaları sırasında açığa çıkarılan tonozlara açılan havalandırma penceresinin dokuzuncusu da ortaya çıkarılmıştır (Resim 8). Havalandırmadan batıya doğru devam eden bölümde merdiven basamaklarının bir kısmı aşırı derecede tahrip olmuştur. Olasılıkla bu kısmın önünde bulunan büyük üst yapı blokları yıkılırken basamakları tahrip etmiş olmalıdır (Resim 8 ).  Tapınağın doğu ön kısmında mermer zemin döşemesinin kuzeye ve doğuya doğru devam ettiği saptanmıştır. Ancak üst yapı yıkıldığında mermer zemin bundan büyük ölçüde zarar görmüştür. Çünkü bazı bölümlerde zemin döşemesinin yapısı bozulmuştur.  Doğu tarafta çalışma alanını genişletmek ve ön kısmın son noktasını tespit etmek için alanın güneydoğu bölümünde çalışıldı (Resim 7 ). Doğu yöndeki çalışmalar sırasında alınlığa ait sima parçalarının yanı sıra alınlığa ait bazı figürlerin gövdelerine ait parçalar da ele geçmiştir. Bunların yanı sıra tamamen ağaç ve dikenli çalılarla kaplı olan tapınak alanının güneydoğu bölümündeki galerilerin üzerinin temizlenme çalışmalarına devam edilmiş ve ziyaretçilerin tapınağın oturduğu alt yapıyı daha kolay görmeleri ve çalışmaların daha rahat ilerlemesi sağlanmıştır. Bu temizlik çalışmaları önümüzdeki yıllarda alanın tamamını kapsayacak şekilde devam ettirilecektir. Tapınakta, aşınmış ve çok küçük parçalara bölünmüş olmaları nedeniyle işlevleri hakkında kesin bir yargıya varamadığımız üst yapıya ait mimari bezemelerin yanı sıra, frize ait insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait çok sayıda parça ele geçmiştir. Bu örneklerin dışında 2007 yılı çalışmalarında önemli parçalarda ortaya çıkarıldı. Bunlardan biri tapınağın alınlık simasına ait olduğunu düşündüğümüz G3 açmasında bulunan 80 cm yüksekliğinde ve 63 cm genişliğindeki parçadır (Resim. 3). Boyutlarıyla üst yapı hakkında bilgi edinmemizi sağlayan eserin üzerine işlenen kapalı palmet bezemesi tam düz değil de biraz yan işlenmiştir. Bu şekilde yapılarak alınlık simasına işlenen bezemenin bakanlar tarafından düz görünmesi amaçlanmış olmalıdır.  Tapınağıın güney uzun yönünde bulunan üst yapıya ait 100 cm yüksekliğinde, 115 cm genişliğinde ve 240 cm derinliğindeki blok üzerine işlenmiş olan çörten (Resim 4) ile 18 C açmasında bulunan büyük boyutlu konsol (Resim 5) ve doğu ön yüzden çıkarılan korinth sütun başlığı parçası (Resim 6), tapınağın görülmeye değer olduğunu anlatan antik yazarları destekler niteliktedir[3]. Ancak uzun yıllar kireç ocağı olarak kullanılması[4] bu görkemli yapıdan günümüze birçok güzelliğin gelmesini büyük ölçüde etkilemiştir. Bu olumsuzluklara rağmen, ümidimizi kaybetmeden antik çağda dünyanın 8 harikası içinde sayılan Kyzikos Hadrian Tapınağı’nın gün yüzüne çıkarılması için çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir.  

A1 Açması 

Aydın Ekici’ye ait Bandırma H19-b-13-b-B paftadaki 992 nolu parselde Erdek Jandarma Karakolu’nun “alanda sürekli kaçak kazı teşebbüsleri yapılıyor” uyarısı üzerine 11.07.2007 tarihinde alanın kuzeydoğu köşesinde 5×5 m ölçülerinde bir sondaj çalışması yapıldı. Yürüme zemininde duvar kalıntılarının bir kısmı belli olan yapının -25 cm de zeminine ulaşıldı. Kalan izlerden zeminin tuğla(kiremit) ile kaplandığı tahmin edilmektedir. Kuzeye ve doğuya doğru duvarları devam eden yapının güney duvarının yanından aşağı inilerek temeli tespit edilmeye çalışıldı. -150 cm inildiğinde temelde moloz taş kullanıldığı, arada tam odanın zeminine denk delecek seviyede iki sıra kiremit, onun üzerindeki korunan kısımda ise biraz daha düzgün blokların kullanıldığını ve bunların harçla tutturulduğu görüldü. Orta Çağ’a ait bir konut olduğu anlaşılan alanın fotoğrafları çekilip çizimleri yapıldıktan sonra, özel mülkiyet olduğu için, ilerleyen yıllarda kazı programına alınmak üzere çalışmaya son verildi (Çizim 2).

