Kazı Başkanı

 

PROF. DR. NURETTİN KOÇHAN

         Kyzikos antik kenti,    Balıkesir İli Erdek   İlçesi  sınırları   içinde,      antik dönemde Arktonnessos   (Ayı Adası) ya da   Arkton   Oros   (Ayılar Dağı) olarak anılan  Kapıdağı      Yarımadası’nın ana kara    ile birleştiği    kıstağın güney ucuna yakın        kısımda,      Erdek-Bandırma karayolu    üzerinde,   Erdek’ten   8 km. doğuda     yer    almaktadır.     Kente ait kalıntılar kuzeyde Dindymos (Ayı Dağı), Hamamlı    ve   Belkıs (Yeniköy) köyleri, batıda   Düzler   köyü,   güneyde Düzler köyü, berzah ve    Marmara Denizi, doğuda Aşağıyapıcı köyü ve Bandırma Körfezi ile çevrilidir.

        Antik yazarların çoğunun adından söz ettiği kent hakkındaki ilk incelemeler 1431 ve 1444       yıllarında Anconalı Cyriacus tarafından başlatılmıştır. Kentin ve yapıların tanımlanması      yönünde bu tarihten sonra da bazı incelemeler yapılmıştır. Bunların arasında 19. yüzyılda       Marquardt-Grigoriadis, 20. yüzyılın hemen başlarında R. de Rustafjell,   F. W. Hasluck   ile    A. E. Henderson’un yaptıkları   çalışmalar sayılabilir. Ancak       bilimsel     anlamda    ilk    çalışma    E. Akurgal   tarafından    1952    yılında başlatılmasına karşın kısa sürmüştür. Sistemli ilk arkeolojik çalışma ise, 1988 yılında burada   yüzey  araştırmasına başlayan, Prof.Dr. Abdullah YAYLALI tarafından 1989-1996   yılları   arasında yapılan kazı çalışmalarıdır. 2006 yılında ise Prof. Dr. Nurettin KOÇHAN başkanlığında kazılara başlanmış ve halen devam etmektedir.

         Sitemiz Kyzikos Antik Kazısı’nı daha geniş  kitlelere tanıtma, gelecek nesillere miras olarak     bırakmak,   Kyzikos’u     korumak ve yaşatmak amacıyla yapılan çalışmaları herkese ulaştırmak için hazırlanmıştır.

          Verdikleri destekten dolayı Kültür ve Turizm Bakanlığı,  Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel    Müdürlüğü’ne,    DÖSİM’e,    Balıkesir   Büyükşehir      Belediyesi’ne,    Erdek Belediyesi’ne,   Erdek     Kaymakamlığı’na,    Atatürk  Üniversitesi’ne ve Kyzikos  Kazı Ekibine teşekkürler.

 

Kyzikos Tarihçesi

          Kyzikos antik kenti, Balıkesir İli Erdek   İlçesi sınırları içinde, antik dönemde Arktonnessos (Ayı Adası) ya da  Arkton Oros   (Ayılar Dağı) olarak anılan Kapıdağı Yarımadası’nın ana kara ile birleştiği kıstağın     güney ucuna yakın kısımda, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde,       Erdek’ten 8 km. doğuda yer almaktadır. Kente ait kalıntılar kuzeyde    Dindymos (Ayı Dağı),       Hamamlı ve Belkıs (Yeniköy) köyleri,  batıda Düzler köyü, güneyde Düzler köyü ve Marmara Denizi, doğuda  Aşağıyapıcı köyü ve Bandırma Körfezi ile çevrilidir.

         Propontis’de (Marmara denizi) üç doğal limana sahip,     stratejik açıdan hem anakara, hem de  Kapıdağı’nı kontrol edebilecek konumdadır.      Kyzikos yerleşme yerine    Tunç   Çağı’nda yerleşildiğini    kabul edilmesine     karşın,    şimdilik bunu destekleyecek    arkeolojik    bulgulara   sahip    değiliz.     Çünkü    bu   kültüre     ait “Bukelkeramik”   henüz    Kyzikos’ta    bulunamamıştır.    Yapılacak    kazılarda   bu seramiğin burada olup olmadığı ortaya konabilecek.

