2016 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*

Korkmaz MERAL

Ahmet Cuneydi HAS

Ahmet TERCANLIOĞLU

 

Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde bulunan Kyzikos Antik Kenti, Hadrian Tapınağı kazı çalışmalarına, 21.07.2016 tarihinde Kazı Başkanı Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN, Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Korkmaz MERAL öncülüğünde; 2 Araştırma Görevlisi, 2 Doktora ve 1 Yüksek lisans öğrencisi, 1 Arkeolog, 15 öğrenci ve 7 işçi ile Bakanlık temsilcisi Rize Müze Müdürlüğü’nden Arkeolog Elif ŞENER’in katılımıyla başlanmıştır[1].

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Erdek Belediyesi ve Atatürk Üniversitesi’nin destekleriyle sürdürülen 2016 yılı kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nın batı yönünde başlanmıştır. (Res. 1-Çiz. 1).
Çizim 1

Kyzikos Antik Kentini ziyaret edenlerin en fazla dikkatini çeken yapılardan biri olan Hadrian Tapınağı, İmparator Hadrian’ın yardımlarıyla tamamlanabilmiştir[2]. MS 117 yılında meydana gelen deprem sonrasında kenti ziyarete gelen Hadrian, kentin onarılması ile ilgilenmiş ve ilk olarak Zeus adına yapılan tapınak onarılarak parasal desteği nedeniyle Hadrian’a adanmıştır.

1431 yılında kenti ziyarete gelen Cyriacus, tapınağın 33 sütunundan ve sellasında bulunan tanrı heykelinden bahsederken sonraki tarihlerde bunların tahrip olduğunu belirtir[3]. 8×16 sütunlu, dipteros planlı korinth düzenindeki, doğu-batı yönünde uzanan ve yedi tonoz üzerine oturtulan tapınak, mimar Aristeinatos’un denetiminde yapılmıştır[4]. Tapınağın üst yapısına ait herhangi bir mimari bölüm günümüze gelememiş fakat alt yapıya ait doğu-batı ve kuzey-güney doğrultuda birbirini kesen galerilerden üç tanesi sağlam olarak kalmıştır.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları

Bu sezon kazı çalışmaları 29 L, 30 L, 31 L, 31-32 J-K, 30-31 M açmalarında dolgu toprağın kaldırılmasıyla kuzeye doğru devam etmiştir (Res. 2-Çiz. 2). Hadrian Tapınağının batı tarafında bu sezon yapılan kazı çalışmalarında da üst yapıya ait olduğunu düşündüğümüz farklı boyutlarda çok sayıda mimari bezeme parçaları dolgu toprak içinde ortaya çıkarılmıştır. Bu eserler önceki yıllarda olduğu gibi belirlenen yerlere gerekli kayıtları alınarak özenle yerleştirilmişlerdir.Çizim 2

Kazı yapılan açmalarda ortaya çıkardığımız en önemli buluntular arasında kandiller yer almaktadır: 32 J açmasında korunan uzunluğu 9 cm, yüksekliği 2.8 cm, genişliği 6.1 cm, çapı 3.1 cm, ve cidar kalınlığı 0.6 mm olan kandil parçası ele geçmiştir. Diskusu ile gövde kısmının bir bölümü ve kulp kısmı kırık olan kandilin omuz kısmında ise bitkisel motif kabartmalarına yer verilmiştir. (Res. 3). Omuz kısımları genellikle yumurta dizisi ve sarmaşık dalları ile bezeli olan bu kandiller genellikle MS 2. yüzyıl’ın sonuna tarihlendirilmektedir[5].

32 K açmasından zemin seviyesinden 20 cm yükseklikte, uzunluğu 7 cm, genişliği 10 cm, çapı 3.5 cm, cidar kalınlığı 0.4 mm ve yüksekliği 4.1 cm olan kandil parçası 3 gözlü fitil deliğine sahiptir. Kandil parçasının sağ ve solundaki burun kısımları ve kulp kısmı kırıktır. Sağlam olan ön kısımdaki fitil deliğinin çapı 1.2 mm’dir. Diskus bölümü 2 cm çapında, diskus deliği de 1. 2 mm çapındadır (Res. 4).

31 K açmasında korunan uzunluğu 7.1 cm, yüksekliği 3.2 cm, genişliği 5.9 cm, çap 3.5 cm ve cidar kalınlığı 0.3 mm ölçülerinde kandil ele geçmiştir. Burun ve kulp kısmı kırık olan gövde kısmı, 3 mm çapındaki diskus deliği ve diskus bölümü sağlam olan kandilin omuz kısmında bitkisel bezemelerin olduğu profil veren bir kaidesi bulunmaktadır. Kandilin yüzeyinde aşınmalar mevcuttur (Res. 6).

32 J açmasında 4 no’lu pitosun altında yığma toprak içerisinde pişmiş toprak kadın figürini çıkarılmıştır.  Aşınan polosa benzer saç tipi, yüzü aşınmış olmasına rağmen yuvarlak göz çukurları, burun, ağız ve çene kısımları görülebilmektedir. Hymation giyimli figürinin göğüs kısmından aşağısı kırılmıştır. Korunan yüksekliği 10.5cm, genişliği 6cm ve cidar kalınlığı 0.6 mm’dir. Özellikle gözlerin şekli ve alın kısmının köşeli biçimde işlenmesi eserin muhtemelen MS 1-2 yüzyıllara ait olduğunu göstermektedir[6]. Figürininin içi boş ve kalıplama tekniğinde yapılmıştır (Res. 5).

Diğer önemli buluntuları ise numaralandırılarak belirtilen pithoslar yer oluşturmaktadır: 31-32 J-K açmalarında 1-2-3-4-5 nolu ve 31-K 31-L açmalarında 6, 7, 8 nolu pithoslar ortaya çıkarılmıştır (Res. 7). Kuzeye doğru art arda sıralanan, kalın cidarlı bu pithoslar üzerinde derin çatlaklar yer almaktaydı. Bunun en büyük nedeni ise iç kısımlarında biriken taş ve toprak dolgulardı. Bu pithosların üst kısımlarında meydana gelen kırılmalarda ise tapınağın tahribi sırasında düşen mimari malzemelerin etkili olduğu kanısındayız. Tüm bu dolgular ve taş blokların temizlenmesiyle pithos parçaları gerekli ölçüleri alınmış, fotografik kayıtları alınmış ve çizimleri yapılmıştır (Çiz. 3). Daha sonra bu pithos parçaları verilen numaralarına göre parçalar halinde kazı evi bahçesine yerleştirilmişlerdir.

Bu sezon kazı çalışmalarında sert dolgu toprak içerisinde ortaya çıkarılan küp mezarlarda önemli buluntular arasındaydı.  32 K ve 31 L açmalarında doğu-batı doğrultulu küp mezarlar ortaya çıkarılmıştır (Res. 8-9). Yürüme zemininden ortalama 1 metre yükseklikte bulunan küp mezarların taş ve dolgu topraklar nedeniyle oldukça tahribata uğradıkları görülmüştür. Ortalama uzunlukları 75 cm, genişlikleri 30 cm olarak ölçülen küp mezarlar, pithosların alt seviyelerinde taş ve dolgu tabakaları içerisinde ortaya çıkarılmışlardır. Bu mezarlar içerisinde yetişkinlere ait kemik parçaları çıkarılmıştır. Bunlar arasında 32 K açmasında bulunan 1 no’lu mezarda iki yetişkine ait iskeletlerin kafataslarının, doğu ve batı olmak üzere her iki tarafa da yerleştirilmesi oldukça ilginçtir. Diğer kemikleri ise orta kısımda toplandığı ve dağınık bir halde oldukları gözlenmiştir. Bu küp mezarların her aşaması, arkeolojik kayıtları titizlikle kaydedilmiştir.

Özellikle 2015 kazıları itibari ile Hadrian Tapınağı’nın batısında ortaya çıkarılan seramik parçaları 2016 yılındada önemli buluntular arasında yer almıştır. Bu alandaki 31-32 J-K açmalarında pithos parçalarının da bulunduğu kısımdaki dolgu toprağın içinden yoğun bir şekilde seramik parçaları gelmeye devam etmiştir. Bu seramik parçaları sahip olduğu form, bezeme ve profil durumlarına göre toplanıp çizimleri yapılmış ve fotoğrafları çekilerek kayıt altına alınmışlardır. (Res. 10).

Son olarak 3 adet yüzey buluntusu kazı temsilcimizin eşliğinde kazı evine getirilerek koruma altına alınmıştır. Bouleterion’da ele geçen bu eserlerden en önemlisi sayılan kabartma gövde parçasının, boyun kısmından göbeğe kadar olan bölümü, sağ ve sol omuzları belirgindir. Göbek kısmının hemen altından aşağısı kırık olarak ele geçen bu parçanın sol omzundan sağ kalçaya doğru devam eden kabartma giysi askısı görülmektedir. Richter ve Mendel bu tipin kökeninin Roma Dönemine ait olabileceğini söylemektedirler[7]. Kabartmanın yüksekliği 41 cm, genişliği 56 cm, derinliği 27 cm, gövde uzunluğu 36 cm, genişliği ise 29 cm olarak ölçülmüştür (Res. 11)

2016 yılı Kyzikos Antik Kentinde yapılan kazı çalışmalarında ele geçen 5 (beş) adet taşınabilir nitelikteki envanterlik eser ile 11 (on bir) adet etütlük (taşınır) eser ve seramik parçalarının bulunduğu 9 (dokuz) adet kasa, Bandırma Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza edilmek üzere, Bandırma Arkeoloji Müze Müdür Vekili Zeliha DOĞAN’a 08.08.2016 tarihinde teslim edilmiştir. Ayrıca Hadrian Tapınağı ile Nekropol alanına yasal uyarı levhaları yerleştirilmiştir.

 

 

 

 

* Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

[1] Başkanlığımdaki kazıya Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Doktora öğrencileri, Arş. Gör. Ahmet Cüneydi HAS, Ahmet TERCANLIOĞLU, Tuba AYDIN, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi’nden Arş. Gör. Tuncer Çağrı ÇAKMUR, yüksek lisans öğrencisi Ahmet Eren ARSLAN ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Burak GÜRLER, Osman AKGÜNEY, Emre KAÇAR, Gözdenur GÜNGÖRMÜŞ, Emrullah ZENGER, Gökhan ASİLTÜRK, Beyzanur KARACA, Engin TALŞIK, Rukiye KURT, , Neslihan AKYÜZ, Burak DAYAN, Emrah AYIK, Rabia ÇELİKER, Kafkas Üniversitesi’nden Mete Kaan KÖKSAL, Bestami TEMİZ katılmışlardır. Kazı çalışmalarına izin veren ve maddi yönden destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Erdek Belediye’sine ve Atatürk Üniversitesine teşekkür ederim.

[2] N.Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, Bursa 2011, s. 77.

[3] N.Koçhan, s. 79.

[4] N.Koçhan, s. 79.

[5] D. M. Bailey, Greek, Hellenistic and Early Roman Pottery Lamps,A Cataloque of the Lamps in The British Museum I, Britsh Museum 1975, s. 10, Res. 194; R. H. Howland, “  Greek Lamps and Their Survivals”  The Athenian Agora, Vol. 4, 1958, s. 169, Res. 659.

[6] R. Higgins, Catalogue of Greek Terracottas, The British Museum Press, s. 90. 2001 London,

[7] J. İnan, Roman Sculpture In Sıde,  TTK,  s. 165-166, Ankara 1975.

 

2015 Yılı Kazı Raporu

                                                                                     

Nurettin KOÇHAN*

Korkmaz MERAL

Ahmet Cuneydi HAS

Ahmet TERCANLIOĞLU

 

Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde bulunan Kyzikos Antik Kenti, Hadrian Tapınağı kazı çalışmaları, Kazı Başkanı Doç. Dr. Nurettin Koçhan, Kazı Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Korkmaz Meral; 1 Araştırma Görevlisi, 1 doktora ve 2 yüksek lisans öğrencisi, 2 Arkeolog, 16 öğrenci ve 17 işçi ve Bakanlık temsilcisi olarak Sivas Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden Arkeolog Ömer KALIN’ın katılmasıyla 23.07.2015 – 25.08.2015 tarihlerinde gerçekleştirilmiştir[1].

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Erdek Belediyesi ve Atatürk Üniversitesi’nin destekleriyle sürdürülen 2015 yılı kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nın batı yönünde gerçekleştirilmiştir (Res. 1-Çiz. 1).Resim 1

 

Çizim 1

MS 117 yılında da Nicomedia (İzmit) merkezli yer sarsıntısından zarar gören Kyzikos’u ziyaret eden Hadrian, kentin onarılması ile ilgilenir[2]. Bu büyük olayın anısına da depremle yıkılan ünlü Zeus tapınağı onarılarak Hadrian’a adandığı kabul edilir. Hadrian, Kyzikoslular tarafından 13. Olympos tanrısı olarak anılmış ve Kyzikos “Neokoria” (İmparator adına tapınak yaptıran kent) unvanıyla onurlandırmıştır[3].

Kyzikos’u 1431 yılında ziyaret eden Cyriacus, yapının 33 sütunundan ve sellasında tanrı heykelinin varlığından bahsetmektedir[4]. Mimar Aristeinatos’un denetiminde yapılan 8×16 sütunlu, dipteros planlı olduğunu düşündüğümüz korinth düzenindeki tapınak, doğu-batı yönünde uzanan yedi tonoz üzerine oturtulmuştur. Günümüzde sık çalı ile kaplı olan Hadrian Tapınağı’nda tonozlardan sadece üçü görülebilmektedir.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları

Bu sezon yapılan kazı çalışmaları 116.23 m uzunluğa sahip  Hadrian Tapınağının batı yönünde, kuzeye doğru dolgu toprağın kaldırılmasıyla devam etmiştir. Kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nın batısındaki 28 I-J-K, 29 J-K, 30 I-J-K, 31 I-J-K, 32 H-I-J-K, 33 I-J-K ve 34 I açmalarında temizlik çalışmalarıyla gerçekleştirilmiştir (Res. 2).

Resim 2

Bu sezon yaptığımız kazı çalışmalarında bulunan en önemli envanterlik eserlerimiz arasında 32 I açmasında bulunan muhtemelen frize ait olan ve kırık halde ortaya çıkarılan kabartma erkek figürü olup, ele geçen kısmının uzunluğu 89 cm, genişliği 34 cm, derinliği 6 cm’dir. Gövdesi ve sol kolu korunan figür, hafiften kendi soluna dönmüş ve sol elinde[5] bir nesne tutmaktadır (Res. 3a).

Özellikle geçen kazı sezonlarında bulunan kabartma baş parçalarında gördüğümüz geniş alın, belirgin göz yapısı, matkap izleri ve saç işlenişi gibi özellikler 28 J açmasında ortaya çıkarılan eserde de görülür (Res. 3b). Bu ifade tarzına sahip eserler Yunan ve Roma heykeltıraşlığında sıklıkla işlenmiştir[6].

Resim 3 a-b

Kyzikos antik kentinde ele geçen heykeltıraşlık eserleri arasında sadece gövdenin alt kısmının korunduğu ve heykelin etek bölgesindeki “pteryges” bantlarının alt kısımlarının kırık olarak bulunduğu parça (Res. 4a) ve üzerinde kılıç yer alan kabartma (Res. 4b) kentte daha önce sıkça karşılaşılan savaşçı kabartmalarına örnek gösterilebilir.

30 K açmasında ayak kısımları ve belden yukarısı kırık olarak ele geçen kabartma heykeltıraşlık eserimiz uzunluğu 70 cm, genişliği 48 cm ve derinliği 15 cm olan kadın figürüdür (Res. 4c). Yüksek kabartma şeklinde işlenen eserde bacakların ayrılmasıyla kıvrımlar ön plan çıkmış, khiton üzerine hymation giyen eser oturur halde verilmiştir. Eser oldukça iyi bir işçiliğe sahiptir ve kompozisyon olarak Klasik Dönem Yunan heykeltıraşlık eserlerini çağrıştırır[7].

Resim 4 a-b-c

Batı yöndeki bu açmalarda yapılan kazılarda tapınağa ait bezemeli mimari parçalar, frize ve batı yönde ele geçmiş olmaları nedeniyle batı alınlığına ait olabilecek kırık halde insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalar bulunmuştur (Res. 5).

Resim 5

33-34J açmalarında geçen yıl bir kısmı görülen kireç kuyusunun tamamı ortaya çıkarılmıştır. Kuyunun güneyi tamamen tahrip olmuş sadece kuzey duvarına ait kalıntılar sağlam olarak ortaya çıkarılabilmiştir. Ortalama 3 m genişliğe sahip olduğu saptanan bu kuyunun içerisinden yanık ve kireç kaplı irili ufaklı taş ve mimari bezeme parçaları çıkarılmıştır. Geç dönemlere ait olan bu kireç kuyularının yürüme zemininden korunan yüksekliği ise 1.70 cm – 2 m. arasında değişmektedir (Res. 6-Çiz. 2).

Resim 6

Çizim 2

30-I açmasında üzerinde kadın figürü kabartması olan, gri hamurlu bir kandile ait parçalar çıkarılmıştır (Res. 7). Roma Dönemine ait kandil parçasının korunan yüksekliği 6 cm, uzunluğu 7 cm, genişliği 9 cm olarak ölçülmüştür.

Resim 7

30-31J açmalarında ortaya çıkarılan kandillerin ise kahverengi ve kırmızı renkte ve sadece kulp kısımlarının kırık olduğu görülmektedir. Diskus kısımlarında bitkisel motiflere yer verilen bu kandiller hemen hemen aynı ölçülere sahiptirler (Res. 8).

Resim 8

Ayrıca 30 J-K, 31 I-J-K, 32 J, 33 J açmalarında, doğu-batı doğrultusunda uzanan yanık ve mermer kırıntılı tabakaların altında, dönemleri ve malzemesi farklılık arz eden çok sayıda seramik parçaları bulunmuştur.  Yoğun olarak çıkarılan seramik parçalarının fırınlama durumları iyi, genellikle kahverengi, kırmızı ve gri tonlarında oldukları görülmüştür (Res. 9). Bunlar arasında MÖ 2. yüzyıl – MS 3. yüzyıl arasında, parlak kırmızı tonlarda astarlanan Terra Sigillatalar önemli bir kısmı oluşturmaktadır[8] (Res. 10).