 

Kuzey Nekropol Çalışmaları (A2 ve A3 Açmaları)  

18-22 Temmuz 2007 tarihleri arasında ise yine Erdek Jandarma Karakolu’nun uyarısı üzerine kuzey nekropol alanında Rıfkı Özkan’a ait 101 ada 21 nolu parselde zorunlu olarak iki sondaj çalışması yapıldı. 

Lahit: A2 açması olarak değerlendirdiğimiz birinci alanda tam yerini hızlı tespit için 2×4 m lik ilk sondaj çalışmalarında -40 cm de lahit kapağına ulaşıldı. Daha sonra lahiti tam kaplayacak şekilde açma 5×5 m ölçülerine genişletildi. -50 cm den sonra çevresinden sürekli kum çıkan lahitin  -200 cm de zeminine ulaşıldı. 248 cm kapak uzunluğuna ve 132 cm kapak genişliğine sahip lahitin toplam yüksekliği 154 cm dir (Resim 9).

Bezemesiz kaba bir işçiliğe sahip olan lahit açıldığında içinin zamanla 40 cm yüksekliğe kadar kum ve toprakla dolduğu görüldü. Temizlenmeye başlanan bu dolgu içerisinden düzensiz ve dağılmış halde 10 adet kafatası çıkmasına rağmen, kemikler üzerinde çalışma yapan antropologlar 12 adet iskeletin olduğunu belirtmektedirler[5]. Mezardan ayrıca 6 adet cam unguantarium (Resim 10) , 4 adet pişmiş toprak unguantarium (ikisi tamamlandı), 4 adet cam kase (iki tanesinin bir kısmı kırık) (Resim 11) , 1 adet şişkin karınlı cam unguantarium, 1 adet pişmiş toprak kap, 1 adet iki parçaya bölünmüş iğne, 4 adet altın pul ile bir çift altın küpe (Resim 12), 1 adet yüzük taşı ve çok sayıda kırılmış cam ve seramik parçaları çıkarıldı.  

 

Oda Mezar: Buradaki ikinci çalışma yine aynı alanın 7-8 m kuzeyinde yapıldı. A3 açması olarak isimlendirdiğimiz bu açmada zeytin ağaçlarıyla kaplı alanda çalışıldığı için zorunlu olarak yine 3×3 m lik açma ayarlandı ve kazılmaya başlandı. Açmanın batı tarafında duvar kalıntısına rastlandı. Diğer kısmında bir şey çıkmayınca açma duvar boyunca kuzeye ve batıya doğru genişletildi. Çalışmalar sırasında duvarın batı tarafında yan yatmış silindirik stelin üst kısmına ulaşıldı. Hemen stelin altında düzensiz bir konumda da altlığı tespit edildi (Resim13)