           Strabon, Thrakia savaşı sonrasında bu   bölgeye yerleşen Pelasglar’ın Aeol ve İonlar’ın Anadolu’ya göçleri sırasında yok  olduklarını ileri sürer.    Ancak Hasluck, Pelasglı Dolionlar’ın Thesalia halkı olduğunu, Aeol baskısı sonucu   Hellespontos’a göç ettiğini     ve   bunların bu  gün  kalıntılarını gördüğümüz Kyzikos’u kurduğunu savunur. Strabon da, Aisepos   Çayı’ndan   Rhyndakos   Çayı ve   Daskylitis Gölü’ne kadar uzanan bölge halkının “Dolionlar” olduğunu kabul eder.   Buna göre Pelasglı Dolionlar’ın Thrakia’dan geldikleri söylenebilir.

            Mitolojiye göre   kentin kurucusu olarak kabul edilen Kral Kyzikos’un Thrak Kralı    Eusorsos’un   soyundan   geldiğinin   kabul edilmesi de kent halkının Thrak kökenli olduğu görüşünü desteklemektedir.

           Kyzikos tarihi, araştırmacılar tarafından Miletos kolonisi olmasıyla başlatılır. Strabon,   Lampsakos’lu   Anaksimenes’den   aktararak,   Kyzikos’u   Miletoslular’ın kolonize ettiğini bildirir. Eusebios’un kroniğinde de Miletos’un ilkin MÖ 756, ikinci olarak MÖ 679 da Kyzikos’u kolonize ettiği belirtilmektedir.

        MÖ 546 da Persler’in Lydia krallığını yıkmaları üzerine onları egemenliğindeki topraklar   ve   sömürgeci   Miletos  idaresindeki bölge, Persler’in lehine el değiştirir. Kyzikos da Perslerin Daskyleion satraplığına bağlanır.           

            MÖ 479 da    İon birliğinin  Pers donanmasını Mykale’de yenmesinden sonra oluşturulan Attik-Delos Deniz Birliğine birçok İon kenti gibi Kyzikos’da MÖ 478 de katıldı ve 9 talent vergi ödemeyi kabul etti.      

          MÖ 387 de  Spartalı   devlet  adamı   Antalkidas’ın   çabaları   ile  Yunanlılar’la Persler   arasında  Antalkidas  barış    anlaşması  imzalandı.  . Buna  göre  Asya’daki kentler,  Klazomenai   Persler’e,  Lemnos, İmroz ve Skyros Atina’ya verilecek, bütün diğer   Yunan kentleri özgür olacaktı. Buna göre Kyzikos, Pers yönetiminde kalmıştı.

          MÖ  364  yılında   Kyzikos,  Atina     donanmasının  amirali   Timotheos’un  da yardımıyla,  Daskyleion  satrapı Ariobarzanes’e isyan ederek bağımsızlığını ilan etti. Bu başarı üzerine Kyzikos, II. Attika-Delos Deniz Birliği’ne girdi, ancak bir yıl sonra bu birlikten ayrıldı.      Bundan   sonra Kyzikos, Asya’da önemli ticaret merkezi oldu.   MÖ 362   de ise  Kyzikos,     Artake’yi  (Erdek)  ele geçirdikten sonra Prokonnesos’u (Marmara  adası)   kuşattı,   Prokonnesoslular’ın     Atina’dan   istedikleri   yardımın gelmemesi üzerine burayı ele geçirdiler.

         Makedonyalı    Büyük   İskender’in   MÖ 334 de   Hellespontos’u aştıktan sonra Dasklyleion’u ele geçirdi, Zeleia’yı Kyzikos’a bağladı.

            Philetairos’un   MÖ 280-275   yılları  arasında   yaptığı yardımlarla Kyzikos ile Pergamon arasında   başlayan dostluk ilişkileri I. Attalos’un (MÖ 241-197) Kyzikoslu Apollonis   ile    evlenmesi    üzerine    daha   da   güçlenmiştir.  Bu dönemde Kyzikos, ekonomik, sanat ve bilim alanında büyük ilerlemeler kaydetmiştir.

          Kyzikos’un parlak dönemi MÖ 133 de Pergamon krallığının III. Attalos’un (MÖ 138-133)    vasiyeti ile Roma İmparatorluğu’na bağlanması sonrasında da devam etti. Kyzikos bu dönemde Roma ile iyi ilişkiler kurmaya çalışmıştır.

            Caeser’in   MÖ 15 Mart 44   tarihinde   öldürülmesi ile   Kyzikos’un  da  kaderi değişmiştir.   II. Triumvir’lik   kuran   Octavianus, Antonius ve Lepidus’un, Caesar’ın katilleri Brutus ve Cassius’a karşı savaş açmıştır. Bu savaşlarda (MÖ 42) bir süre için Brutus ve Casius, Kyzikos’u donanmaları için üs olarak kullanmış olmaları, bunların yenilerek intihar etmeleri   sonrasında kent Augustus (Oktavianus)’un düşmanlığı ile karşı karşıya kalmıştır.