Resim 9

 

Resim 10

Bulunan seramik parçalarının çoğunda astarlanan kısmın kaliteli ve hafif parlak olması MS 1- 2. yüzyıl sonuna kadar süren bir özelliktir. Bu açık renkli Geç Roma seramikleri genelde form ve bezeme yönünden benzerlikleri göstermektedirler[9]. Çeşitli kap formlarına ait bu seramik parçalarının Hellenistik ve Roma dönemlerine ait olduklarını söyleyebiliriz.

31 I-J açmalarında zeminden yaklaşık 1m yüksekte içleri taş ve toprakla dolu olduğu tespit edilen, yüzeylerinde çatlakların olduğu pitoslar görülmüş, bu pitoslar tapınaağa ait mimari parçaların kırıklarının yer aldığı bir tahrip tabakasında yer almaktadır (Res. 11). Buradan pitosların son dönemlerinde tapınağın bu kısmının tahrip edildiği anlaşılıyor. Tapınağın batısın da diğer yönlere göre daha sık ortaya çıkan pitoslar kaba bir işçilik göstermektedir. . Bunların çıkarıldığı seviye kodlarının değişiklik arz etmesi alanın farklı dönemlerde kullanım gördüğünü kanıtlar niteliktedir. Bu pitosların zarar görmemesi için fotoğraflama işleminin ardından kazı sezonunun sonunda üzerleri toprakla kapatılmıştır.

Resim 11

31 I açmasında kuzeydoğu-güneybatı doğrultuda tespit edilen ve buluntu vermeyen Orta Çağ’a ait olan kiremit mezarının aşırı derecede tahrip olduğu görülmüştür. Şimdiye kadar farklı kodlarda çıkan bu mezarlarda ölü direk toprağa yatırılmış ve üzeri kiremitlerle kapatılmıştı. Bu mezarda ise ölünün kiremidin üzerine yatırıldığı fakat üst kısmının muhtemelen tapınaktan düşen taşlarla tahrip olduğu gözlenmiştir (Res. 12).

Resim 12

Ayrıca tapınağın batı tarafında rastladığımız ve geç döneme ait olduğunu düşündüğümüz mimari yapıların kazısına 29 J-K açmalarında devam edilmiştir. Bu geç dönem yapıları, gerek yapı malzemesi gerekse yapım tekniğinden hareketle tapınakla çağdaş olmayan kareye yakın bir şekil göstermekte ve kuzeye doğru devam etmektedir (Res. 13). Bu kısımlar, tapınağa ait olan çeşitli boyutlardaki mimari bezeme parçaları ve dolgu toprakla kapanmıştır. Zemine ait herhangi bir kalıntıyla karşılaşılmamış ve duvarların oldukça tahrip olduğu görülmüştür.

 

Resim 13

2015 yılı Kyzikos Antik Kentinde yapılan kazı çalışmalarında ele geçen, ekli listede adı, cinsi, adedi ve buna ilişkin bilgilerin yer aldığı 13 (on üç) adet taşınabilir ve 1 (bir) adet taşınmaz nitelikteki envanterlik eser, kazı çalışmalarında ele geçen 45 (kırk beş) adet Etütlük (taşınır) eser ile seramik parçalarının bulunduğu 12 adet poşet, Bandırma Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nde muhafaza edilmek üzere, Müzeye 21.08.2015 tarihinde teslim edilmiştir.

 

 

 

 

* Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

Arş. Gör. Ahmet Cüneydi HAS, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

Ahmet TERCANLIOĞLU, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

[1] Başkanlığımdaki kazıya Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Korkmaz MERAL, doktora öğrencileri Ahmet Cüneydi HAS ve Ahmet TERCANLIOĞLU, yüksek lisans öğrencileri Serdal GÜNDOĞDU, Ayşe YILDIRIM ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Ahmet Eren ARSLAN, Büşra GÜLAYKAYA, Oğuzhan KOCAMAN, Şevki Kağan ÇAKIROĞLU, Ahmet Eren AŞAN, Yaşar Emre CANDAŞ, Sultan GÜR, Rüştü BALCI, Hüseyin CEYLAN, Osman AKGÜNEY, Mehmet TEMİZKAN, M. Alperen AYDIN, Ebru DUMAN, M. Burak ÖZDEMİR katılmıştır. Kazı çalışmalarına izin veren ve maddi yönden destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Erdek Belediye’sine, Erdek Kaymakamlığı’na, Atatürk Üniversitesine ve Bakanlık temsilcisi Ömer KALIN’a teşekkür ederim.

[2] O. Akşit, Roma İmparatorluk Tarihi, İstanbul 1985, s. 201; N.Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, Bursa 2011, s. 77.

[3] F. W. Hasluck, Cyzicus, CUP, 1910, s. 187; R. M. Ertüzün, Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar, Tarih ve Arkeolojisi Üzerine Araştırmalar, İstanbul 1998, s.38.

[4] Nurettin Koçhan, Kyzikos Kazısı ve Mimari Kalıntıları Bursa, 2011, s. 79. Dn. 275.

[5] J.J.Pollitt, Art in the Hellenistic Age, Chambridge University Press, Chambridge, 1988, s. 178.

[6] D. E. E. Kleiner, Roman Sculpture, Yale University, Halliday, 1992. s. 160; J.J. Pollitt, Art in the Hellenistic Age, Chambridge University Press, Chambridge, 1988, s. 194; S. Kansteiner, L. Lehmann, B. Seidensticker und K. Stemmer, Text und Skulptur, Berühmte Bildhauer und Bronzegiesser der Antike in Wort und Bild, Walter de Gruyter, Berlin, 2007, s. 118.

[7] J. Boardman, Yunan Heykeli: Klasik Dönem ( Çev. G. Ergin), Homer Kitabevi, İstanbul, 2013, s.152.

[8] H. Dragendorf, “Terra Sigillata, Ein Beitrag zur Geschichte der Griechischen und Römischen Keramik”, Bonner Jahrbücher 96, Bonn 1895, ss. 18- 155.

[9] Vivien G. Swan, “Dichin (Bulgaria): Interpreting the Ceramic Evidence in İts Wider Context”, PBA 141, 2007, ss. 265-266.

 

2014 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*
Korkmaz MERAL**
Ahmet Cuneydi HAS***
Ahmet TERCANLIOĞLU****

Kyzikos antik kenti, Marmara Denizi’nin güneyinde yer alan Kapıdağı Yarımadası’nın anakara ile birleştiği kıstağın kuzeyinde, Balıkesir ili sınırları içerisinde, Erdek -Bandırma karayolu üzerinde bulunmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Erdek Belediyesi’nin destekleriyle sürdürülen 2014 yılı kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nda yapılmıştır[1] Bakanlık temsilcisi olarak Balıkesir Kuva-yi Milliye Müzesi’nden Arkeolog Tarkan ÖZAL’ın gelmesiyle 8 Ağustos 2014 tarihinde başlanmıştır. 30 Ağustos 2014 tarihinde kazı temsilcimiz sayın Tarkan ÖZAL’ın elim bir kaza sonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle, bu tarihten itibaren Bandırma Arkeoloji Müzesi’nden Arkeolog Tülin TAN’ın Bakanlık Temsilcisi olarak görevlendirilmesiyle kazı çalışmalarına devam edilmiştir. Kyzikos Hadrian Tapınağı’nda gerçekleştirilen 2014 yılı kazı çalışmaları 08.09.2014 tarihinde sona ermiştir.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları
Bu yıl da kazı alanı çalı ve otlardan temizlenerek, rahat bir çalışma ortamı ve gelen ziyaretçilere daha düzenli bir alan sunulmuştur.
Kyzikos Hadrian Tapınağı olasılıkla MS 1. yüzyılda Jupiter (Zeus) adına inşa edilmeye başlanmış[2], ancak inşası uzun süre devam etmiştir. MS 117 yılında kentte meydana gelen deprem[3] diğer yapıların yanı sıra henüz inşaat halindeki tapınağın da tahrip olmasına neden olmuş.
MS 124 yılında başladığı Anadolu gezisi sırasında Kyzikos’a gelen Roma İmparatoru Hadrian’ın yardımlarıyla yapımına yeniden başlanan tapınağa ait ilk bilgileri, MS 2. yüzyılda yaşamış olan Skolast Lucianus’dan ediniyoruz. Mimar Aristeinatos’un denetiminde 8×16 sütunlu, dipteros planlı olarak inşa edildiğini düşündüğümüz (Çizim 1) Hadrian Tapınağı korinth düzeninde, doğu-batı yönünde uzanan yedi tonoz üzerine oturtulmuş ise de bugün tonozların yalnız birkaçı görülebilmektedir .
Çizim 1

Romalı tarihçi Cassius Dio, MS 155 yılında meydana gelen ikinci depremde[4] büyük ölçüde zarar gören Hadrian Tapınağı ile ilgili olarak “mevcut yapıların en güzeli ve en büyük tapınağın” yıkıldı diyor[5]. Zarar gören tapınak MS 167 yılında onarılarak yeniden kullanılmaya başlanmıştır. Hıristiyanlığın serbest olması ve diğer inançların yasaklanması sonrası tapınak kaderine terk edilmiştir. Bundan sonar tapınakta tahribatlar başlamış olmalı. Doğal yıkımların yanı sıra ayrıca Ortaçağdan itibaren insanoğlunun yaptığı tahribatlar da söz konusudur.
Tarih boyunca çok çeşitli depremlerle karşı karşıya kalan kent, MS 6. yüzyılın ortalarında Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinopolis’in siyasi ve ticari yönden öne çıkması sonucu önemini yitirmiştir[6].
Kyzikos antik kentinde 2014 yılı kazıları tapınağın güneybatı ve batı tarafındaki 29 H-J, 30 I-J, 31 I, 32 G, 33 F-G-H, 34 B-C-D-E-F-G-H, 35 B-C-D-E-F-G-H, 36 B-C-D-E-F-G açmalarında gerçekleştirilmiştir (Çizim 2).
Çizim 2

Bu açmalarda dolgu toprağın kaldırılması ve Hadrian Tapınağı’nın batı kısmının ortaya çıkarılmasına devam edilmiştir. Aynı zamanda Hadrian Tapınağı’nın batısında kalan alanın genişletilerek yapıya ait çıkacak mimari elemanları bırakacak yer temin edilmesi amaçlanmıştır.
2006 yılından itibaren yapılan kazı çalışmalarında tapınağın tahrip edilmeye devam edildiğini gösteren en önemli kanıtlarından biri geç döneme ait kireç kuyularıdır[7]. 2009 yılında tapınağın doğu tarafında, 2010 yılında da batı tarafında yapılan çalışmalar sırasında geniş bir alana yayılan yangın katmanları tespit edilmiştir[8]. 2009 yılında tapınağın doğu tarafında K3-4 açmalarında Cumhuriyet dönemine ait 3.30 m çapında, 2.50 m derinliğinde bir kireç kuyusu ortaya çıkarılmıştı. 2014 yılı çalışmalarında, yine Cumhuriyet Dönemi’ne ait, iki adet kireç kuyusu daha tespit edilmiştir (Çizim 3).
Çizim 3
Tapınağın güneybatı tarafında bulunan kuyulardan biri belirli oranda sağlam kalırken diğeri tamamen tahrip olmuştur. Devşirme ve moloz taşlardan gelişi güzel yapılan kuyulardan 35C, D açmalarında yer alan kuyu yaklaşık 2.60 m çapında olup ortalama 1 m yüksekliğe kadar korunmuştur (Resim 1).

 

Resim 1

Belirlenen yangın katmanları ve bu geç dönem kireç kuyuları, Hadrian Tapınağı alanındaki tahribatın 20. yüzyılın ortalarına kadar devam ettiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Hadrian Tapınağı’nın tahrip olmasına neden olan unsurlardan biri de belirli bir dönem mezarlık ve depo alanı olarak kullanılmasıdır. 2014 yılı çalışmalarında da 32-33-G açmasında kuzeydoğu-güneybatı doğrultulu, kiremit mezar bulunmuştur (Resim 2, 3).
Resim 2
Resim 3

Genellikle buluntu vermeyen bu mezarlar Orta Çağ’a aittir. 2006-2014 yılları arasında yapılan çalışmalarda çok sayıda bu tür mezar ve depolama amaçlı pythoslar ortaya çıkarıldı[9]. Mezarlar tapınağın etrafında gelişi güzel yerlerde ve kodlarda karşımıza çıkmaktadır. 2006 sonrası kazılarda açılan 10’dan fazla mezarın çoğunluğunu kiremit örnekler oluştururken, bazen küçük çocukları gömmek için küp mezarların kullanıldığı da görülmüştür. Orta çağa ait olmaları nedeniyle ölü hediyelerinin olmadığı mezarlar büyük oranda zarar görmüş ve kiremit örtüleri çökmüştür. Bütün olumsuzluklara rağmen dönemin gömü geleneği hakkında bilgi vermesi ve tapınağın terk edildikten sonra zamanla alanın farklı amaçlar için kullanıldığını göstermesi açısından önemlidir.
Doğu batı yönünde uzanan Tapınak ile ilgili kesin veriler olmadığından yapılan araştırmalarda planı ve ölçüleri hep tartışılmıştır. Kyzikos Hadrian tapınağı ile ilgili araştırma yapanlar, tapınağın ölçülerini belirlerken, genel olarak Ancona’lı Cyriacus’un verdiği ölçüleri kullanmışlardır. Cyriacus, tapınağın stylobat ölçülerini yaklaşık olarak 240 x110 cubit yani 360 x165 feet (106.56×48.84 m) olarak verir[10]. 2010 yılı kazı çalışmaları sonucu tapınağın güney uzun kısmın döşeme seviyesindeki krepis’in ölçüsünün 116.23 m olduğu tespit edildi. Yaptığımız incelemelere göre tapınağın kısa kenarlarının da 70 m ye yakın olduğunu tahmin ediyoruz. Bu tespitler de daha önce önerilen ölçülerin değişebileceğini göstermektedir (Resim 4).
Resim 4

Hadrian Tapınağı’nın batısındaki galerilerde yapılan kısa süreli çalışmalar, tapınağın uzun kenarlarında yer alan sütunların yerleştirilmeleri konusundaki düşüncelerimizi değiştirdi. Güney uzun tarafta zemin döşemesinden itibaren beşinci basamakta yer alan havalandırma boşlukları, hemen kuzeyinde yer alan ve boydan boya uzanan galeriye açılmaktadır (Resim 5).
Resim 5
Bu havalandırma boşluklarının 15 adet olduğu yapılan çalışmalarda tespit edilmişti. 2013 yılından itibaren tapınağın üzerine oturduğu tonozlarda yaptığımız çalışmalardan hareketle, daha önce havalandırmalar arasına denk geldiğini düşündüğümüz sütunların, bu bölümlerin üzerlerinin olasılıkla tonozla örtülü olması nedeniyle, havalandırma boşluklarının üzerine oturtulduğunu düşünmekteyiz. Çünkü havalandırmalar arasında kalan boşluklarda odalara yer verilmiştir (Resim 6).
Resim 6

Tapınağın boyutlarını ve sütunların ağırlığını dikkate aldığımızda sütunların altı dolu olan havalandırma boşlukları üzerinde olma olasılığı daha çok ön plana çıkıyor. İlerleyen yıllarda yapılacak çalışmalar sonucu bu durum daha kesin verilerle ortaya konacaktır.
2014 yılı kazı çalışmalarında geçen sezon olduğu gibi yine kırık halde heykeltıraşlık eserleri parçalar halinde bulunmuştur. Bunlar arasında en kayda değer olanları kabartma heykeltıraşlık eseri olan ait iki adet baş parçasıdır. 29 H açmasında bulunan 3 nolu envanterlik eserimizin yüz ve saç ayrıntıları daha iyi durumdayken, 33 H açmasındaki 6 nolu envanterlik eserin saçı ve sadece yüzünün sağ tarafı ve özellikle gözü seçilebilmektedir (Resim 7).222

Bu kazı döneminde de ele geçen iki kabartma başında, gerek göz unsurlarının işlenmesi ve saç modelleri gerekse yüz hatlarının verilişi, Hadrian sonrası dönemin özelliklerini yansıtmaktadır.[11] Hadrian dönemi ve sonrasında oldukça ön plana çıkan bir özellik olan mermer heykellerde göz bebeğinin oyulması ve göz bebeği unsurlarının kazıma yöntemiyle verilmesi Kyzikos Hadrian tapınağında ele geçen birçok kabartmada karşımıza çıkmaktadır. Özellikle bazı kadın portrelerinde gördüğümüz yüzün etli bir geçişe sahip olması, göz kapağı ve göz bebeğinin özenle işlenişi, saçın başin arkasında toplanması, dudakların hafif dış bükey verilmesi MS 2. yy ortalarında Roma dünyasında mermer malzeme ile yapılan plastik sanatlarda dikkat çekmektedir. Bu bilgiler ışığında, Kyzikos Hadrian tapınağında 2014 kazı döneminde ele geçen kabartma başlarından ikisinin genel özellikleri göz önüne alındığında MS 150-165 yıllarına ait olduğu söylenebilir. Bu örneklerle benzer özellikler taşıyan heykeltraşlık eserlere Anadolu’nun farklı bölgelerinde de rastlamak mümkündür[12]. Ayrıca 34 E açmasında bulunan kırmızı astarlı, üzerinde kabartma iki figürün yer aldığı (satyr-menad) seramik parçası da dikkat çekicidir (Resim 8).
Resim 8

2010 yılı çalışmalarında tapınağın güneybatı köşesinde tapınakla farklı işçilik gösteren duvar kalıntıları ile karşılaşılmış ve son yıllarda bu alanda çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Devam eden çalışmalarda, bu yapının geç dönemde tapınağın güneybatı bölümüne eklendiği anlaşılmıştır (Resim 9).
Resim 9
Duvar işçiliği, kullanılan moloz taşlar ve devşirme malzemeler geç dönemde yapıldığı konusundaki düşüncelerimizi desteklemektedir 2014 yılı çalışmalarında tapınağın güneybatı bölümünde açılan sondajlar neticesinde tapınağın batısındaki yıkık tonozların zemini ile geç dönem yapısının zeminin aynı seviyelerde olduğunu anlaşıldı. Ancak mevcut haliyle yapının işlevi konusunda kesin bir şey söylemek mümkün değil. İlerleyen yıllarda yapının hangi amaçla buraya yapılmış olduğu daha kesin olarak ortaya konacaktır.
Tapınağın etrafında zemine döşenen mermer plakaların hangi düzende yerleştirildikleri hakkında bilgi edinmek için açılan açmalardan, tapınağın alanının önce düzeltilip sıkıştırıldığı (Resim 10),
Resim 10

sonra üzerine kaba hatları ile düzeltilen taşların yerleştirildiği (Resim 11) ve bunların üzerine de düz mermer plakaların konduğunu göstermektedir (Resim 12).
Resim 11
Resim 12

Kazının sonunda çalışma alanı temizlenmiş, ayrıntılı fotoğraf çekimleri ile beraber çizimleri yapılmıştır. 2014 yılında Kyzikos antik kentinde yapılan kazı çalışmalarında bulunan 6 (altı) adet taşınabilir nitelikteki envanterlik eser (envanter fişleri ile birlikte) ile 21 (yirmibir) adet etütlük (taşınır) eser Bandırma Arkeoloji Müzesine teslim edilmiştir. Tahrip edilmiş olan bu eserlerin yanı sıra, aynı şekilde tahrip edilmiş bezemeli bir çok mimari eleman da bulunmuştur. Ayrıca gelen ziyaretçilerin güvenliği için uyarıcı levhalar konmuştur (Resim 13).
Resim13

Nekropol alanında bir parselin kamulaştırma işlemleri tamamlanmak üzeredir. Bize devredildiğinde bu alanda da kazıya başlanacaktır.

