2015 Yılı Kazı Raporu

                                                                                     

Nurettin KOÇHAN*

Korkmaz MERAL

Ahmet Cuneydi HAS

Ahmet TERCANLIOĞLU

 

Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde bulunan Kyzikos Antik Kenti, Hadrian Tapınağı kazı çalışmaları, Kazı Başkanı Doç. Dr. Nurettin Koçhan, Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Korkmaz Meral; 1 Araştırma Görevlisi, 1 doktora ve 2 yüksek lisans öğrencisi, 2 Arkeolog, 16 öğrenci ve 17 işçi ve Bakanlık temsilcisi olarak Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden Arkeolog Ömer KALIN’ın katılmasıyla 23.07.2015 – 25.08.2015 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir[1].

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Erdek Belediyesi ve Atatürk Üniversitesi’nin destekleriyle sürdürülen 2015 yılı kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nın batı yönünde gerçekleştirilmiştir (Res. 1-Çiz. 1).Resim 1

 

Çizim 1

MS 117 yılında da Nicomedia (İzmit) merkezli yer sarsıntısından zarar gören Kyzikos’u ziyaret eden Hadrian, kentin onarılması ile ilgilenir[2]. Bu büyük olayın anısına da depremle yıkılan ünlü Zeus tapınağı onarılarak Hadrian’a adandığı kabul edilir. Hadrian, Kyzikoslular tarafından 13. Olympos tanrısı olarak anılmış ve Kyzikos “Neokoria” (İmparator adına tapınak yaptıran kent) unvanıyla onurlandırmıştır[3].

Kyzikos’u 1431 yılında ziyaret eden Cyriacus, yapının 33 sütunundan ve sellasında tanrı heykelinin varlığından bahsetmektedir[4]. Mimar Aristeinatos’un denetiminde yapılan 8×16 sütunlu, dipteros planlı olduğunu düşündüğümüz korinth düzenindeki tapınak, doğu-batı yönünde uzanan yedi tonoz üzerine oturtulmuştur. Günümüzde sık çalı ile kaplı olan Hadrian Tapınağı’nda tonozlardan sadece üçü görülebilmektedir.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları

Bu sezon yapılan kazı çalışmaları 116.23 m uzunluğa sahip  Hadrian Tapınağının batı yönünde, kuzeye doğru dolgu toprağın kaldırılmasıyla devam etmiştir. Kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nın batısındaki 28 I-J-K, 29 J-K, 30 I-J-K, 31 I-J-K, 32 H-I-J-K, 33 I-J-K ve 34 I açmalarında temizlik çalışmalarıyla gerçekleştirilmiştir (Res. 2).

Resim 2

Bu sezon yaptığımız kazı çalışmalarında bulunan en önemli envanterlik eserlerimiz arasında 32 I açmasında bulunan muhtemelen frize ait olan ve kırık halde ortaya çıkarılan kabartma erkek figürü olup, ele geçen kısmının uzunluğu 89 cm, genişliği 34 cm, derinliği 6 cm’dir. Gövdesi ve sol kolu korunan figür, hafiften kendi soluna dönmüş ve sol elinde[5] bir nesne tutmaktadır (Res. 3a).

Özellikle geçen kazı sezonlarında bulunan kabartma baş parçalarında gördüğümüz geniş alın, belirgin göz yapısı, matkap izleri ve saç işlenişi gibi özellikler 28 J açmasında ortaya çıkarılan eserde de görülür (Res. 3b). Bu ifade tarzına sahip eserler Yunan ve Roma heykeltıraşlığında sıklıkla işlenmiştir[6].

Resim 3 a-b

Kyzikos antik kentinde ele geçen heykeltıraşlık eserleri arasında sadece gövdenin alt kısmının korunduğu ve heykelin etek bölgesindeki “pteryges” bantlarının alt kısımlarının kırık olarak bulunduğu parça (Res. 4a) ve üzerinde kılıç yer alan kabartma (Res. 4b) kentte daha önce sıkça karşılaşılan savaşçı kabartmalarına örnek gösterilebilir.

30 K açmasında ayak kısımları ve belden yukarısı kırık olarak ele geçen kabartma heykeltıraşlık eserimiz uzunluğu 70 cm, genişliği 48 cm ve derinliği 15 cm olan kadın figürüdür (Res. 4c). Yüksek kabartma şeklinde işlenen eserde bacakların ayrılmasıyla kıvrımlar ön plan çıkmış, khiton üzerine hymation giyen eser oturur halde verilmiştir. Eser oldukça iyi bir işçiliğe sahiptir ve kompozisyon olarak Klasik Dönem Yunan heykeltıraşlık eserlerini çağrıştırır[7].