. 112x110x35 cm ölçülere sahip altlığın üzerine oturtulan alttan ve üstten silmeli 117 cm yüksekliğindeki stelin üzerinde 7 satırlık bir yazıt yer almaktadır. Bu yazıtta “Aelius Marcus Diogenianus’un mezarı. Ben (bu mezarı) kendim ve karım Klaudia Khara ve çocuklarım için donattım. Eğer biri bir başkasını (buraya) gömmeye kalkışırsa, liman civarında yaşayanlara 1500 drahmi verecek.”diye yazılıdır[6] Bunların altında düzgün blokların olduğu anlaşılınca, stel ve altlık dışarı çıkarılarak tekrar çalışmalar sürdürüldü. Bir tarafı duvara bitişik olan dikdörtgen blokların diğer taraflardaki bitim noktaları tespit edildi. Bunun sonucunda buranın oda mezar olduğu anlaşıldı. Bloklar kaldırılarak tamamı toprak ve kumla dolu olan mezar açılmaya başlandı. Duvarlarda yanık, içindeki dolgu toprakta ise kül izlerine rastlandı. Buda mezardaki yazıta aldırmadan buraya sonradan yakılarak gömü yapıldığını göstermektedir. Değişik zamanlarda gömü yapıldığı anlaşılan 150 cm yüksekliğe, 165 cm uzunluğa ve 75 cm genişliğe sahip olan oda mezarım iç duvar örgüsünde moloz taş, tuğla parçaları ve çamur harç kullanılmıştır. Mezarın içinden farklı kodlarda toplam 9 adet iskelet çıkarıldı. Ayrıca 1 adet altın kolye, 2 adet altın pul, 3 adet altın küpe, 1 adet altın kolye parçası?, 1 adet altın yüzük, 2 adet yuvarlak 6 adet siyah ince uzun boncuk, 11 adet pişmiş toprak unguantarium (Resim 14) ve 1 adet terrakotta figürin, çıkarıldı. Seramik buluntular zeminde ve mezarın kuzeydoğu kısmında yer alırken diğer buluntular farklı seviyelerden çıkmıştır. Sonuç olarak slindirik stelin üzerindeki yazıttan hareketle oda mezar, benzer yazıtlardan ve harf stilinden M.S. 2 veya 3. yüzyıla tarihlenebilir[7]. Lahitin içinden çıkarılan buluntuların özelliklede altın pulların oda mezardaki örneklerle olan benzerliğini dikkate alırsak lahitte yaklaşık aynı döneme ait olmalıdır. Ayrıca her iki mezardan çıkarılan toplam 18 adet iskelete ait kemikler AÜDTCF Antropoloji Bölümünden bir ekip tarafından da değerlendirilecek. Bu çalışmada tamamlandıktan sonra mezarlar hakkında daha sağlıklı bilgiler verme imkanı bulacağız.

 

 

 

•Yrd.Doç.Dr.Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM Yrd.Doç.Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM Arş.Gör. Fevziye GÜNEŞ, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM

  Çalışmalara arkeolog Mehmet Coşkun ve Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü lisans öğrencileri Serdal Gündoğdu, Emrah Örücü, Yusuf Yücel, Mehmet Ali Özdemir, Elif Yavuz, Kasım Eker, Eyüp Caner, Mustafa Serkan Genç, Mustafa Kılgın, Zehra Eminoğlu, Resul Sevim, Mikail Demirkol, Mustafa Öztürk, Kemal Aydın Efe, Akif Akkuş, Ali Gülocak, Sedat Ertekuş, Haluk Uysal, İbrahim Halil Can ve Ahmet Yaşar Bilen katılmıştır.

[2] Bu yılki kazı çalışmalarına izin veren, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, kazımızı destekleyen, Erdek Belediye Başkanlığına ve Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’na, Bakanlık Temsilcisi Bandırma Arkeoloji Mezesinden Tülin Tan’a ve kazı ekibinin tüm elemanlarına, burada bir kez daha teşekkür ederim.

 [3] Th. Reinach, Sur L’Epoque et le Nambre des Neocorats De Cyzique in Rev. Num. VIII 1890, 518; R.M. Ertüzün, Kapıdağı ve Çevresindeki Adalar (1964) 127; A. Yaylalı, “Kyzikos 1989 Yılı Çalışmaları” XII Kazı Sonuçları Toplantısı II (Ankara- 28 Mayıs- 1 Haziran 1990) 172 vd.; N. Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, sy. 47 (baskıda)

 [4] A. Yaylalı, “Kyzikos 1989 Yılı Çalışmaları” XII Kazı Sonuçları Toplantısı II (Ankara- 28 Mayıs- 1 Haziran 1990) 172 Dn.2; N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” XXIX. Kazı Sonuçları Toplantısı I (2008) 11 vd

 [5] Ankara Üniversitesi DTCF Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ayla SEVİM EROL ve ekibi bu konuda çalışmalarını devam ettirmektedirler. Çalışma tamamlandığında daha ayrıntılı bilgi verme imkânı bulacağız.

 [6] Yazıtın çözülmesinde yardımlarını esirgemeyen Doç.Dr. Turan Takaoğlu’na teşekkür ederim.

 [7] E. Schwertheim, İnschriften Griechischer Stadte aus Kleinasien Band 18 Teil I, (1980) 291.

 


 


Leave a Reply

Kyzikos Harita

N. KOÇHAN, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, Bursa 2011, Çiz. 2

N. KOÇHAN, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları,Bursa 2011, Çiz. 2