Kazı Evi ile İlgili Çalışmalar
Kazı evi yapımı konusundaki çalışmalarımız uzun zamandır devam etmektedir. Kazı evinin plan ve projeleri çizilerek, Bursa Karayolları Bölge Müdürlüğü ve Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nden proje ile ilgili onay alınmıştır. Bölgede bulunan işadamları ile kazı evi yapımı ile ilgili görüşmeler devam etmektedir.

 

 

 

*Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

**Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

***Arş.Gör.Ahmet Cüneydi HAS, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

****Ahmet TERCANLIOĞLU Atatürk Üniversitesi. Sosyal Bil. Enstitüsü Doktora öğrencisi 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

[1] Başkanlığımdaki kazıya Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Arş. Gör. Ahmet Cuneydi HAS, Doktora öğrencisi Ahmet TERCANLIOĞLU, Yüksek Lisans öğrencilerilerinden Ayşe YILDIRIM, Tuba AYDIN ile Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Ahmet Eren ARSLAN, Murat GEZER, Havva ÖZCAN, Ahmet Şerif KARAGÖZ, Büşra Gülay KAYA, Murat AKBUĞA, Sultan GÜR, Samet AYDIN, Ahmet Eren AŞAN, Şevki Kağan ÇAKIROĞLU, Oğuzhan KOCAMAN, Oğuzhan GÖNDER, Enes YILDIZ, Ahmet TAŞKIN, Ömer Faruk ULUDAĞ, Yaşar Emre CANDAŞ, Ahmet KOÇER, Rüştü BALCI, Murat SARIGÜL, Adem GÜRGÜR, Esranur KABUL, Sezen YERDELEN ve Öznur DAŞTAN katılmıştır. Kazı çalışmalarına izin veren ve maddi yönden destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Erdek Belediye’sine, Balıkesir Valiliği’ne, Erdek Kaymakamlığı’na, Atatürk Üniversitesi’ne ve Bakanlık temsilcilerimiz Tülin TAN’a teşekkür eder, kazı döneminde ebedi yolculuğa uğurladığımız Bakanlık temsilcilerimiz Tarkan ÖZAL’ a da Allah’tan rahmet dileriz.

[2] J. Malalae, Chronographia, Bonn, 1831, 279; Th. Reinach, Sur L’Epoque et le Nambre des Néocorats De Cyzique in Rev. Num VIII. 1890, 518; F.W. Hasluck, Cyzicus, Cambridge, 1910, 10.

[3] J. Malalae, Chronographia, Bonn, 1831, 279; R.M. Ertüzün, Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar. Tarih ve Arkeolojisi Üzerinde Araştırmalar, Ankara, 1964, 124, 34.
[4] H. Soysal, S. Sipahioğlu, D. Kolçak, Y. Altınok, Türkiye ve Çevresinin Tarihsel Deprem Kataloğu, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, Matematik-Fiziki ve Biyolojik Araştırma Grubu, Proje No: YBAG 341, İstanbul, 1981, 31.

[5] G. Perrot, E. Guillaume, “Le Temple d’Hadrian a Cyzique”, Revue Archeologique 9, 1864.I, 356.

[6] R. M. Ertüzün, Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar. Tarih ve Arkeolojisi Üzerinde Araştırmalar Ankara 1964, 128; N. Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları (Bursa 2011) 79.

[7] N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, A. C. Has, “Kyzikos, 2009” 32. Kazı Sonuçları Toplantısı 1, Ankara 2011, 189, Res. 4; N. Koçhan, K. Meral, “Kyzikos 2010”, 33. Kazı Sonuçları Toplantısı 1, Ankara, 2012, 261, Res. 3.

[8] N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” 29. Kazı Sonuçları Toplantısı 1, Ankara, 2008, 13; N. Koçhan, K. Meral, “Kyzikos 2010”, 33. Kazı Sonuçları Toplantısı 1, Ankara, 2012, 261, Res. 3.

[9] N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” 29. Kazı Sonuçları Toplantısı 1, Ankara, 200812, Res. 2; N. Koçhan, K. Meral, F. Güneş, “Kyzikos 2007 Yılı Kazıları”, 30. Kazı Sonuçları Toplantısı 1, Ankara, 2009, 165, Res. 7; N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, A. C. Has, “Kyzikos, 2009” 32. Kazı Sonuçları Toplantısı 1, Ankara-2011, 189.

[10] Th. Reinach, Sur L’Epoque et le Nambre des Néocorats De Cyzique in Rev. Num VIII. 1890, 526; F.W. Hasluck, Cyzicus, Cambridge, 1910, 11; A. Barattolo, “The Temple of Hadrian-Zeus at Cyzicus. A New Proposed Reconstruction for a Fresh Architectonic and İdeological İnterpretation” İstanbuler Mitteilungen, 45, 1995, 79.

[11] Jane FEJFER, Roman Portraits in Context, s. 354, Walter der Gruyter, Berlin 2009

[12] Ramazan ÖZGAN, Roma Portre Sanatı II , s. 251, Ege Yayınları, İstanbul

2013 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*
Korkmaz MERAL*

Kyzikos antik kenti, Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde, Kapıdağı Yarımadası’nın anakara ile birleştiği kıstağın güney ucunda, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde yer almaktadır.
11 Ağustos 2013’de ön hazırlıkları yapılan kazı çalışmaları, Bakanlık temsilcisi, Balıkesir Kuva-yi Milliye Müzesi’nden Arkeolog Sebahattin GÜL’ün gelmesiyle 15 Ağustos – 08 Ekim 2013 tarihleri arasında Hadrian Tapınağı’nda gerçekleştirilmiştir[1].

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları
Otlarla kaplanmış olan kazı alanı temizlendi. Böylece, gelen ziyaretçilere daha düzenli bir alan sunmanın yanı sıra çıkan buluntuların sağlıklı değerlendirilmesi için kareleme çalışmalarının yenilendi.
2010 yılında tapınağın zemin seviyesindeki krepis basamağının doğu batı uzunluğunun 116.23 m olduğu ortaya konmuştu[2]. Bu boyutlarıyla Tapınak, Roma Dönemi Anadolu Tapınaklarının en büyüklerindendir.
Olasılıkla MS 1. yüzyılda Jupiter adına inşa edilmeye başlanan ancak MS 10 Kasım 117 yılında meydana gelen depremde, kentteki diğer yapıların yanı sıra henüz inşaat halindeki tapınak da zarar gördü ve Roma İmparatoru Hadrian MS 124 yılında çıktığı Anadolu gezisi sırasında Kyzikos’a geldiğinde maddi yardımda bulundu[3]. Bu destekle Mimar Aristeinatos denetiminde tapınağın inşasına tekrar başlandı. Maddi desteği nedeniyle de tapınağın İmparator Hadrian’a adandığı söylenebilir. Böylece Kyzikos, Anadolu’da Smyrna, Pergamon ve Ephesos’dan sonra İmparator tapınağı yapan kent olmuştur.
MS 167 yılında tapınağın açılışı ile ilgili olarak tapınağın hemen kuzeyinde yer alan Agora’da yaptığı konuşmada Filozof Aristides’in “Evvelce gemiciler dağların şekillerine bakarak adaları birbirinden ayırıyorlardı. Şimdi tapınağınız dağların yerine geçti. Şehriniz fenerlere ve işaret bayraklarına gerek kalmadan gemicilere yol gösteren tek şehirdir” demesi de tapınağın görkemini vurguluyor.
Mimar Aristeinatos’un denetiminde yapılan, 8×16 sütunlu ve dipteros planlı olduğunu düşündüğümüz[4], korinth düzenindeki tapınak, doğu-batı yönünde uzanan yedi tonoz üzerine inşa edilmiştir. Bu gün yalnız üçü görülebilmektedir.
2013 yılı kazılarına 26 E-H, 29 H, 30 H-I, 31 H, 32 – 33 D-H ve 34 A-H açmalarında batıya, kuzeye ve doğuya doğru çalışmalar yapılmıştır (Çizim: 1, Resim: 1).
1

2

2010 yılı çalışmalarında ortaya çıkmaya başlayan ve tapınağın batısındaki basamaklar ile tonozların bir kısmına inşa edilen geç dönem (Ortaçağ) yapısının işlevini belirlemeye yönelik 24 E, 25 E-G, 26 E-H ve 27-28 G- H açmalarında da çalışma sürdürülmüştür.
Tapınağın güneybatı köşesinde yer alan ve gerek farklı işçilik gösteren duvar kalıntıları, gerekse duvarlarında tapınağa ait mermer parçalarının kullanılmasından dolayı geç döneme tarihlediğimiz bu yapı hakkında daha detaylı bilgi edinmek için çalışmalarımızı sürdürdük (Çizim: 1). Çalışmalarımız esnasında doğu, kuzey ve güney yönde ilerlenmiş ve doğuya doğru devam ettiği anlaşılan 2 adet tonoz kalıntısıyla karşılaşılmıştır (Çizim:2, Resim: 2).

çizim 2

Resim 2

Tonozlar büyük oranda tahrip olmuştur. Tonozlardan kuzeydekinin üzerinde yukarı doğru açılan ve üzeri düz taş ile kapatılmış bir havalandırma boşluğu tespit edilmiştir (Resim: 3).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Bu tonozların batısında, tapınağın batı yönünde de içinde havalandırma boşluğu olan tonoz kalıntısıyla karşılaşılmıştır. Bu da Tapınağın kısa kenarlarında da havalandırma boşluklarına yer verildiğini ortaya koymaktadır (Çizim:2, Resim: 4) .
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

2013 kazı döneminden önce, özellikle tapınağın güney uzun kısmında sıkça karşılaştığımız pitoslar[5], bu kazı döneminde de 32H açmasında ortaya çıkarıldı (Çizim: 3).
çizim 3

Tapınağın batı köşesine yakın kısımda ortaya çıkarılan pitosların çapları (1.46 m), önceki yıllarda ortaya çıkarılan pitoslarla aynıdır (Resim: 5).
Resim 5

Pitosların içleri tamamen toprak ve taş parçacıkları doluydu. Olasılıkla Ortaçağda kuru gıda malzemelerini depolamak için kullanılan pitoslar, deprem ve diğer faktörlerden kaynaklanan yıkımlar sonucu tapınağın mimari malzemelerinin altında kalmış, onarılmayacak derecede tahrip olmuştur.
Bu kazı döneminde boyutlarına göre alınlık ya da frize ait olabilecek kabartma parçaları ele geçmiştir (Resim: 6-8).
Resim 6
Resim 7
Resim 8

Ele geçen buluntular daha çok savaşçıların giysili vücut parçaları, miğferli asker başlarıdır. Bunların yanısıra büyük boyutuyla dikkat çeken bir kartal pençesi ile bir de boğa başı bulunmuştur (Resim: 9).
Resim 9

Bu dönem kazılarının belki de en önemli buluntusu korinth sütun başlığıdır (Resim: 1). 32E, 33E açmalarında yer alan başlığın yüksekliği 2.50 m, alt çapı ise 1.90 m dir (Resim: 10, Çizim: 3).
Resim 10

Korinth sütun başlığında alt ve üst sıralarda sekizer olmak üzere toplamda 16 tane akanthus yaprağı bulunmaktadır. Sütun başlığının en üst kısmında yer alan abakusun korunan uzunluğu 2.80 m ve yüksekliği 0.33 m olup, üstte ion kymationu ve altta lesbos kymationu yer almaktadır. Vitruvius’un verdiği ölçülere göre sütun başlığının yüksekliği abakus’un yüksekliğinin yedi katı olmalı ve buna göre sütun başlığının yüksekliği 2.31 m olmalıydı[6]. Yine Vitruvius’un verdiği ölçülere göre sütun başlığının yüksekliği sütun çapına eşit, yani 2.13 m olmalıydı[7]. Bu da tapınağın sütun başlıklarının Vitruvius’un verdiği bilgilerle uyumlu olmadığını göstermektedir. Bu sütun başlığı tapınağın batı kenarının güney tarafındaki sütunlardan birine ait olmalıdır (Çizim: 2). Asıl bulunması gereken yerden yaklaşık 20-22 m uzakta bulunmuştur. . Sütun başlığının ölçülerine en yakın benzeri Lübnan’daki Baalbek Jupiter Tapınağı’nda yer almaktadır. Ancak Baalbek Jupiter Tapınağı sütun başlıklarının yüksekliği 2.50 m’nin altındadır[8].
Vitruvius, Korinth düzenindeki tapınaklarda Dor düzeni elemanlarının da yer alabileceğini belirtir[9]. Bunu doğrulayabilecek guttaelı bir mimari parça da ele geçmiştir.
Olasılıkla tapınağın krepis basamakların kaplanmasında kullanıldığını düşündüğümüz ve daha önce tapınağın güneydoğu kısmında in situ ele geçen kaplamaların bir benzeri mermer blok parçası da bulundu.
2013 kazı döneminde tapınağın mimari unsurlarının yapım aşaması hakkında bilgi verecek, kaba hatları oluşturulmuş; ama tamamlanmamış sütun parçalarına da rastlanmıştır. Bu sütun parçalarında özellikle sütun kannelurlarının işlenme tarzı açıkça ortaya konulabilecek aşamadadır. Tamamlanmamış sütun tanburları, kullanıma açılmasına rağmen, tapınağın tamamen bitirilmemiş olduğunu göstermektedir.
Kazı çalışmalarımız sırasında güneybatı kısımda kandiller de bulundu (MS 3. yy). Bulunan kandillerin ikisinde herhangi bir figür olmamasına karşın, kulp kısmı kırık olan bir kandilin discus bölümünde aşınmış kanatlı eros figürü yer almaktadır (Resim: 11).ww

Önceki kazı dönemlerinde de belirttiğimiz gibi tapınağın mimari elemanları alınarak Bursa ve İstanbul’daki yapılarda kullanıldığı gibi, kireç yapımında da kullanıldığını gösteren kalıntılara bu kazı döneminde de rastlanmıştır (Resim: 12).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Kazı sonunda bulunan eserler bilimsel açıdan incelendi, çizimler yapıldı, çalışma alanı temizlendi, alanın fotoğrafları çekildi. 2013 yılı Kyzikos Antik Kentinde yapılan kazı çalışmalarında ele geçen, 18 (on sekiz) adet envanterlik eserden, taşınır nitelikte olan toplam 17 (on yedi) adet eser Bandırma Müze Müdürlüğü’nde muhafaza edilmek üzere yetkililere teslim edildi. 1 adet taşınmaz eser de gerekli resmi işlemler yapılarak kazı alanında bırakıldı. Kazı çalışmalarımızda ayrıca 18 (on sekiz) adet etütlük eser bulunmuştur.

 

 

* Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

*Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü 25240 Erzurum/ TÜRKİYE

[1] Başkanlığımdaki kazıya Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doktora öğrencisi Ahmet TERCANLIOĞLU, Yüksek Lisans öğrencilerilerinden Semra KARABIYIK, Serdal GÜNDOĞDU ve Ayşe YILDIRIM ile Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Ömer ERCAN, Ahmet Eren ARSLAN, Murat GEZER, Murat AKBUĞA, Samet AYDIN, Emin TAŞPINAR, Samet AŞÇI, Yusuf Kemal SAYAN, Havva ÖZCAN, Hülya KAZİ, Hakkı Arda ŞAKACI, Ahmet Eren AŞAN, Çağatay AYDIN, Şevki Kağan ÇAKIROĞLU, Oğuzhan KOCAMAN, Ferhat REYHANİ, Oğuzhan GÖNDER, Ramazan BERŞE ve Enes YILDIZ katılmıştır. Kazı çalışmalarına izin veren ve maddi yönden destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Erdek Belediye’sine, Balıkesir Valiliği İl Özel İdaresi’ne, Erdek Kaymakamlığı’na, Erdek Özel İdaresi’ne, Atatürk Üniversitesine ve Bakanlık temsilcisi Sebahattin GÜL’e teşekkür ederim.

[2] N. Koçhan, “The Temple of Hadrian at Cyzicus in Light of Excavations” Cyzique, une cite majeure et méconnue de la Propontide antique, Paul Verlaine Universite, Colloque 3 et Mars 2011 Metz-Fransa; N. Koçhan, K. Meral, “ Kyzikos 2010” 33. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt, 257-270, Ankara, 2012.

[3] N. Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları (Bursa 2011) 77; N. Koçhan,“New Proposals On Cyzicus Hadrian Temple” Centre de Recherche Universıtaıre Lorrain D’Histoire. Cyzique, cité Majeure et Méconnue de la Propontide Antique. Metz, 2014, 283.

[4] N. Koçhan, “New Proposals On Cyzicus Hadrian Temple” Centre de recherche Universıtaıre Lorrain D’Histoire. Cyzique, cité Majeure et Méconnue de la Propontide Antique. Metz, 2014, 292.

[5] A. Yaylalı-V. Özkaya, “ 1994 Kyzikos Arkeolojik Kazısı”, XVII. Kazı Sonuçları Toplantısı II (1995) 313; N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, A. C. Has, “Kyzikos 2009” 32. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt, 188, Resim:1.

[6] Vitruvius, Mimarlık Üzerine On Kitap (Çev. Dr.S.Güven, 1990) IV.I, 11.

[7] Vitruvius, Mimarlık Üzerine On Kitap (Çev. Dr.S.Güven, 1990) IV.I, 1.