Resim 4 a-b-c

Batı yöndeki bu açmalarda yapılan kazılarda tapınağa ait bezemeli mimari parçalar, frize ve batı yönde ele geçmiş olmaları nedeniyle batı alınlığına ait olabilecek kırık halde insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalar bulunmuştur (Res. 5).

Resim 5

33-34J açmalarında geçen yıl bir kısmı görülen kireç kuyusunun tamamı ortaya çıkarılmıştır. Kuyunun güneyi tamamen tahrip olmuş sadece kuzey duvarına ait kalıntılar sağlam olarak ortaya çıkarılabilmiştir. Ortalama 3 m genişliğe sahip olduğu saptanan bu kuyunun içerisinden yanık ve kireç kaplı irili ufaklı taş ve mimari bezeme parçaları çıkarılmıştır. Geç dönemlere ait olan bu kireç kuyularının yürüme zemininden korunan yüksekliği ise 1.70 cm – 2 m. arasında değişmektedir (Res. 6-Çiz. 2).

Resim 6

Çizim 2

30-I açmasında üzerinde kadın figürü kabartması olan, gri hamurlu bir kandile ait parçalar çıkarılmıştır (Res. 7). Roma Dönemine ait kandil parçasının korunan yüksekliği 6 cm, uzunluğu 7 cm, genişliği 9 cm olarak ölçülmüştür.

Resim 7

30-31J açmalarında ortaya çıkarılan kandillerin ise kahverengi ve kırmızı renkte ve sadece kulp kısımlarının kırık olduğu görülmektedir. Diskus kısımlarında bitkisel motiflere yer verilen bu kandiller hemen hemen aynı ölçülere sahiptirler (Res. 8).

Resim 8

Ayrıca 30 J-K, 31 I-J-K, 32 J, 33 J açmalarında, doğu-batı doğrultusunda uzanan yanık ve mermer kırıntılı tabakaların altında, dönemleri ve malzemesi farklılık arz eden çok sayıda seramik parçaları bulunmuştur.  Yoğun olarak çıkarılan seramik parçalarının fırınlama durumları iyi, genellikle kahverengi, kırmızı ve gri tonlarında oldukları görülmüştür (Res. 9). Bunlar arasında MÖ 2. yüzyıl – MS 3. yüzyıl arasında, parlak kırmızı tonlarda astarlanan Terra Sigillatalar önemli bir kısmı oluşturmaktadır[8] (Res. 10).

Resim 9

 

Resim 10

Bulunan seramik parçalarının çoğunda astarlanan kısmın kaliteli ve hafif parlak olması MS 1- 2. yüzyıl sonuna kadar süren bir özelliktir. Bu açık renkli Geç Roma seramikleri genelde form ve bezeme yönünden benzerlikleri göstermektedirler[9]. Çeşitli kap formlarına ait bu seramik parçalarının Hellenistik ve Roma dönemlerine ait olduklarını söyleyebiliriz.

31 I-J açmalarında zeminden yaklaşık 1m yüksekte içleri taş ve toprakla dolu olduğu tespit edilen, yüzeylerinde çatlakların olduğu pitoslar görülmüş, bu pitoslar tapınaağa ait mimari parçaların kırıklarının yer aldığı bir tahrip tabakasında yer almaktadır (Res. 11). Buradan pitosların son dönemlerinde tapınağın bu kısmının tahrip edildiği anlaşılıyor. Tapınağın batısın da diğer yönlere göre daha sık ortaya çıkan pitoslar kaba bir işçilik göstermektedir. . Bunların çıkarıldığı seviye kodlarının değişiklik arz etmesi alanın farklı dönemlerde kullanım gördüğünü kanıtlar niteliktedir. Bu pitosların zarar görmemesi için fotoğraflama işleminin ardından kazı sezonunun sonunda üzerleri toprakla kapatılmıştır.

Resim 11

31 I açmasında kuzeydoğu-güneybatı doğrultuda tespit edilen ve buluntu vermeyen Orta Çağ’a ait olan kiremit mezarının aşırı derecede tahrip olduğu görülmüştür. Şimdiye kadar farklı kodlarda çıkan bu mezarlarda ölü direk toprağa yatırılmış ve üzeri kiremitlerle kapatılmıştı. Bu mezarda ise ölünün kiremidin üzerine yatırıldığı fakat üst kısmının muhtemelen tapınaktan düşen taşlarla tahrip olduğu gözlenmiştir (Res. 12).