            MS 37   yılında   Tiberius’un   ölümü üzerine   İmparatorluk  ile Kyzikos kenti arasındaki ilişkilerin de düzelmeye başladığını görüyoruz. Pontus kralı  Polemon’un kızı,   Trakya Kralı Kotys’un karısı  ve  İmparator Galigula (Gaius)’nın akrabası olan Antonia  Tryphaena’nın  Kyzikos’a  karşı  duyduğu  olumlu  hisler   nedeniyle yaptığı girişimler sonucu kente hakları geri verildi ve onarım faaliyetlerine de yardım edildi.

        İmparator Galigula’dan (MS 37-41) İmparator Hadrian (MS 117-138) dönemine kadar    Kyzikos  tarihi hakkında  pek fazla bilgimiz yok. Ancak bu dönemde Kyzikos, Roma için önemli bir kent haline gelmiş  olmalı ki,  MS 10.11.117 de meydana gelen 7 şiddetindeki  depremle  büyük ölçüde tahrip olunca, İmparator Hadrian’ın cömertçe yaptığı  yardımlarla  yeniden  onarılmıştır  ve  MS 124 de,  Asya  gezisine çıkmış olan İmparator Hadrian da Kyzikos’a uğrar.

        Roma   İmparatoru   M.  Aurelius  Quintillus   MS    270   de   Kyzikos’da     sikke bastırmıştır.   Bu   da   Kyzikos’un   önemini  vurgulamaktadır. MS 297 de İmparator Diokletianus’un, İmparatorluğun vilayet teşkilatlarında yaptığı düzenlemeler sonucu Asya   eyaletleri   de   yeniden   düzenlenmiştir.  Bunun sonucunda Kyzikos, Troas ve Küçük Frygia’nın bir bölümü ile 33 kentti içine alan Hellespontos Eyaletinin merkezi oldu.  Bu     durum   MS   324   de      Bizantion’un   Doğu   Roma    İmparatorluğunun başkenti   olmasına   kadar    devam   etmiştir. İmparator Justinianus döneminde MS 543’deki  depremde   kent   büyük    zarar    görür   ve    bu   olay,   kent   yapılarına ait mermerlerin İstanbul’a taşınmasının da başlangıcı olur ve bu durum MS 741 ve 1064 yıllarında   meydana   gelen   depremler   nedeniyle    artarak devam eder.  Depremler sonrasında   Kyzikos   halkı  kısmen Erdek’e göç ederken, kent de kendi kaderine terk edilir. Orta Çağda bazı önemsiz yerleşimlere sahne olduğu görülür.  

         MS 672-678 yılları arasında Emevi halifesi Muaviye’nin Byzans’a yaptığı seferde kışın   Kyzikos’da   kaldığı   biliniyor.   Ancak  kent   bu dönemde büyük ölçüde tahrip edilmiştir.  1063   depreminden   sonra   kent  tamamen  terk edilmiştir. 1078 de Vali Nikephoros,    Bizans’a isyan etmiş,  Kyzikos’da topladığı ordusu Selçuklu Beyler’inin yardımı ile  Bizans ordusu tarafından yenilgiye uğratılmıştır. 1085 yılında Kyzikos ile çevresi  Selçuklular’ın  egemenliğine girmesine karşın, bu bölge sık sık el değiştirmiş ve 1336 yılında Osmanlı yönetimine girmiştir.           

 

Tarihi Coğrafyası

Kyzikos antik kenti, Balıkesir İli Erdek İlçesi sınırları içinde, antik dönemde Arktonnessos (Ayı Adası) ya da Arkton Oros (Ayılar Dağı) olarak anılan Kapıdağı Yarımadası’nın ana kara ile birleştiği kıstağın güney ucuna yakın kısımda, Erdek-Bandırma karayolu üzerinde, Erdek’ten 8 km. doğuda yer almaktadır. Kente ait kalıntılar kuzeyde Dindymos (Ayı Dağı), Hamamlı ve Belkıs (Yeniköy) köyleri, batıda Düzler köyü, güneyde Düzler köyü ve Marmara Denizi, doğuda Aşağıyapıcı köyü ve Bandırma Körfezi ile çevrilidir.