[8] P. Sabel, Baalbek Keeps its Secrets, Stone World, Sep. 2002, 19,9, ProQuest Central, s. 158

[9] Vitruvius, Mimarlık Üzerine On Kitap (Çev. Dr.S.Güven, 1990)IV.I,1

2012 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*
Korkmaz MERAL

Kyzikos antik kenti, Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde yer almaktadır.
2012 yılı kazı çalışmaları Bakanlık temsilcisi, Erzincan Müzesi’nden Uzm. Arkeolog Hüseyin TOPRAK’ın gelmesiyle 19 Haziran-15 Ağustos 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir[1]. İlk gün, kazının yapılacağı Hadrian Tapınağı’nın otlarla kaplanan alan temizlenerek daha sağlıklı çalışma ortamı oluşturulmuştur (Resim 1).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

2012 yılı kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nda sürdürüldü (Çizim 1), ancak daha önce planlandığı şekilde Nekropol alanında da Jeofizik çalışmalarına devam edildi.
Çizim 1

Ayrıca bu dönem Bakanlıktan gelen yazılar doğrultusunda Bandırma-Erdek karayolu üzerindeki Su Kemeri ve Yukarı Yapıcı köyü Düzler Mahallesi’nde sit alanıyla ilgili çalışmalar da yapılmıştır. Bu alanların dışında nekropol alanında yapılan kaçak kazı girişimi nedeniyle kaçak kazı yapılan alanda kısa süreli bir çalışma gerçekleştirilmiştir.

Hadrian Tapınağı Çalışmaları
2006-2009 yılları arasında tapınağın doğu ön yüzünde ve güney uzun yüzde çalışmalara devam edilirken son üç yıl çalışmalar tapınağın sadece güneybatı ve batı kısımlarında yapılmıştır.
Kyzikos Hadrian Tapınağı’nın uzunluğunu tam olarak tespit etmek için 2010 ve 2011 yılı çalışmaları sadece güneybatı alanda yoğunlaştırılarak tapınağın güneybatı köşesi ortaya çıkarılmıştı. 2012 yılı çalışmaları ise tapınağın batı tarafında kuzeye ve çalışma alanı açmak amacıyla batıya doğru devam ettirilmiştir.
2012 döneminde batı yönünde kazıya 31A-G açmalarının bir bölümünden başlanmış ve batıya doğru 34A-D açmalarının bir bölümüne kadar, yine 26 E-G açmalarında batıya doğru çalışmalar yapılmıştır (Çizim 1).
Çizim 1
2010 yılı çalışmalarında kazının son günlerine doğru tapınakla farklı işçilik gösteren duvar kalıntılarıyla karşılaşmıştık. 2011 yılında bu alanda sürdürülen çalışmalarda, bu yapının geç dönemde tapınağın güneybatı bölümüne eklendiği anlaşılmıştı. 2012 kazı döneminde tapınağın batısındaki basamaklar üzerine inşa edilen geç dönem (Ortaçağ) yapısının işlevini belirlemeye yönelik olarak 27 E-G ve 26 E-G açmalarında da çalışmalara devam edilmiştir (Çizim 2).
Çizim 2

Duvar işçiliği, kullanılan moloz taşlar ve devşirme malzemeler geç dönemde yapıldığı konusundaki düşüncelerimizi desteklemektedir (Resim 1, 2).

 

SAMSUNG DIGITAL CAMERA
Ancak sonradan eklenen yapının tamamı ortaya çıkarılamadığı için plan ve işlevi konusunda net bir şey söylemek mümkün olmamıştır. 2011 yılında sunulan bildiride de belirtildiği gibi MS 10-11. yüzyıl kiliselerinin ön kısımları ile benzerlik gösteren yapının benzer amaçla yapılmış olabileceğini akla getirmektedir[2].
Tapınağın batı kısmındaki moloz toprak içinde kalınlıkları yaklaşık 30-40 cm arasında değişen mermer kırıklarından oluşan tabakalar görülmektedir (Resim 3).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Bu tabakalar tapınağa ait mimari elemanların başka yapılarda kullanılmak için taşınırken ya da kireç ocağına atmak için kırılmaları sonucu oluşmuş tabakalardır. Bu da tapınaktaki tahribatın ne kadar fazla olduğunu göstermektedir.
Çalışmalarımızda tapınağın stylobatı ile üst yapısına ait bezemeli mimari parçalar, frize veya boyutları daha büyük olması ve batı yönde ele geçmiş olmaları nedeniyle batı alınlığa ait olabilecek insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalar ele geçmiştir (Resim 4, 5).
tttt

 

Resim 5

Friz veya alınlığa ait olduğunu düşündüğümüz kabartmaların büyük bölümü birbirine çok yakın alanlardan çıkarılmıştır. Çalışmalarda aynı figürlere ait olan parçalar birleştirilerek tamamlamalar yapılmıştır. Bulunan figürlerin bazıları daha büyük olmaları nedeniyle belki de alınlık kısmına ait olabilir. Önceki yıllarda ele geçen figürler savaşçı olarak betimlenmişlerdi. Bu dönem ele geçen örnekler de aynı konuları içermektedir. Ancak Hadrian Tapınağı’nın zaman içerisinde aşırı tahrip olması ve yağmalanması nedeniyle, bu güne kadar yapılan kazılarda frizin yüksekliğini belirleyebileceğimiz ölçülerde sağlam parçalar bulunamamıştır. Bu problem bütün üst yapı için geçerli olan bir durumdur.
Ayrıca tapınağın alınlık simasına ait mimari bezemeli parçaların bulunması da bunların alınlığa ait olabileceği görüşünü az da olsa destekler niteliktedir (Resim 5). Üzerinde açık-kapalı palmetlerin yer aldığı bezemeler Antoninler dönemi üslubunu gösteriyor.
Tapınakta bulunan bazı sütun tamburları ise tam olarak işlenmemiş (Resim 5), bu da tapınağın MS 155 yılında geçirdiği depremde tahrip olduğunu[3] ve olasılıkla tamamlanmadığını gösterebilir.
Tapınağın güneybatı köşesinde yapılan çalışmalarda 31D açmasında yan yana gelecek şekilde yerleştirilmiş 7 adet amphora (Resim 7-9, Çizim 3)

Çizim 3

ve bunların hemen yanında kuzeybatı-güneydoğu uzantılı kiremit mezar ortaya çıkarıldı (Resim 6).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Bu seramikler tapınak zemin döşemesinin yaklaşık 50 cm altında ortaya çıkarılmıştır. Oval gövdeye sahip olan amphoraların kaideleri yoktur (Resim 7-9).
ttt1

 

Resim 8
Resim 9

Gövdelerinde birbirine paralel yivler bulunmaktadır. Yapım yeri veya ustasını gösteren herhangi bir işaret ya da mühre rastlanmamıştır. Bu tipolojik özelliklere sahip olan amphoralar Akdeniz dünyasında genel olarak MS 5. yüzyıldan 7. yüzyılın ilk dönemlerine kadar kullanım görmüştür[4].
Günlük yaşam ve ticari alanda sıvı koymak için yaygın kullanıma sahip olan amphoralar ve diğer pişmiş toprak kaplar MS 7. yüzyıl mezarlarında da kullanıldığı bilinmektedir[5]. Roma yakınlarındaki Ostia’da belirlenen mezar çeşitlerinden birisi de pişmiş toprak kap veya kapların yan yana dizilmesiyle oluşturulan mezarlardır[6]. Erken Dönem Bizans mezarlarında oldukça fazla amphora parçalarına rastlanabilmektedir[7]. Tam olarak bu anılan mezar tipinde olmasa da Kyzikos Hadrian Tapınağı 31 D açmasında (Çizim 1) bulunan amphoraların dizilimi ve bu dizilimin yanında kiremit mezarın yer alması (Çizim 3), amphoraların günlük kullanım amacının dışında, mezarla bağlantılı olabileceğini akla getirmektedir.
Su Kemeri Çalışmaları
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün isteği üzerine Su Kemerinde de çalışmalar yapılmış, daha önceki yıllarda çekilen resimleriyle karşılaştırmalar yapılarak aradaki zaman diliminde ki değişiklikler tespit edilmeye çalışılmıştır (Resim 10).
Resim 10

Bursa Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü ile konu hakkında gerekli görüşmeler yapılarak su kemerinin varlığının devam ettirilmesi için ancak güçlendirme yapılabileceğine karar verilmiştir. Bunun içinde yapılacak güçlendirmede kullanılacak harcın türünü belirleyebilmemiz için yapıdan alınan harç Restorasyon ve Konservasyon Merkez Laboratuvarı Müdürlüğü’ne gönderilmiştir. Buradan gelen sonuçlar doğrultusunda ilgili yapıda gerekli görülen güçlendirme çalışmalarının yapılması amaçlanmaktadır.
Sit Alanı Çalışmaları
Erdek ilçesi Düzler Mahallesinde 23 Temmuz – 04 Ağustos 2012 tarihleri arasında sit alanı ile ilgili çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Sit alanındaki bahsi geçen parsellerde, 3X3 m ölçülerinde toplam 43 sondaj çalışması yapılmıştır. Bu sondajlarda 100-160 cm arasında değişen derinliğe inilmiştir. Bu ölçüde ki derinliklerin belirleyici unsurları deniz kumuna ulaşılması, zemin suyu seviyesi ya da her iki belirleyici unsurun birlikteliğidir.
Bu sondajlarda arkeolojik değere sahip, herhangi bir buluntuya rastlanmamıştır. 2013 Kazı döneminde kalınan noktadan çalışmaların devam ettirilmesi ve sonuç raporunun sunulması planlanmaktadır.
Nekropol Alanındaki Çalışmalar
Kaçak Kazı Yapılan Alandaki Çalışmalar: Antik kentin batı nekropolünde (Erdek Yukarıyapıcı P.10 Ada 101 Parsel 1’de) kesin yapılış tarihi belirlenemeyen, ancak kazı başlamadan önce yapıldığı düşünülen kaçak kazı nedeniyle bir çalışma yapılmıştır (Resim 11, Çizim 4)
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
Çizim 4

Kaçak kazının yapıldığı alanda gerekli yüzey taraması yapılmış ve kazılıp tekrar doldurulan alanı içine alacak şekilde 2×4 m ölçülerinde sondaj açılmıştır. Özellikle dar kenarı üzerine dikilen taşın kuzey tarafında çalışma yapıldığı için bu alandan yaklaşık -55 cm’de blok taşlara rastlanmış, -100 cm derinliğe kadar yumuşak dolgu toprak boşaltılmıştır. Çalışmaların devam ettirildiği alanda ortalama -160 cm derinliğe kadar inilmiştir. Tabanı sert toprak ve taşlarla dolu olan alanının doğu, batı ve güney tarafında mermer bloklara yer verilirken kuzey tarafta 125 cm uzunluğunda moloz taşlardan yapılmış örgü duvar tespit edilmiştir. Kazılan alanın güneyinde bulunan 223x70x35 cm ölçülerindeki blok taşın kaçak kazı çalışması sırasında bulunduğu noktadan oynatılarak uzun dar kenarının üzerine dikildiği anlaşılmıştır. Alanın işlevinin tespitine yönelik olarak çalışmalar davam ettirilmiş, blok taşın kaldırıldığı noktadan aşağıya doğru derinleştirilerek, ayrıca kuzey tarafındaki bloğun devamının görülebilmesi için belirli oranda kuzeye doğru çalışma devam ettirilmiştir. Bu çalışmalar sırasında açılan alanda herhangi bir buluntuya rastlanmamıştır.
Batı nekropol alanındaki bu kalıntının bir anıtın kaidesi olabileceğini düşünmekteyiz. Batı nekropol alanında gerekli kamulaştırmalar yapıldığı takdirde gelecek yıllarda yapılacak düzenli kazı çalışmaları sayesinde bu kalıntıların işlevleri tam olarak ortaya konabilecektir.
Arkeojeofizik Araştırmaları: Batı nekropol alanında Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Çağrı Çaylak yönetiminde 2011 yılında başlayan ve bu dönemde devam eden arkeojeofizik araştırmaları tamamlanmış olup, ayrı bir rapor halinde de sunulmuştur[8]. Kyzikos antik kenti Nekropol alanında gerçekleştirilen arkeojeofizik çalışmada, Manyetik (Sezyum Manyetometresi) ve Elektromanyetik (Yer Radarı, GPR) olmak üzere iki farklı jeofizik yöntem uygulanmıştır.
Çalışma alanında yapılan manyetik ve yer radarı ölçümleri, yaklaşık 75×54 m boyutlarında, toplamda 4050 m2 lik alanda gerçekleştirilmiştir. Ölçümler sırasında Profil aralıkları 1 m, her bir profil üzerindeki ölçüm noktası aralıkları 1 m olarak belirlenmiştir.
Arkeojeofizik çalışma da, yeraltında saklı kalmış olası arkeolojik yapıların belirlenmesine çalışılmıştır. Kyzikos antik kenti nekropol alanında olası yeraltı arkeolojik yapıların fiziksel özelliklerine ve ortam koşullarına uygun Manyetik (Sezyum Manyetometresi) ve Elektromanyetik (Yer Radarı) yöntemler tercih edilmiştir. İki yöntem sonucu elde edilen bilgiler değerlendirilmiş ve sonuçları karşılaştırılarak veriler ortaya konmuştur. Elde edilen verilen, jeofizik taraması yapılan parselin kuzey yarısında kalıntıların daha yoğun olduğunu göstermektedir.
Kazı Evindeki Çalışmalar
2012 Kazı Evinde, Hadrian Tapınağı’nda yapılan kazılarda elde edilen buluntuların çizim, envanter ve fotoğraflama çalışmaları yapılmıştır.

Son Gün Çalışmaları
Kazının sonunda çalışma alanı temizlendi, çizimleri yapıldı ve fotoğrafları çekildi. 2012 yılı Kyzikos Antik Kentinde yapılan kazı çalışmalarında ele geçen, 21 (yirmi bir) envanterlik ve 20 adet etütlük eser Bandırma Müzesi Müdürlüğü’ne teslim edilmiştir.

 

 

 

 Yrd. Doç. Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

[1] Başkanlığımdaki kazıya Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Çağrı ÇAYLAK, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yüksek Lisans öğrencileri, Ahmet TERCANLIOĞLU, Semra KARABIYIK, Yaşar ARLI, Ayşe YILDIRIM ve Serdal GÜNDOĞDU ile Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Burak AÇIKBAŞ, Cengiz ÖCÜT, Ömer ERCAN, Ahmet Eren ARSLAN, Murat GEZER, Samet AYDIN, Adem GÜRGÜR, Hakkı Arda ŞAKACI, Emin TAŞPINAR, Murat AKBUĞA, Levim GÜNEY ve Duygu POLAT katılmıştır. Kazı çalışmalarına izin veren ve maddi yönden destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, Erdek Belediye Başkanlığına, Atatürk Üniversitesi’ne, Balıkesir Valiliği İl Özel İdaresine, Erdek Kaymakamlığı’na, Bakanlık temsilcisi Uzm. Hüseyin TOPRAK’a ve kazı ekibine teşekkür ederim.

[2] Nurettin Koçhan- Korkmaz Meral, “Kyzikos 2011” (34. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu, 23-28 Mayıs 2012 ÇORUM) 34. Kazı Sonuçları Toplantısı 2. Cilt, Pegasus Görsel İletişim Hizmetleri ÇORUM-2013, 337.
[3] Nurettin Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, Bursa 2011, 79.

[4]T. Oğuz Alp Özen, Bodrum Müzesi Ticari Amphoraları, Türk Arkeoloji Dergisi, sayı: XXII-2, 1975, s.13; Caroline Williams, A Byzantine Well-Deposit from Anemurium (Rough Cilicia), Anatolian Studies, Vol. 27, (1977), s. 182; James Wiseman (Genel Editör), Stobi, Result of the Joint American-Yogoslav Archaeologıcal Investigetıons, 1970-1981, Volume: 1, 1992, s. 96; Charikleia Diamanti, Stamped Late Roman/ Proto Byzantine Amphoras From Halasarna of Kos, Rei Cretariae Romanae Favtorvm Acta, 41, 2010, s. 1.

[5]Nikoleta Pyrrou, Aris Tsaravopoulos, Cătălin Ovidiu Bojica, The Byzantine Settlement of Antikythira (Greece) in the 5th -7th Centuries, Acta Terrae Septemcastresis, V. 1, 2006, s. 224.

[6] Guntram Koch, Erken Hıristiyan Sanatı, (Çev. Ayşe Aydın), Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul 2007, s. 121.

[7] Nikoleta Pyrrou, Aris Tsaravopoulos, Cătălin Ovidiu Bojica, The Byzantine Settlement of Antikythira (Greece) in the 5th -7th Centuries, Acta Terrae Septemcastresis, V. 1, 2006, s. 224.

[8] 2013 yılı Kazı kapanış raporuyla birlikte Bakanlığa sunulmuştur.

2011 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*
Korkmaz MERAL

 

Kyzikos antik kenti, Balıkesir İli Erdek İlçesi sınırları içinde, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde yer almaktadır.

Antik kentteki 2011 yılı kazı çalışmaları 07 Temmuz-12 Ağustos 2011 tarihleri arasında[1], Erdek Özel İdare Müdürlüğü’ne para aktarımının yapılması ve Bakanlık temsilcisi olarak Erzurum Arkeoloji Müzesi’nden Dr. Ertan KÜÇÜKEFE’nin gelmesiyle başlanmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Erdek Belediyesi ve Balıkesir Valiliği ve İl Özel İdaresin’nin maddi katkılarıyla yapılan 2011 yılı kazı çalışmaları Hadrian Tapınağı’nda sürdürüldü. Ayrıca daha önce planlandığı şekilde kentin batı kısmında yer alan Nekropol alanında Jeofizik çalışmalarına başlandı. Bunların dışında Bandırma – Erdek karayolu üzerindeki Tatlısu Kavşağında yapılan karayolu düzenlemeleri nedeniyle, bu alanda çalışmalar yapılmış ve Bakanlığa rapor sunulmuştur.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları

Önceki yıllarda kazılan, ancak otlarla kaplanan alan temizlenmiş (Resim 5), hem gelen ziyaretçilere daha düzenli bir alan sunulmuş, hem de çıkan buluntuların sağlıklı değerlendirilmesi için kareleme çalışmaları yenilenmiştir.
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

2006-2009 yılları arasında tapınağın doğu ön yüzünde ve güney uzun yüzde çalışmalara devam edilirken, 2010 yılında tapınağın uzunluğunu belirlemek için çalışmalar sadece güneybatı alanda yoğunlaştırılmış ve tapınağın 116.23 m uzunluğa sahip olduğu tespit edilmişti[2].