Resim 12

Ayrıca tapınağın batı tarafında rastladığımız ve geç döneme ait olduğunu düşündüğümüz mimari yapıların kazısına 29 J-K açmalarında devam edilmiştir. Bu geç dönem yapıları, gerek yapı malzemesi gerekse yapım tekniğinden hareketle tapınakla çağdaş olmayan kareye yakın bir şekil göstermekte ve kuzeye doğru devam etmektedir (Res. 13). Bu kısımlar, tapınağa ait olan çeşitli boyutlardaki mimari bezeme parçaları ve dolgu toprakla kapanmıştır. Zemine ait herhangi bir kalıntıyla karşılaşılmamış ve duvarların oldukça tahrip olduğu görülmüştür.

 

Resim 13

2015 yılı Kyzikos Antik Kentinde yapılan kazı çalışmalarında ele geçen, ekli listede adı, cinsi, adedi ve buna ilişkin bilgilerin yer aldığı 13 (on üç) adet taşınabilir ve 1 (bir) adet taşınmaz nitelikteki envanterlik eser, kazı çalışmalarında ele geçen 45 (kırk beş) adet Etütlük (taşınır) eser ile seramik parçalarının bulunduğu 12 adet poşet, Bandırma Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza edilmek üzere, Müzeye 21.08.2015 tarihinde teslim edilmiştir.

 

 

 

 

* Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

Arş. Gör. Ahmet Cüneydi HAS, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

Ahmet TERCANLIOĞLU, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

[1] Başkanlığımdaki kazıya Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Korkmaz MERAL, doktora öğrencileri Ahmet Cüneydi HAS ve Ahmet TERCANLIOĞLU, yüksek lisans öğrencileri Serdal GÜNDOĞDU, Ayşe YILDIRIM ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Ahmet Eren ARSLAN, Büşra GÜLAYKAYA, Oğuzhan KOCAMAN, Şevki Kağan ÇAKIROĞLU, Ahmet Eren AŞAN, Yaşar Emre CANDAŞ, Sultan GÜR, Rüştü BALCI, Hüseyin CEYLAN, Osman AKGÜNEY, Mehmet TEMİZKAN, M. Alperen AYDIN, Ebru DUMAN, M. Burak ÖZDEMİR katılmıştır. Kazı çalışmalarına izin veren ve maddi yönden destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Erdek Belediye’sine, Erdek Kaymakamlığı’na, Atatürk Üniversitesine ve Bakanlık temsilcisi Ömer KALIN’a teşekkür ederim.

[2] O. Akşit, Roma İmparatorluk Tarihi, İstanbul 1985, s. 201; N.Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, Bursa 2011, s. 77.

[3] F. W. Hasluck, Cyzicus, CUP, 1910, s. 187; R. M. Ertüzün, Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar, Tarih ve Arkeolojisi Üzerine Araştırmalar, İstanbul 1998, s.38.

[4] Nurettin Koçhan, Kyzikos Kazısı ve Mimari Kalıntıları Bursa, 2011, s. 79. Dn. 275.

[5] J.J.Pollitt, Art in the Hellenistic Age, Chambridge University Press, Chambridge, 1988, s. 178.

[6] D. E. E. Kleiner, Roman Sculpture, Yale University, Halliday, 1992. s. 160; J.J. Pollitt, Art in the Hellenistic Age, Chambridge University Press, Chambridge, 1988, s. 194; S. Kansteiner, L. Lehmann, B. Seidensticker und K. Stemmer, Text und Skulptur, Berühmte Bildhauer und Bronzegiesser der Antike in Wort und Bild, Walter de Gruyter, Berlin, 2007, s. 118.

[7] J. Boardman, Yunan Heykeli: Klasik Dönem ( Çev. G. Ergin), Homer Kitabevi, İstanbul, 2013, s.152.

[8] H. Dragendorf, “Terra Sigillata, Ein Beitrag zur Geschichte der Griechischen und Römischen Keramik”, Bonner Jahrbücher 96, Bonn 1895, ss. 18- 155.

[9] Vivien G. Swan, “Dichin (Bulgaria): Interpreting the Ceramic Evidence in İts Wider Context”, PBA 141, 2007, ss. 265-266.

 

Bir Cevap Yazın