Propontis’de (Marmara denizi) üç doğal limana sahip, stratejik açıdan hem anakara, hem de Kapıdağı’nı kontrol edebilecek konumdadır. Kyzikos yerleşme yerine Tunç Çağı’nda yerleşildiğini kabul edilmesine karşın, şimdilik bunu destekleyecek arkeolojik bulgulara sahip değiliz. Çünkü bu kültüre ait “Bukelkeramik” henüz Kyzikos’ta bulunamamıştır. Yapılacak kazılarda bu seramiğin burada olup olmadığı ortaya konabilecek.

Strabon, Thrakia savaşı sonrasında bu bölgeye yerleşen Pelasglar’ın Aeol ve İonlar’ın Anadolu’ya göçleri sırasında yok olduklarını ileri sürer. Ancak Hasluck, Pelasglı Dolionlar’ın Thesalia halkı olduğunu, Aeol baskısı sonucu Hellespontos’a göç ettiğini ve bunların bu gün kalıntılarını gördüğümüz Kyzikos’u kurduğunu savunur. Strabon da, Aisepos Çayı’ndan Rhyndakos Çayı ve Daskylitis Gölü’ne kadar uzanan bölge halkının “Dolionlar” olduğunu kabul eder. Buna göre Pelasglı Dolionlar’ın Thrakia’dan geldikleri söylenebilir.

Mitolojiye göre kentin kurucusu olarak kabul edilen Kral Kyzikos’un Thrak Kralı Eusorsos’un soyundan geldiğinin kabul edilmesi de kent halkının Thrak kökenli olduğu görüşünü desteklemektedir.

Kyzikos tarihi, araştırmacılar tarafından Miletos kolonisi olmasıyla başlatılır. Strabon, Lampsakos’lu Anaksimenes’den aktararak, Kyzikos’u Miletoslular’ın kolonize ettiğini bildirir. Eusebios’un kroniğinde de Miletos’un ilkin M.Ö. 756, ikinci olarak M.Ö. 679 da Kyzikos’u kolonize ettiği belirtilmektedir.

M.Ö. 546 da Persler’in Lydia krallığını yıkmaları üzerine onların egemenliğindeki topraklar ve sömürgeci Miletos idaresindeki bölge, Persler’in lehine el değiştirir. Kyzikos da Perslerin Daskyleion satraplığına bağlanır.

M.Ö. 479 da İon birliğinin Pers donanmasını Mykale’de yenmesinden sonra oluşturulan Attik-Delos Deniz Birliğine birçok İon kenti gibi Kyzikos’da M.Ö. 478 de katıldı ve 9 talent vergi ödemeyi kabul etti.

M.Ö. 387 de Spartalı devlet adamı Antalkidas’ın çabaları ile Yunanlılar’la Persler arasında Antalkidas barış anlaşması imzalandı. Buna göre Asya’daki kentler, Klazomenai Persler’e, Lemnos, İmroz ve Skyros Atina’ya verilecek, bütün diğer Yunan kentleri özgür olacaktı. Buna göre Kyzikos, Pers yönetiminde kalmıştı.

M.Ö. 364 yılında Kyzikos, Atina donanmasının amirali Timotheos’un da yardımıyla, Daskyleion satrapı Ariobarzanes’e isyan ederek bağımsızlığını ilan etti. Bu başarı üzerine Kyzikos, II. Attika-Delos Deniz Birliği’ne girdi, ancak bir yıl sonra bu birlikten ayrıldı. Bundan sonra Kyzikos, Asya’da önemli ticaret merkezi oldu. M.Ö. 362 de ise Kyzikos, Artake’yi (Erdek) ele geçirdikten sonra Prokonnesos’u (Marmara adası) kuşattı, Prokonnesoslular’ın Atina’dan istedikleri yardımın gelmemesi üzerine burayı ele geçirdiler.

Makedonyalı Büyük İskender’in M.Ö. 334 de Hellespontos’u aştıktan sonra Dasklyleion’u ele geçirdi, Zeleia’yı Kyzikos’a bağladı.

Philetairos’un M.Ö. 280-275 yılları arasında yaptığı yardımlarla Kyzikos ile Pergamon arasında başlayan dostluk ilişkileri I. Attalos’un (M.Ö. 241-197) Kyzikoslu Apollonis ile evlenmesi üzerine daha da güçlenmiştir. Bu dönemde Kyzikos, ekonomik, sanat ve bilim alanında büyük ilerlemeler kaydetmiştir.