2011 yılı çalışmaları tapınağın batı tarafında kuzeye doğru devam ettirilmiştir. Batı yönünde kazıya 28-31 E açmalarından başlanmış ve kuzeye doğru 27-31 G açmalarının bir bölümüne kadar devam edilmiştir (Çizim 1).
Çizim 1

2010 yılı çalışmalarında kazının son günlerine doğru tapınakla farklı işçilik gösteren duvar kalıntılarıyla karşılaşmıştık. 2011 yılında bu alanda devam eden çalışmalarda, bu yapının geç dönemde tapınağın güneybatı kısmına eklendiği anlaşılmıştır (Çizim 2).

Çizim 2
Duvar işçiliği, kullanılan moloz taşlar ve devşirme malzemeler bu düşüncemizi desteklemektedir. 2011 yılı çalışmalarının sona ermesi nedeniyle yapının kuzey ve doğu kısmı tam olarak ortaya çıkarılamamış, bu nedenle plan ve işlevi de kesin olarak tespit edilememiştir. Batıya yönelik bu yapının 1.30 m eninde, alttan üste doğru kademeli olarak daralan batı dış duvarı (Resim 2 ) üzerinde yer alan kapı 2.00 m genişliğindedir (Çizim 2; Resim 3 ).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Kapıdan girildiğinde kuzey-güney yönünde uzanan, kuzey taraftaki derinliği 5.25 m olan ön odaya, buradan 2.40 m genişliğinde ikinci kapı ile olasılıkla ana odaya ulaşılmaktadır. Bu odanın kuzey duvarı belirlenmesine karşın, tapınağın krepis basamakları üzerinde yer aldığını düşündüğümüz güney duvarı tamamen tahrip olduğundan belirlenememiştir. Ana odanın kapısından doğuya doğru 4.20 m ilerlememize rağmen kazılan alanın dışında kaldığından doğu duvarı bulunamamıştır.

F.W. Hasluck 1910 yılında yayınlanan Cyzicus kitabında, Bizans döneminde tapınağın kilise olarak kullanılmış olabileceğini belirtmektedir[3]. Cyril Mango, Anastasius Sinaita’ya atfen bir kiliseden söz etmekte[4] ayrıca I. Leon döneminde (MS 457-474) bir tapınağın Bakire Meryem’e adanmış bir kiliseye dönüştürüldüğünü yazmaktadır[5]. Buradan Kyzikos’da bulunan bir tapınağın kiliseye çevrildiği anlaşılıyor. Ancak belirtilen yapının Hadrian Tapınağı olduğu söylenemez. Çok anıtsal olan bu yapı kiliseye çevrilmiş olsaydı, 15. yüzyılda tapınağı gören Cyriacus bunu mutlaka belirtirdi. Ancak Hadrian Tapınağının güney batı köşesine eklenen yapı, ya Cyriacus’dan sonra yapıldı, ya da küçük olması nedeniyle Cyriacus’un dikkatini çekmedi. Bu yapının giriş odası ve ana odanın ortaya çıkarılan kısmı, Yunanistan’ın Ligourio kentinde[6] MS 1080 de, Mistra kentinde[7] MS 1428 de ve Bulgaristan’ın Preslav kentinde[8] MS Erken 10. yüzyılda inşa edilen kiliselerin giriş (atrium) ile büyük benzerlik göstermektedir. Buna göre tapınağın kiliseye dönüştürülmediğini, ancak yıkılan batı kısmına küçük bir kilise yapılmış olabileceğini söyleyebiliriz. Fakat bugün için bunu kesin ortaya koyabilecek buluntu henüz bulunmuş değil. Önümüzdeki kazı dönemlerinde çıkacak buluntuların yapının işlevini belirlememize yardımcı olacağını umuyoruz

2011 yılında, tapınağın güneybatısında 2010 yılında tespit ettiğimiz duvar kalıntılarının işlevini belirlemek için 3×3 m ölçülerinde sondaj çalışması yaptık (Çizim 1; Resim 5). Tapınağın merdiven basamaklarından 7.50 metre güneyde dört basamak ortaya çıkarıldı. Kesin olmamakla birlikte tapınak alanının deniz seviyesine doğru olan eğimi dikkate alındığında, bunların Kyzikos Hadrian Tapınağı’nın güney uzun tarafında bir teras düzenlemesi veya tapınak alanına çıkışı sağlayan basamaklar olabileceğini göstermektedir. Bu alanın işlevinin tam olarak belirlenebilmesi alanda biriken moloz taşların kaldırılması ve yeni bir düzenlemenin yapılmasıyla mümkün olacaktır. Şimdilik çalışma alanına giriş yapabildiğimiz tek yer olduğu için burada kazı yapılamamaktadır.

Tapınağın güneydoğu köşesinin tam olarak belirlenmesine yönelik yapılan sondaj çalışmasında ise güney taraftaki mermer zemin döşemesinin devamı ortaya çıkarıldı. Ayrıca basamakların mermerle kaplandığını gösteren uygulamanın bir bölümü tespit edildi. Burada bir adet I. Constantius’a ait sikke bulundu (MS 305/6). Alanda biriken moloz taşları kaldırıp tapınağa ait büyük boyutlu parçalar kazı alanının kenarına aldıktan sonra boydan boya zemin ve merdiven basamaklarının tamamen ortaya çıkarılması mümkün olacaktır.

Bu dönem çalışmaları sırasında daha önceki kazı dönemlerinde tapınağın güney uzun kenarında olduğu gibi[9], batı tarafında da önceki yıllarda çıkan örneklerle yaklaşık aynı boyutlarda pithoslar bulunmuştur. Bunların içleri tamamen toprak ve taş parçalarıyla dolu olup, depremler sonucu yıkılan tapınağın bölümlerinin ve üstteki dolgunun baskısı ile onarılamayacak derecede parçalanmış oldukları görülmüştür. Hemen hemen her kazı döneminde karşılaştığımız pithoslar, olasılıkla Orta Çağda bu alanın depolama amacıyla kullanıldığını ortaya koymaktadır. 2011 yılı çalışmalarında da aşınmış ve çok küçük parçalara bölünmüş üst yapıya ait mimari bezeme parçalarının yanı sıra frize işlenmiş çok sayıda insan (Resim 8-10) figürlerinin uzuvlarına ait parçalar da ele geçmiştir.

 

SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Özellikle daha önceki kazı dönemlerinde tapınağın doğu tarafında ele geçen örneklerde olduğu gibi, sütun tamburuna ait tamamlanmamış parçaların bulunması (Resim 6)
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

sütun yivlerinin yapılışı konusunda bilgi vermesi açısından önemlidir. Ayrıca geç dönemde yapıya eklendiğini düşündüğümüz bölümün içinde 120 cm yüksekliğinde, 130 cm genişliğinde sadece akantus yapraklarının korunduğu korinth sütun başlığına ait parça ele geçmiştir (Resim 7).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Oldukça kaliteli bir işçiliğe sahip olan başlığın üzerindeki izlerden boyalı olduğu anlaşılmaktadır. Kazı çalışmaları sırasında çıkarılan üst yapıya ait mimari parçaların 15. yüzyıldan beri büyük oranda zarar gördüğü, daha önce olduğu gibi bu kazı döneminde de tespit edilmiştir. Bunda alanın uzun yıllar kireç ocağı olarak kullanılmasının etkisi fazladır.

Kazının sonunda çalışma alanı temizlendi, çizimleri yapıldı ve fotoğrafları çekildi. Kazı bitiminde Kyzikos Hadrian Tapınağı’nda ele geçen 11 parça envanterlik eserden 2 adedi büyük boyutlu olması ve daha sonraki yıllarda yapılması düşünülen restorasyon çalışmalarında kullanılmak üzere tapınak alanında bırakılmış, 9 adedi ise Bandırma Arkeoloji Müzesi’ne teslim edilmiştir. Yine tapınak alanından çıkarılan 3 adet taşınmaz ve 17 adet taşınır etütlük eserde müze görevlilerine teslim edilmiştir.

2011 yılı kazı çalışmalarında, tapınak alanında daha önce başlattığımız çalı ve ağaç temizliğine devam edildi (Resim 1-4).

 

SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Çünkü kazı döneminde alanın sınırlarını belirlemek için yaptığımız çalışmalar sırasında yoğun çalı tabakası nedeniyle sıkıntılar yaşanmaktaydı. Ağaç ve çalıların temizlenme çalışmalarının tamamlanması sonrası sınırlarını belirlediğimiz alanın koruma amaçlı olarak tel örgü içine alınması da kolaylaşacaktır. Bu çalışmalar tamamlandığında Hadrian Tapınağının hem mevcut görselliği ön plana çıkacak hem de gelen ziyaretçilere daha gezilebilir alan sunulmuş olacaktır.

Nekropol Alanı Arkeojeofizik Araştırmaları

Hadrian Tapınağı’nda kazı çalışmalarının sürdürülmesinin yanı sıra kentin batısında bulunan nekropolde de Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Çağrı ÇAYLAK başkanlığında bir ekip arkeojeofizik çalışmaları yapmıştır. . Kyzikos antik kentinin batı Nekropol alanında yapılan arkeojeofizik çalışmada, manyetik yöntem uygulanarak, yeraltındaki mezarların belirlenmesine çalışılmıştır.

Çalışma Sahasından Manyetik Verilerin Elde Edilmesi: Çalışma alanında kaba manyetik ölçüler alınmış ve detaylı manyetik ölçüm yapılması için çalışma alanı olarak 40×60 m boyutlarında, 2400 m2 ’lik alan belirlenmiştir. Yeraltındaki olası arkeolojik yapı da göz önüne alınarak, profillerin aralıkları 0.5 m, her bir profil üzerindeki ölçüm noktası aralıkları yine 0.5 metre olarak alınmıştır. Toplam 9.840 adet ölçü değeri elde edilmiştir.

Veri Analizi: Çalışma alanının kutba indirgenmiş manyetik anomalilerine analitik sinyal yöntemi uygulanmıştır.

Bulgular: Manyetik prospeksiyon ve yorumlama çalışmalarında, çalışma sahasından alınan manyetik verilerin haritalanması, verilerin değerlendirilmesi ve yorumlanabilmesi için veri işlem teknikleri uygulanmıştır. Araziden toplanan manyetik ölçüm değerlerini genel olarak görebilmek için öncelikle manyetik anomali haritaları haline dönüştürülmüş ve 40 x 60 metre boyutlarında, 2400 m2 ’lik alandan alınan manyetik ölçümler anomali haritasında gösterilmiştir.

Nekropol alanında manyetik anomaliye neden olan yapıların konumlarının ve sınırlarının belirlemesi için kutba indirgenmiş veriye, analitik sinyal tekniği uygulanmıştır. Analitik sinyal uygulanmış manyetik anomali haritası incelendiğinde 1, 2, 3 ve 4 nolu bölgeye odaklanılmış, bu bölgelerin yer altı yapı kalıntılarını temsil edebileceği düşünülmüştür. Ayrıca, bu dört bölge için 3B manyetik anomali kabartma haritaları çizilmiştir (Çizim 3, 4)

Çizim 3
Çizim 4

Sonuç olarak Kyzikos antik kentinin nekropol alanında manyetik ölçümler yapılmıştır. Çalışmanın veri işlem aşamasında ise anomali haritası haline getirilen manyetik ölçümlerin görüntülerinin iyileştirilmesi ve anomalilerin belirgin hale getirilmesi amacıyla kutba indirgenme ve analitik sinyal işlemleri uygulanmıştır. Analitik sinyal uygulanmış manyetik anomali haritaları ve manyetik anomalilerin 3B kabartma haritaları incelendiğinde 1., 2., 3. ve 4. bölgede yüksek manyetik değerli anomaliler gözlenmiştir. Bu bölgelerde arkeolojik yapı kalıntılarının tahmini yerleri ve sınırları kolaylıkla gözlenebilmektedir.

Çalışmanın ikinci aşamasında, bu belirtilerin olduğu bölgelerde elektrik tomografi yöntemi uygulanacaktır. Elektrik tomografi yöntemiyle arkeolojik yapıların yeri ve derinliği, iki ve üç boyutlu modellerle ortaya çıkarılacaktır.

 

 

 

Yrd.Doç.Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

[1] Başkanlığımdaki kazıya Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Çağrı ÇAYLAK, Mardin Artuklu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Arş. Gör. Ahmet Cüneydi HAS, Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yüksek Lisans öğrencileri, Ahmet TERCANLIOĞLU, Elif YAVUZ, Semra KARABIYIK, Yaşar ARLI ve Ayşe YILDIRIM ile Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri katılmıştır. Kazı çalışmalarına izin veren ve maddi yönden destekleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, destekleyen, Erdek Belediye Başkanlığına, Balıkesir Valiliği İl Özel idaresine, Erdek Kaymakamlığı’na, Bakanlık temsilcisi Dr. Ertan KÜÇÜKEFE’ye ve kazı ekibine teşekkür ederim.

[2] N. Koçhan, “The Temple of Hadrian at Cyzicus in The Light of Excavations” Cyzique, une cité majeure et méconnue de la Propontide antique, Paul Verlaine Universite, Colloque 3 et 4 Mars 2011 Metz-Fransa; N. Koçhan, K. Meral, “Kyzikos 2010” 33. Kazı Sonuçları Toplantısı Baskıda

[3] F.W. Hasluck, Cyzicus (1910) 188.

[4] C. Mango, Bizans Yeni Roma İmparatorluğu (Çev. G. Ç. Güven İstanbul 2008) 205 Dn. 31.

[5] Mango, Age. 217.

[6] R. Krautheimer, Early Christian and Byzantine Architecture (London 1986) 392 Abb.354c.

[7] Krautheimer, Age. 428 Abb.386.

[8] Krautheimer, Age. 369 Abb.327a.

[9] A. Yaylalı-V. Özkaya, “1994 Kyzikos Arkeolojik Kazısı”, XVII. Kazı Sonuçları Toplantısı II (1995) 313; N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, A. C. Has, “Kyzikos 2009” 32. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt, 188, Resim 1.

2010 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*
Korkmaz MERAL

 

Kyzikos antik kenti, Balıkesir İli Erdek İlçesi sınırları içinde, antik dönemde Arktonnesos (Ayı Adası) ya da Arkton Oros (Ayılar Dağı) olarak anılan Kapıdağı Yarımadası’nın anakara ile birleştiği kıstağın güney ucuna yakın kısımda, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde yer almaktadır.

Antik kentteki 2010 yılı kazı çalışmaları 08 Temmuz-17 Ağustos 2010 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir[1]. Erdek Özel İdare Müdürlüğü’ne para aktarımının yapılması ve Bakanlık temsilcisi olarak Çanakkale Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’ndan Elif Kavas’ın görevlendirilmesi üzerine kazıya başlanmıştır.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Erdek Belediyesi’nin maddi katkılarıyla sürdürülen 2010 yılı kazı çalışmaları esas olarak Hadrian Tapınağı’nda yoğunlaştırılmasına karşın, ayrıca Bakanlıktan gelen yazılar doğrultusunda sit alanıyla ilgili çalışmalar da yapılmıştır.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları

2006-2009 yılları arasında tapınağın doğu ön ve güney uzun yönde çalışmalara devam edilirken 2010 yılı çalışmaları tapınağın sadece güney uzun yönünde batıya doğru yapılmıştır. Daha önceki yıllarda kazılan, ancak otlarla kaplanmış alan temizlenmiş, hem gelen ziyaretçilere daha düzenli bir alan sunulmuş, hem de çıkan buluntuların sağlıklı değerlendirilmesi için kareleme çalışmaları yenilenmiştir.

Güney uzun yönünde kazıya 25 A-D açmalarından başlanmış ve batıya doğru 31 A-E açmalarının bir bölümüne kadar kazılmıştır (Çizim; Resim 1, 2). Bu açmalarda geçen yıl olduğu gibi bu yılda tapınağın stylobatı ile üst yapısına ait bezemeli mimari parçalar, frize işlenmiş olan insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçaların yanı sıra ayrıca 196 adet sikke bulunmuştur.

Çizim 2
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
Resim 2

2006-2009 yılları arasında devam eden çalışmalarda tapınağın güneybatı köşesi ortaya çıkarılamamıştı. En azından tapınağın uzunluğunu tam olarak tespit etmek amacıyla 2010 yılı çalışmaları sadece güney uzun yönde yoğunlaştırılmış ve güneybatı köşenin kuzeye döndüğü kısım belirlenebilmiştir (Resim 2). Tapınağın güneybatı köşesinde 28/29 D açmalarının birleşme yerinde krepisin kuzeye döndüğü belirlenmiştir. Bunun üzerine zemin seviyesindeki merdiven basamağının 28/29 D açmalarının birleşme yerinde mermer zemin döşemesi ile birleştiği kısımdan doğuda 6 D açmasında alt krepisin basamağının mermer zemin döşemesi ile birleştiği kısma kadar alınan ölçüler sonucunda Kyzikos Hadrian Tapınağı’nın 116.23 m uzunluğa sahip olduğu tespit edilmiştir (Çizim 1). Bu ölçüleriyle Anadolu’daki büyük boyutlu tapınaklar[2] arasındaki yerini almıştır.

Kazılar sırasında bulunan sütun başlıklarına ait parçalardan da anlaşılacağı gibi korinth düzeninde ve dipteral planlı olduğu düşünülen tapınağın etrafının mermer bloklarla döşeli olduğu tespit edilmiştir[3].

Doğu batı yönünde uzanan 7 adet galeri üzerine oturtulan tapınağın planı ve ölçüleri konusunda net bir bilgiye sahip olmadığımız için, bu güne kadar yapılan çalışmalarda stylobat ölçüsü olarak Ancona’lı Cyriacus’un verdiği 160 x 360 ayak kabul edilmiştir[4]. Cyriacus’un verdiği bu bilgiyi dikkate aldığımızda tapınağın stylobatının 48.84 x 106.56 m ölçülerinde olması gerekir. Ancak Cyriacus’un bu ölçüyü tam olarak nereden aldığı da kesin olarak bilinmiyor.

2010 yılı kazı çalışmaları sonucu güneybatı köşe tam olarak ortaya çıkarıldığı için, güney uzun tarafta en alt krepis seviyesinden ölçüsü alındığında uzunluğunun 116.23 m olduğu tespit edilen tapınağın, stylobat düzeyindeki uzunluğunun ise yaklaşık 107 m olduğu tahmin edilmektedir (Çizim 2). Ancak üst bölümün tahrip olması şimdilik bunu net olarak ortaya koymamızı engellemektedir (Resim 4).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Tapınağın oturduğu galerilerin üzeri temizlendiğinde stylobat ölçülerini netleştirmek mümkün olacaktır. Yinede bugünkü veriler dikkate alındığında Kyzikos Hadrian Tapınağı’nın özellikle Didyma Apollon Tapınağı ile yaklaşık aynı ölçülere sahip olduğu söylenebilir.

Güney uzun tarafta zemin döşemesinden itibaren beşinci basamakta yer alan havalandırma boşlukları, hemen kuzeyinde yer alan ve boydan boya uzanan galerilere açılmaktadır (Çizim 3; Resim 5).
Çizim 3
Resim 5

Bu havalandırma boşluklarının 14 adet olduğu tespit edildi. Havalandırma boşluklarının başladığı basamaktan ilk galeriye kadar olan genişlik 5.28 ile 5.78 m arasında değişmektedir. Buna göre uzun yöndeki dış sütunların, üst krepis ile ilk galeri arasına yerleştirilmiş olması gerekiyor[5]. Uzun kenarlardaki ikinci sütun sırası da, birinci ve ikinci galerinin arasında yer almış olmalıdır (Çizim 2).

Bugüne kadar yapılan çalışmalarda tapınağın sütun sayıları da tartışmalıdır. Bazı araştırmacılar tapınağın 6 x 15 sütun[6], bazıları 8 x 15 sütun[7] ve bazıları da 8 x 17 sütuna[8] sahip olduğunu kabul eder. Bu önerilerde Cyriacus’un ölçülerine tam olarak güvenilmediğini gösterir. . Tapınağın ön kısmında 8 sütun olduğu genelde kabul ediliyor. Çünkü Cyriacus’un çizimlerinde[9] ve bazı Kyzikos sikkelerinde[10] önde 8 sütunlu tapınak resimleri var.

2009 kazı döneminde tapınağın doğu ön kısmında bir sütun kaidesine ait iki parça bulunmuştu[11]. Bu kaidenin kare alt kısmının bir kenar uzunluğunun 2.53 m, sütun tamburunun oturduğu kısmın çapının ise 2.13 m olduğu tespit edildi (Çizim 4).
Çizim 4

Tapınağın sütunları plana işlenirken sütun aralıklarının çaplarına oranı göz önüne alınması gerektiğinden, tapınaktaki sütun sayılarının belirlenmesin de bu kaide parçalarının bulunmasının önemi anlaşılmaktadır. Yukarıda yaptığımız açıklamalara göre, sütun kaideleri arasındaki boşluğu ortalama 4.26 m kabul edersek uzun güney yöne doğudan başlayarak sütunları yerleştirebiliriz. Buna göre havalandırma boşlukları arasına birer sütun yerleştirdiğimizde 14. havalandırmadan sonra da iki sütun yerleştirecek kadar boşluk kalmaktadır. Bundan hareketle dipteros planlı tapınak 8 x 16 sütuna sahip olmalıdır (Çizim 2). Çünkü 8 x 15 sütun dizimini kabul edersek kısa kenarlarda ya daha fazla boşluk kalacak, ya da sütunların daha aralıklı yerleştirilmiş olduğunu kabul etmemiz gerekecektir. Aynı şekilde 8 x 17 sütun dizimi kabul edildiğinde de sütunların daha sık yerleştirilmiş olmaları gerekecek ve sonuçta bazı sütunlar havalandırma boşluklarının üzerine gelecektir. Ancak bunları daha kesin ifade edebilmek ve doğrulamak için kazıya biraz daha devam etmemiz en azından stylobat ölçülerini kıssa kenarlarda da kesin olarak ortaya koymamız gerekmektedir.

Tapınağın güney tarafında geçen yıl yapılan çalışmaları destekleyen ve sütunlar hakkında daha sağlıklı bilgiler edinmemizi sağlayan parçalar çıkmaya devam etti. Geçen yıllarda iki metrenin üzerinde çapa sahip sütun tamburları bulunmuştu. 2010 yılında ise bu sütunların nasıl yapıldığına yardımcı olacak parçalar bulundu. 2006-2010 yılları arasında yapılan kazılarda çıkarılan sütun parçaları dikkate alındığında tapınağın tam olarak bitirilemediği de söylenebilir. Çünkü yarı işlenmiş veya çizilerek işlenmeye hazır hale getirildiği halde hiç işlenmemiş sütun parçaları da bulundu (Resim 6).

 

Resim 6
2009 kazı sezonunda 22 C açmasında zemin döşemesine ulaşmıştık. Bu yılki çalışmalarda ortaya çıkarılan zeminin, güneybatı köşeye kadar, yer yer tahrip olsa da, devam ettiği görüldü. Ayrıca 2010 yılı çalışmalarında tapınağın güney uzun tarafın batı köşesine yakın krepis basamaklarına paralel uzanan iki duvar kalıntısı tespit edildi (Resim 1). Çok az bir kısmı ortaya çıkarılan ve zemin döşemesi seviyesinden başlayan ve aşağı doğru inen bu bölümün tapınağın oturduğu terasa, deniz tarafından çıkışı sağlayan merdiven basamakları olabileceğini düşünüyoruz. İlerleyen kazı dönemlerinde bu bölümün işlevi daha açık bir şekilde ortaya konacaktır.

2010 kazı dönemi çalışmaları sırasında tapınağın güneybatı tarafında da, 2008 kazılarında doğu ön tarafta bulunan örnekle[12] benzerlik gösteren kireç yakma alanı tespit edildi (Resim 3).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Bu da 20. yüzyılın birinci yarısında tapınağın belirli yerlerinde kireç kuyuları oluşturularak, antik yazarların övgüyle söz ettikleri o muhteşem eserin yavaş yavaş yok edildiğini gösteriyor. Ayrıca bu sezon çalışmalarında tapınağın batı kısa kenarın güney köşesinde tapınakla ilgisi olmayan ve basamaklarla farklı bir yapı sergileyen duvar kalıntıları tespit edildi (Resim 2).

2010 yılı kazı çalışmaları sırasında daha önceki kazı dönemlerinde olduğu gibi tapınağa ait çok sayıda bezemeli mimari parçalar (Resim 8), sütun parçaları ve frize ait kabartmalar (Resim 9) ortaya çıkarıldı. Özellikle bu dönem çalışmaları sırasında bulunan çörtenin (Resim 7) iç kısmında, demirden 3 adet nokta aleti ile 7 adet düz keski bulundu (Resim 10).
Resim 8
ç2
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Mermer işleyen ustalara ait bu aletleri, tapınak yıkıldıktan sonra, başka yerlerdeki yapılarda kullanılmak üzere mermer malzemeyi götürmek isteyen kişiler için hazırlayan ustaların kullanmış olabileceğini düşünüyoruz.
Ayrıca bu dönem çalışmaları sırasında tapınağın batı tarafında dolgu toprak içinden bir arada toplam 196 adet bronz sikke bulundu (Resim 11). Birinin üzerindeki kalıntı izinden dolayı bez torba içinde saklandığı anlaşılan sikkelerin Roma İmparatorlarından Constantin I (307-337) dönemine ait olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü ele geçen bu sikkelerin bir kısmının ön yüzünde Constantin I portresi arka yüzlerinde ise imparatorun egemenlik yılını simgeleyen çelenk içinde VOT XXX lejantı verilmiştir (Resim 11). Bu sikkelerin arka yüzlerinin alt bölümünde ise Kyzikos darphanesinde basıldığını gösteren SMK lejantı yer almaktadır[13].
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Kazının sonunda güney ve doğu yöndeki çalışma alanları temizlendi, çizimleri yapıldı ve fotoğrafları çekildi. Kazı bitiminde Kyzikos Hadrian Tapınağı’nda ele geçen 139 parça envanterlik eserden 1 adedi büyük boyutlu olması ve daha sonraki yıllarda yapılması düşünülen restorasyon çalışmalarında kullanılmak üzere tapınak alanında bırakılırken, 138 adedi ise Bandırma Arkeoloji Müzesi’ne teslim edildi. Yine tapınak alanından çıkarılan 21 adet taşınmaz ve 149 adet taşınır etütlük eser tarafımızdan müze görevlilerine teslim edilmiştir.

Sit alanı çalışmaları
Kazı süresince Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün 08.07.2010 tarih ve 145835 sayılı yazılarına istinaden Bandırma-Erdek Karayolu Aşağıyapıcı Kavşağı ile ilgili ve ayrıca Balıkesir Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün 23.06.2010 tarih ve 3158 sayılı yazıları ile Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 22.11.2010 gün ve 138 toplantı sayılı yazılarına istinaden, kentin Erdek ilçesi tarafında kamplar yol ayrımının altında kalan alanda sit sınırının yeniden belirlenmesine yönelik çalışmalar yapıldı. Bu kapsamda toplam 38 sondaj çalışması yapılarak hazırlanan 20.09.2010 tarihli rapor gerekli birimlere iletildi.

 

 

 

*Yrd.Doç.Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

Yrd.Doç.Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

[1] Başkanlığımdaki kazıya Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yrd.Doç.Dr. Korkmaz MERAL, Doktora öğrencisi Hacer MOTOR, Yüksek Lisans öğrencileri Ahmet Cüneydi HAS ve Ahmet TERCANLIOĞLU ile Lisans öğrencilerinden Yaşar ARLI, Selçuk KARADUMAN, Ayşe YILDIRIM, Burçin TÜLÜ, Asiye ERDOĞAN, Leyla KILIÇ ve Yağmur Burcu GENÇARSLAN katılmıştır. Kazı çalışmalarına izin veren, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, kazımızı destekleyen, Balıkesir Valiliğine, Erdek Belediye Başkanlığına, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’na, Bakanlık temsilcisi Elif Kavas’a ve kazı ekibine teşekkür ederim.

[2] E. Akurgal, Anadolu Uygarlıkları (1993) 400, 458, Şekil 320, 355

[3] N. Koçhan, “The Temple of Hadrian at Cyzicus in The Light of Excavations” Cyzique, une cité majeure et méconnue de la Propontide antique, Paul Verlaine Universite, Colloque 3 et 4 Mars 2011 Metz-Fransa.

[4] T. Reinach, “Lettre â J. B. de Rossi au Sujet du Temple d’Hadrien â Cyzique” BCH 14, 1890,526; F. W. Hasluck, Cyzicus (Cambridge 1910), 11; A.Barattolo, “The Temple of Hadrian – Zeus at Cyzicus. A new proposed reconstruction for a fresh architectonic and ideological interpretation”. IstMitt. 45, 1995, 79,84.

[5] N. Koçhan, “The Temple of Hadrian at Cyzicus in The Light of Excavations” Cyzique, une cité majeure et méconnue de la Propontide antique, Paul Verlaine Universite, Metz-Fransa, Colloque 3 et 4 Mars 2011.

[6] T. Reinach, “Lettre â J. B. de Rossi au Sujet du Temple d’Hadrien â Cyzique” BCH 14, 1890, 525,526.

[7] F. W. Hasluck, Cyzicus (Cambridge 1910), 14;B. Ashmole, “Cyriac of Ancona and the Temple of Hadrian at Cyzicus” Journal of the Warburg and Courtauld Institutes 19, 1956, 182.

[8] A. Barattolo, “The Temple of Hadrian-Zeus at Cyzicus. A New Proposed Reconstruction for a Fresh Architectonic and Ideological Interpretation”. IstMitt. 45, 1995, 96, Fig.4; B. Burrell, “Temples of Hadrian, not Zeus” Greek, Roma and Byzantine Studies 43-1, 2002/3, 37.

[9] T. Reinach, “Lettre â J. B. de Rossi au Sujet du Temple d’Hadrien â Cyzique” BCH 14, 1890,527,528;B. Ashmole, “Cyriac of Ancona and the Temple of Hadrian at Cyzicus” Journal of the Warburg and Courtauld Institutes 19, 1956,184, Pl.35c.

[10] R. M. Ertüzün, Kapıdağı Yarımadası ve Çevresindeki Adalar. Tarih ve Arkeolojisi Üzerinde Araştırmalar (Ankara 1964),136, Res.26; A.Barattolo, “The Temple of Hadrian -Zeus at Cyzicus. A New Proposed Reconstruction for a Fresh Architectonic and Ideological Interpretation”. IstMitt. 45, 1995, 65; J. Delaine, “The temple of Hadrian at Cyzicus and Roman Attitudes to Exceptional Construction” Papers of the British School at Roma, LXX, 2002, 205, Fig.1.

[11] N. Koçhan, “The Temple of Hadrian at Cyzicus in The Light of Excavations” Cyzique, une cité majeure et méconnue de la Propontide antique, Paul Verlaine Universite, Colloque 3 et 4 Mars 2011 Metz-Fransa; N. Koçhan-K. Meral-H. Motor-A.C. Has, “Kyzikos 2009” 32. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt (Ankara 2011) 190, Resim 5.

[12] N. Koçhan-K. Meral-H. Motor-A.C. Has, “Kyzikos 2009” 32. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt (Ankara 2011) 189, Resim 4.

[13] N. Baydur, Roma Sikkeleri (1998) 96

2009 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*
Korkmaz MERAL
Hacer MOTOR
Ahmet Cüneydi
HAS

 

Kyzikos antik kentinde 2009 yılı kazı çalışmaları 01-31 Temmuz 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir[1]. Bakanlık temsilcisi olarak Kayseri Arkeoloji Müzesinden Gökhan Yıldız görev almıştır.

2009 yılı çalışmaları kentin üç ayrı kısmında sürdürülmüştür; Hadrian Tapınağı’nda kazı, Karakafa Tepede sondaj ve Hytos Limanında ise su altı çalışmaları yapılmıştır.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları

2009 yılında tapınak alanında sürdürülen çalışmalar doğu ön kısımda kuzeye, güney uzun yönde ise batıya doğru devam ettirilmiştir. Tapınağın doğu ön kısmında J1-5 açmalarından başlanmış ve kuzeye doğru L 3-6 açmalarının bir bölümüne (Çizim 1; Resim 3), güney uzun yönde ise 22 A-D açmalarından başlanmış ve batıya doğru 25 A-D açmalarının bir bölümüne kadar kazılmıştır (Çizim 1; Resim 2). Bu açmalarda önceki yıllarda olduğu gibi Orta Çağa ait aşırı tahrip olmuş kiremit ve küp mezarlar[2] ile yan yana yerleştirilmiş biri sağlam üç pithos bulunmuştur. Uzun bir yapım süreci geçiren Roma Dönemi’ne ait tapınaktan ise daha önceki yıllarda olduğu gibi, krepis basmakları ile üst yapısına ait sade ve bezemeli mimari parçaların yanı sıra frize işlenmiş olan insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalar da ele geçmiştir.
Çizim 1
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

2008 yılı çalışmaları sonucunda 21D açmasında havalandırma pencerelerinin on birincisi ortaya çıkarılmıştı. 2009 yılında havalandırma pencerelerinin sayısı on üçe ulaştı. Son havalandırma penceresindeki taşın üzerine yer alan triglif, Kyzikos Hadrian Tapınağı’nın inşasında yakınında bulunan erken bir yapıdan devşirme malzemenin getirilerek kullanıldığını göstermektedir.

2009 yılı sonu itibariyle doğu ön kısımda kuzeye 45 m, güney uzun yönde ise batıya yaklaşık 100 m gidilmiştir. Buna Rağmen henüz güneybatı köşeye ulaşılamamıştır. Tapınağın büyüklüğüyle ilgili antik yazarların söylemlerini bu ölçüler de açık bir şekilde desteklemektedir. 2010 yılı çalışmalarında özellikle bu alana ağırlık verip burada sezon sonuna kadar sonuca olaşmak ve tapınağın güneybatı köşesini bulmak istiyoruz.

Tapınağın güney tarafındaki çalışmalar sırasında önceki yıllardaki çalışmaları[3] destekleyen ve sütunlar hakkında daha sağlıklı bilgiler edinmemizi sağlayan parçalar çıkmaya devam etti. Geçen yıl sütunların üst bölüme ait olduğunu düşündüğümüz 2 m çapa sahip tamburlardan sonra bu yıl da alt bölümüne ait olabileceğini düşündüğümüz 2 m’nin üzerinde çapa sahip tamburlar bulundu (Resim 1).
Resim 1

Doğu ön tarafta varlığını bildiğimiz mermer zemin döşemesinin güney uzun kenarda da olması gerektiği düşüncesiyle, 2006 yılından itibaren güney tarafta yaptığımız çalışmalar da düzenli bir şekilde zemini bulmak amacıyla, sürekli derine inmeye çalıştık. Bu çalışmalar sunucunda 22 C açmasında zemine ulaştık (Resim 2). 22 C açmasında ortaya çıkarılan mermer döşeme blokların 25 C açmasında bu sezon kazıyı bıraktığımız noktaya kadar devam ettiği görüldü. 2010 yılında yapılacak çalışmalarla bu alanın yapısı daha kesin verilerle ortaya konacaktır. Bu alanda bulunan mermer döşeme blokların, tapınağın ilk inşası sırasında mı, daha sonraki dönemde mi döşendikleri araştırılacaktır.

Tapınağın doğu ön kısmında mermer zemin döşemesinin kuzeye ve doğuya doğru devam ettiği önceki yıllarda saptanmıştı. 2007 ve 2008 yıllarında bu alandaki kazıda, çalışma alanını genişletmek ve doğu ön kısmın son noktasını tespit etmek için alanın güneydoğu bölümünde çalışılmıştı. 2009 yılında da aynı alanda kuzeye doğru çalışmalar devam ettirildi. Bu çalışmalar sırasında özellikle J1-2 ve K1-2 açmalarında tarım toprağı çıkmaya devam edince, L 1-2 açmaları bırakılarak L3-6 açmalarında kuzeye doğru çalışmalara devam edildi.

2008 kazı sezonunda tapınağın doğu tarafında J 3, 4 ve K 3, 4 açmalarında Cumhuriyet Dönemi’ne ait 3.30 m çapında, 2.50 m derinliğinde bir kireç kuyusu tespit edilmişti. Bu kuyunun güney tarafında, J 2-4 açmalarında ve kuyuya 2.00 m kala başlayan yanık alan saptanmıştı (Resim 4).

Bu sezon çalışmaları sırasında bahsi geçen yanık alanın kuyunun çevresini tamamen kapladığı görüldü. Yanık alanın boyutları dikkate alındığında tahribatın çok büyük boyutlu olduğu, kireç yapımı sırasında yakılan ateş nedeniyle kuyunun duvarlarında kullanılan mermer parçalarının, yıllar sonra yerinden alınırken bile parçalandığı görüldü.