Kyzikos’un parlak dönemi M.Ö. 133 de Pergamon krallığının III. Attalos’un (M.Ö. 138-133) vasiyeti ile Roma İmparatorluğu’na bağlanması sonrasında da devam etti. Kyzikos bu dönemde Roma ile iyi ilişkiler kurmaya çalışmıştır.

Caeser’in M.Ö. 15 Mart 44 tarihinde öldürülmesi ile Kyzikos’un da kaderi değişmiştir. II. Triumvir’lik kuran Octavianus, Antonius ve Lepidus’un, Caesar’ın katilleri Brutus ve Cassius’a karşı savaş açmıştır. Bu savaşlarda (M.Ö. 42) bir süre için Brutus ve Casius, Kyzikos’u donanmaları için üs olarak kullanmış olmaları, bunların yenilerek intihar etmeleri sonrasında kent Augustus (Oktavianus)’un düşmanlığı ile karşı karşıya kalmıştır.

M.S. 37 yılında Tiberius’un ölümü üzerine İmparatorluk ile Kyzikos kenti arasındaki ilişkilerin de düzelmeye başladığını görüyoruz. Pontus kralı Polemon’un kızı, Trakya Kralı Kotys’un karısı ve İmparator Galigula (Gaius)’nın akrabası olan Antonia Tryphaena’nın Kyzikos’a karşı duyduğu olumlu hisler nedeniyle yaptığı girişimler sonucu kente hakları geri verildi ve onarım faaliyetlerine de yardım edildi.

İmparator Galigula’dan (M.S. 37-41) İmparator Hadrian (M.S. 117-138) dönemine kadar Kyzikos tarihi hakkında pek fazla bilgimiz yok. Ancak bu dönemde Kyzikos, Roma için önemli bir kent haline gelmiş olmalı ki, M.S. 10.11.117 de meydana gelen 7 şiddetindeki depremle büyük ölçüde tahrip olunca, İmparator Hadrian’ın cömertçe yaptığı yardımlarla yeniden onarılmıştır ve M.S. 124 de, Asya gezisine çıkmış olan İmparator Hadrian da Kyzikos’a uğrar.

Roma    İmparatoru M. Aurelius Quintillus M.S. 270 de Kyzikos’da sikke bastırmıştır. Bu da Kyzikos’un önemini vurgulamaktadır. M.S. 297 de İmparator Diokletianus’un, İmparatorluğun vilayet teşkilatlarında yaptığı düzenlemeler sonucu Asya eyaletleri de yeniden düzenlenmiştir. Bunun sonucunda Kyzikos, Troas ve Küçük Frygia’nın bir bölümü ile 33 kentti içine alan Hellespontos Eyaletinin merkezi oldu. Bu durum M.S. 324 de Bizans’ın Doğu Roma İmparatorluğunun başkenti olmasına kadar devam etmiştir.

M.S. 672-678 yılları arasında Emevi halifesi Muaviye’nin Byzans’a yaptığı seferde kışın Kyzikos’da kaldığı biliniyor. Ancak kent bu dönemde büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 1063 depreminden sonra kent tamamen terk edilmiştir. 1078 de Vali Nikephoros, Bizans’a isyan etmiş, Kyzikos’da topladığı ordusu Selçuklu Beyler’inin yardımı ile Bizans ordusu tarafından yenilgiye uğratılmıştır. 1085 yılında Kyzikos ile çevresi Selçuklular’ın egemenliğine girmesine karşın, bu bölge sık sık el değiştirmiş ve 1336 yılında Osmanlı yönetimine girmiştir.

İS 297’de Kyzikos, otuz üç kenti içine alan Hellespontos Eyalet Merkezi olur, İS 324’e dek devam eden bu dönemi, Byzantion’un başkent oluşuyla birlikte sona erer. İmparator Justinianus döneminde İS 543’deki depremde kent büyük zarar görür ve bu olay, Mermerlerin İstanbul’a taşınmasının da başlangıcı olur. Deprem sonucunda Kyzikos halkının kısmen Erdek’e göç ettiği de bilinmektedir. İS 741 ve 1064 yıllarındaki büyük depremlerle tamamen yıkılır ve Kyzikos kendi kaderine terk edilir. Bazı önemsiz Orta Çağ yerleşimlerine sahne olsa da, bu dönemden sonra mermerleri, yıkılan merkezlere, özellikle İstanbul’a taşınarak yeni yapılarda kullanılır.