Doğu yöndeki çalışmalar sırasında da üst yapıya ait mimari parçaların yanı sıra alınlığa işlenmiş bazı figürlerin gövdelerine ait parçalar da ele geçti. Bu dönem doğu ön tarafta yapılan çalışmalarda tam olmasa da sütun kaideleri hakkında önceki yıllarda bulunan örneklere kıyasla daha fazla bilgi edinebileceğimiz iki parça bulundu (Resim 5).
9

Bu parçalardan hareketle sütun kaidelerinin tipleri tespit edilmeye çalışıldı. Özellikle bu örnek yardımıyla Kyzikos Hadrian Tapınağı’nda Attika-İon tipi sütun altlıklarının kullanıldığını söylemek mümkündür[4].

Tapınakta, aşınmış ve çok küçük parçalara bölünmüş olmaları nedeniyle boyutları hakkında kesin bir yargıya varamadığımız üst yapıya ait mimari bezeme parçaları ele geçmiştir. Bu dönem çalışmalarında bulunan örneklerden biri tapınağın konsollu geison kısmına ait olduğunu düşündüğümüz eserdir (Resim 6).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Üzerine işlenen ters düz palmet bezemesi, altındaki yumurta ve inci boncuk dizisi ile akantus yaprağının işlendiği dışa çıkıntılı bu parça ile tapınağın doğu ön tarafında bulunan üzerinde açık ve kapalı palmetin işlendiği, çörtenin yer aldığı sima parçası (Resim 7) boyutlarıyla dikkat çekmektedirler.
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Mimari bezeme parçalarının yanı sıra, frize işlenmiş çok sayıda insan ve hayvan figürlerine ait parçalar da ele geçmiştir (Resim 8, 9). 2006-2008 kazı dönemlerinde ortaya çıkarılan figürlerdeki, miğfer, kılıç ve kalkan gibi parçalardan hareketle frizde savaş sahnesinin işlendiğini söylemiştik. 2009 kazı döneminde çıkan parçalarda bunu desteklemektedir.
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

 

 

Karakafa Tepe Sondajı

27-31 Temmuz 2009 tarihleri arasında kentin doğu tarafın da, Bandırma Körfezine yakın bir alanda Aşağıyapıcı yolunun batı tarafında bulunan Karakafa Tepe’de sondaj çalışması yapılmıştır. 3×3 m ölçülerinde açılan sondajda -2.00 m derine inilmiştir. Tarım toprağından itibaren kum kaplı zemine inilinceye kadar tabakalanmanın olmadığı görülmüş ve karışık halde seramik parçaları tespit edilmiştir (Resim 10).
Resim 10

Özellikle kum tabakasının hemen öncesi kısım yoğun seramik buluntusuyla dikkati çekmektedir. Çalışma sonucu bu alanda bir yerleşimin varlığını gösteren tabakalaşmaya rastlanmaması ve yoğun biçimde bulunan ve etütlük olarak bile değerlendirilemeyecek kadar küçük parçalara ayrılmış olan seramikler kentteki seramik işliklerinin burayı çöplük olarak kullanmış olabileceklerini akla getirmektedir. Açmada unguantarium, kandil ve pişmiş toprak figürinlere ait parçalar bulunmuştur (Resim 11, 12).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

 

 

Sualtı Çalışmaları

2008 yılında yapılan kısa süreli çalışmalardan sonra, bu sezon Hytos Limanında (Resim 13) 06-13 Temmuz 2009 tarihleri arasında Prof.Dr. Mustafa Şahin yönetimindeki Bursa Uludağ Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü elemanları tarafından yapılan daha kapsamlı çalışmalarda mendireğin son durumu tespit edilmeye çalışıldı. En geniş yeri 13 m olan, 84 m uzunluğundaki antik Hytos Limanın mendireğinin yapımında 1 m den 2.5. m ye varan uzunluklarda blok taşların kullanıldığı anlaşılmıştır (Resim 14 ).

 

OLYMPUS DIGITAL CAMERA
Resim 14

Total stationla yapılan ölçüm çalışmalarında liman mendireği ve çevresinde 238 adet blok taş tespit edilmiştir. Bu blok taşların büyük çoğunluğu 1-2.5 m uzunluğunda dörtgen formdadır. Bu blok taşlar kenetlerle birbirlerine bağlanmıştır. Bloklar arasında dolgu malzemesi olarak da “Roma Harcı” kullanılmıştır. Ayrıca çalışmalar sırasında birde taş çapa tespit edilmiştir (Resim 15).
Resim 15

Hytos Limanın yapımında kullanılan malzeme, yapım tekniği ve Kyzikos Antik Kenti’nin tarihi ışığında liman mendireğinin MS 1-2. yüzyıl, özellikle Hadrian döneminde yoğun olarak kullanıldığı düşünülmektedir. Antik çağda Ege ve Karadeniz arasında deniz ticaret ağının en önemli liman kentlerinden biri olduğu düşünülen Kyzikos antik kenti Hytos Limanı’nın sadece antik çağda değil Ortaçağ ve Osmanlı dönemlerinde de kullanıldığı düşünülmektedir. Ancak bilimsel bir sonuca varabilmek ve liman kullanımına dair kesin tarihlemenin yapılabilmesi için sondaj çalışmalarının yapılarak liman bölgesindeki dolgu tabakasının altında kalan verilere ulaşılması gerekmektedir.

 

 

 

 

*Yrd. Doç.Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

[1] Başkanlığımdaki kazıya Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Yrd.Doç.Dr. Korkmaz MERAL, Doktora öğrencisi Hacer MOTOR, Yüksek Lisans öğrencisi A. Cüneydi HAS, Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Mustafa ŞAHİN, Doç.Dr. İbrahim Hakan MERT, Dr. Derya ŞAHİN, Arş.Gör. Serkan GÜNDÜZ, Oktay DUMANKAYA ile Bayern-Almanya Sualtı Arkeolojisi Birliği’nden Dr. Tobias Florian PFLEDERER, Axel Georg SABİSCH, M. A. Dagmar Ursula LEEB ve Marcus THEIR ile Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri katılmıştır. Ayrıca bu yılki kazı çalışmalarına izin veren, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, kazımızı destekleyen, Balıkesir Valiliğine, Erdek Belediye Başkanlığına, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’na, Bakanlık temsilcisi Gökhan Yıldız ve kazı ekibine teşekkür ederim.

[2] N. Koçhan, K. Meral, H. Motor ve F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” 29. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt ( Ankara 2008) 12 vd.; N. Koçhan, K. Meral ve F. Güneş, “Kyzikos 2007 Yılı Kazıları” 30. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt (Ankara 2009) 165 Resim 7, 8.

[3] N. Koçhan, K. Meral,“Kyzikos 2008” 31. Kazı Sonuçları Toplantısı 2. Cilt (Ankara 2010) 52, Resim 3.

[4] S. Saltuk, Arkeoloji Sözlüğü (1993) 85, L.XIX

2008 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN*
Korkmaz MERAL

 

Kyzikos antik kentinde 2008 yılı kazı çalışmaları 11 Temmuz – 13 Ağustos 2008 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir[1]. Bakanlık temsilcisi olarak Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan Arkeolog Lokman Kemaloğlu görev almıştır.

2008 yılı kazı çalışmaları esas olarak Hadrian Tapınağı’nda yoğunlaştırılmasına karşın, amfiteatr ve limanlarda da çalışmalar yapılmıştır.

Hadrian Tapınağı Kazı Çalışmaları: 2006 yılından itibaren tapınak alanında sürdürülen çalışmalar doğu ön kısımda kuzeye, güney yönde ise batıya doğru devam ettirilmiştir. 2008 yılı çalışmalarına tapınağın doğu ön kısmında H 1-4 açmalarından başlanmış ve kuzeye doğru K 1-5 açmalarının bir bölümüne (Çizim 1; Resim 1), güney uzun yönde ise 20 A-D açmalarından başlanmış ve batıya doğru 22 A-D açmalarının bir bölümüne kadar kazılmıştır (Çizim 1; Resim 2). Bu açmalarda önceki yıllarda olduğu gibi[2] Orta Çağa ait aşırı tahrip olmuş kiremit ve küp mezarlar, tapınağın merdiven basamakları ile üst yapısına ait sade ve bezemeli mimari parçaların yanı sıra frize işlenmiş olan insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalar da ele geçmiştir.

Çizim 1
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

2007 yılı çalışmalarında tapınağın güney tarafında, dokuzuncu havalandırmadan batıya doğru devam eden bölümde, üst yapıya ait blokların düşmesi sonucu merdiven basamaklarının bir kısmının aşırı derecede tahrip olduğu görülmüştü. Bu alandan batıya doğru devam eden 2008 çalışmaları sonucunda 20 D açmasında yer alması gereken onuncu havalandırma penceresinin tamamen tahrip olduğu belirlendi. 21D açmasında ise havalandırma pencerelerinin on birincisi ortaya çıkarıldı (Resim 2).

2008 Kazı sezonunda Hadrian Tapınağı’ndaki çalışmalar sırasında yapıya ait çok sayıda eser bulundu. Güney uzun yönde 21 D açmasında 2.55×1.83×0.66 m ölçülerindeki blok üzerinde, yapraklardan oluşan kare çerçeve içinde boş silme ve boncuk dizinin oluşturduğu dairevi alanda kollarını yana açarak girlandları tutan ve arkadan verilmiş, ayak kısmı kırık bir çıplak kadın figürüne ait kabartma tespit edildi. Ayrıca bu bloğun orta kısmına ait olduğu anlaşılan ikinci parçada ise bir gül bezeğine (?) basan üç figürün ayak kısımları bulununca, bunun önceki parçaya ait olduğu ve bu kısımda girlandları tutan, biri önden diğeri arkadan olmak üzere münavebeli işlenmiş 6 figürün olması gerektiği anlaşılmıştır. Bu blok kesin olmamakla birlikte tapınağın sella duvarı ile sütunlar arasındaki pteroma kısmının tavanına ait olabileceğini düşünüyoruz.

Bu sezon çalışmalarında sütunların ölçüleri hakkında daha sağlıklı bilgiler edinebileceğimiz parçalar da çıkarıldı. Güney uzun yöndeki çalışmalar sırasında çıkarılan ve sütunun üst bölümüne ait olduğunu düşündüğümüz üzerinde on civarında kenet yuvası bulunan tamburlardan birinin korunan yüksekliği 1.40 m, çapı ise 2.00 m dir (Resim 3). Buda kaidenin üzerine denk gelen tamburların daha geniş olabileceklerini göstermektedir. Ayrıca bu kazı döneminde çıkarılan sütun parçası örneklerinden bazılarında vazo[3] motifleri ayrıntılı işlenirken bir kısmı kabaca bırakılmıştır. Bu olasılıkla tapınağın ilk anda görülmeyen bazı kısımlarının işçilik yönünden tamamlanmadığını gösterebilir. Güney taraftaki çalışmalarda boyalı bezeme parçaları (Resim 4) üzerine nar, gül bezek ve sarmal (?) motiflerinin işlendiği tavan kasetlerinin (Resim 5) yanı sıra ortalama olarak 0.90 m yüksekliğe, 1.30 m genişliğe sahip dört adet de çörten bulundu (Resim 6). Tapınağın güney tarafındaki çalışmalarda ortaya çıkarılan buluntulardan biri 0.45 m derinliğindeki blok üzerinde 0.61 m yüksekliğe ve 0.70 m genişliğe sahip olan Nike (?) kanadıdır (Resim 7). Bunun benzeri 2006 yılı çalışmaları sırasında tapınağın doğu ön tarafında bulunmuştu[4]. Kanadın çok az bir kısmı ele geçtiği için sağlıklı değerlendirme yapma imkânı bulamamıştık. Ancak bulunan bu yeni örnekten hareketle onun da Nike kanadına ait parça olduğu anlaşıldı.
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
888

Tapınağın doğu ön cephesinde önceki yıllarda yapılan çalışmalarda kuzeye ve doğuya doğru devam ettiği anlaşılan mermer zemin döşemesinin, üst yapı yıkıldığında büyük ölçüde zarar gördüğü saptanmıştır. 2007 yılında çalışma alanını genişletmek ve doğu ön kısmın doğuya doğru nereye kadar devam ettiğini tespit etmek için alanın güneydoğu bölümünde çalışılmıştı. 2008 yılında da aynı alanda kuzeye doğru çalışmalar devam ettirildi (Resim 1).

Doğu yöndeki çalışmalar sırasında J 3 – 4 ve K 3 – 4 açmalarında Cumhuriyet dönemine ait 3.30 m çapında, 2.50 m derinliğinde bir kireç kuyusu tespit edildi (Resim 8). Çalışmalar sırasında kuyunun güney tarafında, J 2 – 4 açmalarında ve kuyuya 2.00 m kala başlayan ve tapınağın ön yürüme zemininden itibaren yaklaşık 1.00 m kalınlığında yanık alan ortaya çıkarıldı. Önümüzdeki kazı sezonunda kuyunun çevresi tamamen açıldığında daha sağlıklı sonuçlara ulaşacağımızı düşünüyoruz. Ancak önceki yıllarda ortaya çıkardığımız yangın katmanları[5] ve bu geç dönem kireç kuyusu, Hadrian Tapınağı alanının 20. yüzyılın ortalarına kadar tahrip edildiğini açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Üzerine açık ve kapalı palmetin işlendiği 0.90 m korunan yüksekliğe, 1.30 m genişliğe sahip sima parçası (Resim 9) ile üzerine sarmal ve akanthus yaprağının işlendiği konsol parçası (Resim 10) ise tapınağın doğu ön tarafındaki çalışmalarda bulunan örneklerden bir kaçını oluşturmaktadır[6].
SAMSUNG DIGITAL CAMERA
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Doğu ön ve güney yöndeki çalışmaların yanı sıra tamamen ağaç ve dikenli çalılarla kaplı olan tapınak alanının temizleme çalışmalarına 2008 kazı sezonunda da devam edilmiş ve tapınağın oturduğu alt yapının daha kolay görülebilmesi sağlanmıştır. Bu temizlik çalışmalarına önümüzdeki kazı dönemlerinde tamamı temizleninceye kadar devam edilecektir (Resim 11).
SAMSUNG DIGITAL CAMERA

Amfiteatr’da temizlik çalışmaları: Amfiteatr, kentin kuzeyinde sur duvarlarının dışında, Belkıs ve Hamamlı köyleri arasında, eski adı Kleite olan dere yatağında yer almaktadır. Halkın “Kaleler mevkii” olarak adlandırdığı bu yapının birkaç tonozuna ait bazı ayaklar dışında diğer bölümleri tahrip olmuştur[7].

Dıştan dışa 155 x 180 m ölçülerinde, elips şeklinde olan amfiteatrın doğu ve batı yöndeki oturma basamaklarının alt kısımları toprağa, dere yatağından dolayı güney ve kuzey yönlerdekiler ise güçlü ayakların taşıdığı tonozlar üzerine oturtulmuştur. Antik dönemin önemli kentlerinden biri olan Kyzikos’da, kalıntılarının bir kısmının ayakta olması nedeniyle, erken dönemden itibaren kente gelen seyyahların ilk dikkatini çeken yapılardan biri olan amfiteatr’da, 28 Temmuz 13 Ağustos 2008 tarihleri arasında Balıkesir Valiliği’nin de desteğiyle ağaç ve çalı temizlik çalışmaları yapıldı.

Anadolu’daki üç örnekten[8] biri olan Kyzikos Amfiteatr’ının günümüze ulaşabilen kalıntılarının gelen ziyaretçiler tarafından daha iyi ve sağlıklı görülebilmesi amaçlanan bu çalışmada kalıntıların çevresinde yer alan ağaç ve çalı tabakasının büyük bir bölümü temizlendi. Yapılan çalışmalar sonucunda Amfiteatr’ın ağaç ve çalılar nedeniyle görülemeyen bazı bölümleri de açığa çıkarılmış oldu (Resim 12-14).
Resim 12
Resim 13
Resim 14

Sualtı Araştırmaları: 2008 yılı sualtı araştırmaları başkanlığımda Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümünden bir ekip ile birlikte 2008 yılı kazı dönemi içerisinde 23 -26 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. 2008 yılında yapılması planlanan araştırmalar başkanlığımızda Uludağ Üniversitesi ile beraber yürütecek olan Bayern Sualtı Arkeolojisi Birliği’nden gelen uzmanlarının çalışma vizeleri zamanında alınamadığından dolayı tam planlandığı şekilde gerçekleştirilememiştir. Buna rağmen ekibin karşılıklı tanışmalarını sağlamak amacıyla bir çalışma toplantısı düzenlenmiştir. Bu arada heyetin Türk üyeleri ile birlikte hem karada hem de sualtında olmak üzere Kyzikos limanlarını tanımak amacıyla bir takım araştırmalar yapılmıştır. Önümüzdeki kazı dönemlerinde su altı araştırmaları daha kapsamlı şekilde devam ettirilecektir.

 

 

 

 

*Yrd. Doç.Dr. Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

Yrd. Doç. Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü 25240-ERZURUM

[1] Çalışmalara Yüksek Lisans Öğrencisi Ahmet Cüneydi HAS, Arş. Gör. Fevziye Güneş ve Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğrencilerinden Serdal Gündoğdu, Resul Sevim, Elif Yavuz, Kasım Eker, Mustafa Öztürk, Zehra Eminoğlu, Mikail Demirkol, Ferdi Dikici, Umut Tura, Yaşar Arlı, Adem Bülbül ve Selçuk Karaduman katılmıştır. Ayrıca bu yılki kazı çalışmalarına izin veren, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, kazımızı destekleyen, Balıkesir Valiliğine, Erdek Belediye Başkanlığına, Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’na, Bakanlık temsilcisi Lokman KEMALOĞLU ve kazı ekibine teşekkür ederim.

[2] N.Koçhan, K.Meral, H. Motor ve F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” 29. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt ( Ankara 2008) 12 vd.; N.Koçhan, K.Meral ve F. Güneş, “Kyzikos 2007 Yılı Kazıları” 30. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt (Ankara 2009) 165 Resim 7, 8.

[3] Benzer örnekler için bkz. R. Naumann, Der Zeustempel zu Aizonai (1979) 21, Tafel 53 c-f; A. Yaylalı ve diğ., “Kyzikos 1990 çalışmaları” XIII. Kazı Sonuçları Toplantısı I (Ankara 1992) 207, Resim 6’da selvi tomurcuğu olarak adlandırılmıştır.

[4] 29. N.Koçhan, K.Meral, H. Motor ve F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” 29. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt ( Ankara 2008) 14.

[5] 29. N.Koçhan, K.Meral, H. Motor ve F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” 29. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt ( Ankara 2008) 13.

[6] 29. N.Koçhan, K.Meral, H. Motor ve F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” 29. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt ( Ankara 2008) 13 vd.; N.Koçhan, K.Meral ve F. Güneş, “Kyzikos 2007 Yılı Kazısı” 30. Kazı Sonuçları Toplantısı 1. Cilt ( Ankara 2009) 165.

[7] Ayrıntılı bilgi için bkz. N.Koçhan, “1994 Kyzikos Arkeolojik Kazısı, Yüzey Araştırmaları” XVII. Kazı Sonuçları Toplantısı II, 1995,315-316; K.Meral, Kyzikos Amphitheatr’ı Işığında Amphitheatr’larda Düzenlenen Oyunlar” Arkeoloji ve Sanat 94, 2000, 13-19.

[8] Ayrıntılı bilgi için bkz. N.Koçhan, “1994 Kyzikos Arkeolojik Kazısı, Yüzey Araştırmaları” XVII. Kazı Sonuçları Toplantısı II, 1995,315-316; K.Meral, Kyzikos Amphitheatr’ı Işığında Amphitheatr’larda Düzenlenen Oyunlar” Arkeoloji ve Sanat 94, 2000, 13-19.

2007 Yılı Kazı Raporu

Nurettin KOÇHAN
Korkmaz MERAL
Fevziye Güneş

 

Balıkesir ili Erdek ilçesi sınırları içinde, Kapıdağı Yarımadası’nın anakara ile birleştiği kıstağın güney ucuna yakın kısımda, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde yer alan ve Marmara denizinde üç doğal limana sahip olan, ayrıca stratejik açıdan hem anakara, hem de Kapıdağı’nı kontrol edebilecek bir konuma sahip Kyzikos antik kentindeki 2007 yılı kazı çalışmaları, başkanlığımdaki bir ekip[1] tarafından, 06 Temmuz-06 Ağustos 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir[2].  2007 yılı kazı çalışmaları esas olarak Hadrian Tapınağı’nda yoğunlaştırılmasına karşın, iki tane Kuzey Nekropol de, bir tanede tiyatronun güneyindeki Aydın Ekici’ye ait Bandırma H19-b-13-b-B paftadaki 992 nolu parselde sondaj çalışması yapılmıştır.   

Hadrian Tapınağı  

2006 yılı çalışmalarında olduğu gibi bu yılda, tapınağın doğu ön yüzünde ve güney uzun yüzde çalışmalar devam ettirilmiştir. Çalışmaların bu kısımda devam ettirilmesinde hafriyatın taşınmasının daha kolay olması da etkili olmuştur.  Tapınağın doğu ön kısmında D 1-3 açmalarından çalışmalara başlanmış ve kuzeye doğru H 1-3 açmalarının bir bölümüne kadar, güney uzun yönünde ise kazıya 18 A-D açmalarından başlanmış ve batıya doğru 20 A-D açmalarının bir kısmına kadar kazılmıştır (Çizim 1).[singlepic id=210 w=100 h= float=left] Tapınak alanındaki çalışmalar sırasında geçen yıl olduğu gibi, Doğu Roma Dönemine ait kiremit (Resim 2)[singlepic id=218 w=100 h= float=left] ve küp mezarlar (Resim 1)[singlepic id=212 w=100 h= float=right] ile büyük boyutlu pithos tabanı bulunmuştur. Doğudaki F1 açmasından çıkarılan kiremit mezardaki iskeletin tam kalbinin üzerinde şekilsiz bir kurşun kitlesinin olması ve güneydeki 19 B açmasında ortaya çıkarılan iki kiremit mezardan altta olanının başının kuzeye yönelik olması ilginçtir. Çünkü bugüne kadar bulunan örnekler de başın devamlı batıda olduğu saptanmıştır. Ayrıca çıkarılan bu mezarların tapınağın yıkılan büyük boyutlu üstyapı elemanlarının altında olması, tapınağın tamamen yıkılmadan önce doğu ve güney bölümünün mezarlık olarak kullanıldığını göstermektedir.  Bu sezonki çalışma alanında geçen yıl olduğu gibi, tapınağın stylobatı ile üst yapısına ait sade ve bezemeli mimari parçaların ( Resim 3 – Resim 4 – Resim 5 – Resim 6 ) [singlepic id=219 w=100 h= float=left] [singlepic id=220 w=100 h= float=left] [singlepic id=221 w=100 h= float=left] [singlepic id=222 w=100 h= float=left] yanı sıra frize işlenmiş olan insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait parçalarda ele geçmiştir. İnsan figürlerinin başlarında miğfer, vücutlarında zırh ve ele geçen bir parçada yine kılıç kabzasının olması geçen yıl söylediğimiz gibi frizde savaşla ilgili bir konunun işlendiğini destekler niteliktedir.  Tapınağın güney tarafında 18 D açmasında yer alan ve bu sezon çalışmaları sırasında açığa çıkarılan tonozlara açılan havalandırma penceresinin dokuzuncusu da ortaya çıkarılmıştır (Resim 8). Havalandırmadan batıya doğru devam eden bölümde merdiven basamaklarının bir kısmı aşırı derecede tahrip olmuştur. Olasılıkla bu kısmın önünde bulunan büyük üst yapı blokları yıkılırken basamakları tahrip etmiş olmalıdır (Resim 8[singlepic id=224 w=100 h= float=right]).  Tapınağın doğu ön kısmında mermer zemin döşemesinin kuzeye ve doğuya doğru devam ettiği saptanmıştır. Ancak üst yapı yıkıldığında mermer zemin bundan büyük ölçüde zarar görmüştür. Çünkü bazı bölümlerde zemin döşemesinin yapısı bozulmuştur.  Doğu tarafta çalışma alanını genişletmek ve ön kısmın son noktasını tespit etmek için alanın güneydoğu bölümünde çalışıldı (Resim 7[singlepic id=223 w=100 h= float=right]). Doğu yöndeki çalışmalar sırasında alınlığa ait sima parçalarının yanı sıra alınlığa ait bazı figürlerin gövdelerine ait parçalar da ele geçmiştir. Bunların yanı sıra tamamen ağaç ve dikenli çalılarla kaplı olan tapınak alanının güneydoğu bölümündeki galerilerin üzerinin temizlenme çalışmalarına devam edilmiş ve ziyaretçilerin tapınağın oturduğu alt yapıyı daha kolay görmeleri ve çalışmaların daha rahat ilerlemesi sağlanmıştır. Bu temizlik çalışmaları önümüzdeki yıllarda alanın tamamını kapsayacak şekilde devam ettirilecektir. Tapınakta, aşınmış ve çok küçük parçalara bölünmüş olmaları nedeniyle işlevleri hakkında kesin bir yargıya varamadığımız üst yapıya ait mimari bezemelerin yanı sıra, frize ait insan ve hayvan figürlerinin vücutlarına ait çok sayıda parça ele geçmiştir. Bu örneklerin dışında 2007 yılı çalışmalarında önemli parçalarda ortaya çıkarıldı. Bunlardan biri tapınağın alınlık simasına ait olduğunu düşündüğümüz G3 açmasında bulunan 80 cm yüksekliğinde ve 63 cm genişliğindeki parçadır (Resim. 3). Boyutlarıyla üst yapı hakkında bilgi edinmemizi sağlayan eserin üzerine işlenen kapalı palmet bezemesi tam düz değil de biraz yan işlenmiştir. Bu şekilde yapılarak alınlık simasına işlenen bezemenin bakanlar tarafından düz görünmesi amaçlanmış olmalıdır.  Tapınağıın güney uzun yönünde bulunan üst yapıya ait 100 cm yüksekliğinde, 115 cm genişliğinde ve 240 cm derinliğindeki blok üzerine işlenmiş olan çörten (Resim 4) ile 18 C açmasında bulunan büyük boyutlu konsol (Resim 5) ve doğu ön yüzden çıkarılan korinth sütun başlığı parçası (Resim 6), tapınağın görülmeye değer olduğunu anlatan antik yazarları destekler niteliktedir[3]. Ancak uzun yıllar kireç ocağı olarak kullanılması[4] bu görkemli yapıdan günümüze birçok güzelliğin gelmesini büyük ölçüde etkilemiştir. Bu olumsuzluklara rağmen, ümidimizi kaybetmeden antik çağda dünyanın 8 harikası içinde sayılan Kyzikos Hadrian Tapınağı’nın gün yüzüne çıkarılması için çalışmalarımız yoğun bir şekilde devam etmektedir.  

A1 Açması 

Aydın Ekici’ye ait Bandırma H19-b-13-b-B paftadaki 992 nolu parselde Erdek Jandarma Karakolu’nun “alanda sürekli kaçak kazı teşebbüsleri yapılıyor” uyarısı üzerine 11.07.2007 tarihinde alanın kuzeydoğu köşesinde 5×5 m ölçülerinde bir sondaj çalışması yapıldı. Yürüme zemininde duvar kalıntılarının bir kısmı belli olan yapının -25 cm de zeminine ulaşıldı. Kalan izlerden zeminin tuğla(kiremit) ile kaplandığı tahmin edilmektedir. Kuzeye ve doğuya doğru duvarları devam eden yapının güney duvarının yanından aşağı inilerek temeli tespit edilmeye çalışıldı. -150 cm inildiğinde temelde moloz taş kullanıldığı, arada tam odanın zeminine denk delecek seviyede iki sıra kiremit, onun üzerindeki korunan kısımda ise biraz daha düzgün blokların kullanıldığını ve bunların harçla tutturulduğu görüldü. Orta Çağ’a ait bir konut olduğu anlaşılan alanın fotoğrafları çekilip çizimleri yapıldıktan sonra, özel mülkiyet olduğu için, ilerleyen yıllarda kazı programına alınmak üzere çalışmaya son verildi (Çizim 2). [singlepic id=211 w=320 h=240 float=right]

 

Kuzey Nekropol Çalışmaları (A2 ve A3 Açmaları)  

18-22 Temmuz 2007 tarihleri arasında ise yine Erdek Jandarma Karakolu’nun uyarısı üzerine kuzey nekropol alanında Rıfkı Özkan’a ait 101 ada 21 nolu parselde zorunlu olarak iki sondaj çalışması yapıldı. 

Lahit: A2 açması olarak değerlendirdiğimiz birinci alanda tam yerini hızlı tespit için 2×4 m lik ilk sondaj çalışmalarında -40 cm de lahit kapağına ulaşıldı. Daha sonra lahiti tam kaplayacak şekilde açma 5×5 m ölçülerine genişletildi. -50 cm den sonra çevresinden sürekli kum çıkan lahitin  -200 cm de zeminine ulaşıldı. 248 cm kapak uzunluğuna ve 132 cm kapak genişliğine sahip lahitin toplam yüksekliği 154 cm dir (Resim 9).[singlepic id=225 w=320 h=240 float=right] Bezemesiz kaba bir işçiliğe sahip olan lahit açıldığında içinin zamanla 40 cm yüksekliğe kadar kum ve toprakla dolduğu görüldü. Temizlenmeye başlanan bu dolgu içerisinden düzensiz ve dağılmış halde 10 adet kafatası çıkmasına rağmen, kemikler üzerinde çalışma yapan antropologlar 12 adet iskeletin olduğunu belirtmektedirler[5]. Mezardan ayrıca 6 adet cam unguantarium (Resim 10)[singlepic id=213 w=111 h= float=right], 4 adet pişmiş toprak unguantarium (ikisi tamamlandı), 4 adet cam kase (iki tanesinin bir kısmı kırık) (Resim 11)[singlepic id=214 w=120 h= float=right], 1 adet şişkin karınlı cam unguantarium, 1 adet pişmiş toprak kap, 1 adet iki parçaya bölünmüş iğne, 4 adet altın pul ile bir çift altın küpe (Resim 12), 1 adet yüzük taşı ve çok sayıda kırılmış cam ve seramik parçaları çıkarıldı.   [singlepic id=215 w=120 h= float=right]

 

Oda Mezar: Buradaki ikinci çalışma yine aynı alanın 7-8 m kuzeyinde yapıldı. A3 açması olarak isimlendirdiğimiz bu açmada zeytin ağaçlarıyla kaplı alanda çalışıldığı için zorunlu olarak yine 3×3 m lik açma ayarlandı ve kazılmaya başlandı. Açmanın batı tarafında duvar kalıntısına rastlandı. Diğer kısmında bir şey çıkmayınca açma duvar boyunca kuzeye ve batıya doğru genişletildi. Çalışmalar sırasında duvarın batı tarafında yan yatmış silindirik stelin üst kısmına ulaşıldı. Hemen stelin altında düzensiz bir konumda da altlığı tespit edildi (Resim13)[singlepic id=216 w=120 h= float=right]. 112x110x35 cm ölçülere sahip altlığın üzerine oturtulan alttan ve üstten silmeli 117 cm yüksekliğindeki stelin üzerinde 7 satırlık bir yazıt yer almaktadır. Bu yazıtta “Aelius Marcus Diogenianus’un mezarı. Ben (bu mezarı) kendim ve karım Klaudia Khara ve çocuklarım için donattım. Eğer biri bir başkasını (buraya) gömmeye kalkışırsa, liman civarında yaşayanlara 1500 drahmi verecek.”diye yazılıdır[6] Bunların altında düzgün blokların olduğu anlaşılınca, stel ve altlık dışarı çıkarılarak tekrar çalışmalar sürdürüldü. Bir tarafı duvara bitişik olan dikdörtgen blokların diğer taraflardaki bitim noktaları tespit edildi. Bunun sonucunda buranın oda mezar olduğu anlaşıldı. Bloklar kaldırılarak tamamı toprak ve kumla dolu olan mezar açılmaya başlandı. Duvarlarda yanık, içindeki dolgu toprakta ise kül izlerine rastlandı. Buda mezardaki yazıta aldırmadan buraya sonradan yakılarak gömü yapıldığını göstermektedir. Değişik zamanlarda gömü yapıldığı anlaşılan 150 cm yüksekliğe, 165 cm uzunluğa ve 75 cm genişliğe sahip olan oda mezarım iç duvar örgüsünde moloz taş, tuğla parçaları ve çamur harç kullanılmıştır. Mezarın içinden farklı kodlarda toplam 9 adet iskelet çıkarıldı. Ayrıca 1 adet altın kolye, 2 adet altın pul, 3 adet altın küpe, 1 adet altın kolye parçası?, 1 adet altın yüzük, 2 adet yuvarlak 6 adet siyah ince uzun boncuk, 11 adet pişmiş toprak unguantarium (Resim 14)[singlepic id=217 w=100 h= float=right] ve 1 adet terrakotta figürin, çıkarıldı. Seramik buluntular zeminde ve mezarın kuzeydoğu kısmında yer alırken diğer buluntular farklı seviyelerden çıkmıştır. Sonuç olarak slindirik stelin üzerindeki yazıttan hareketle oda mezar, benzer yazıtlardan ve harf stilinden M.S. 2 veya 3. yüzyıla tarihlenebilir[7]. Lahitin içinden çıkarılan buluntuların özelliklede altın pulların oda mezardaki örneklerle olan benzerliğini dikkate alırsak lahitte yaklaşık aynı döneme ait olmalıdır. Ayrıca her iki mezardan çıkarılan toplam 18 adet iskelete ait kemikler AÜDTCF Antropoloji Bölümünden bir ekip tarafından da değerlendirilecek. Bu çalışmada tamamlandıktan sonra mezarlar hakkında daha sağlıklı bilgiler verme imkanı bulacağız.

 

 

 

•Yrd.Doç.Dr.Nurettin KOÇHAN, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM Yrd.Doç.Dr. Korkmaz MERAL, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM Arş.Gör. Fevziye GÜNEŞ, Atatürk Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Arkeoloji Bölümü, 25240- ERZURUM

  Çalışmalara arkeolog Mehmet Coşkun ve Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü lisans öğrencileri Serdal Gündoğdu, Emrah Örücü, Yusuf Yücel, Mehmet Ali Özdemir, Elif Yavuz, Kasım Eker, Eyüp Caner, Mustafa Serkan Genç, Mustafa Kılgın, Zehra Eminoğlu, Resul Sevim, Mikail Demirkol, Mustafa Öztürk, Kemal Aydın Efe, Akif Akkuş, Ali Gülocak, Sedat Ertekuş, Haluk Uysal, İbrahim Halil Can ve Ahmet Yaşar Bilen katılmıştır.

[2] Bu yılki kazı çalışmalarına izin veren, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’ne, kazımızı destekleyen, Erdek Belediye Başkanlığına ve Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı’na, Bakanlık Temsilcisi Bandırma Arkeoloji Mezesinden Tülin Tan’a ve kazı ekibinin tüm elemanlarına, burada bir kez daha teşekkür ederim.

 [3] Th. Reinach, Sur L’Epoque et le Nambre des Neocorats De Cyzique in Rev. Num. VIII 1890, 518; R.M. Ertüzün, Kapıdağı ve Çevresindeki Adalar (1964) 127; A. Yaylalı, “Kyzikos 1989 Yılı Çalışmaları” XII Kazı Sonuçları Toplantısı II (Ankara- 28 Mayıs- 1 Haziran 1990) 172 vd.; N. Koçhan, Kyzikos Tarihi ve Mimari Kalıntıları, sy. 47 (baskıda)

 [4] A. Yaylalı, “Kyzikos 1989 Yılı Çalışmaları” XII Kazı Sonuçları Toplantısı II (Ankara- 28 Mayıs- 1 Haziran 1990) 172 Dn.2; N. Koçhan, K. Meral, H. Motor, F. Güneş, “Kyzikos 2006 Yılı Kazısı” XXIX. Kazı Sonuçları Toplantısı I (2008) 11 vd

 [5] Ankara Üniversitesi DTCF Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ayla SEVİM EROL ve ekibi bu konuda çalışmalarını devam ettirmektedirler. Çalışma tamamlandığında daha ayrıntılı bilgi verme imkânı bulacağız.

 [6] Yazıtın çözülmesinde yardımlarını esirgemeyen Doç.Dr. Turan Takaoğlu’na teşekkür ederim.

 [7] E. Schwertheim, İnschriften Griechischer Stadte aus Kleinasien Band 18 Teil I, (1980) 291.